Kull. Adı   Şifre :
Ana Sayfa Hakkımızda İletişim Ziyaretçi Defteri Foto Galeri Linkler
 
İlim ve Fazilet Ayeti İmam Hadi (as)
 
 
İbni Sabbağ Maliki adlı müslüman düşünür ve bilgin, imam Hadi –as-ın seçkin özellikleri hakkında şunları söylüyor:


16/07/2008

“Hadi lakaplı İmam “Ali bin Muhammed  fazilet ve ilimde şöhret olmuş biriydi. Güzel ve yumuşak ahlaklı, adil ve hayırsever biriydi. İmam Hadi –as- tıpkı bir güneş gibi fazilet ve kemal semasında parlıyordu.

Ehl-i Beyt-i Resulullah’ın uyguladıkları metotlardan biri, yetenekli insanları kendine cezbedip, onları islam ilke ve öğretilerine uygun olarak yetiştirmekti. Fakat dönemin iktidarlarının baskı ve sınırlamaları, bu ilmi ve islami çalışma biçimlerini zorlaştırıyordu. İmam Hadi –as- da 33 yıllık imameti döneminde büyük engellerle karşı karşıya geldi. Fakat yapılan baskılara rağmen ilim aşıkları, İmam Hadi’nin dupduru ve engin ilim deryasından faydalanmaya özen gösteriyorlardı. Nitekim islamın ilim tarihinde, 185 ilim ve din aliminin İmam Hadi –as- tarafından yetiştirildiği biliniyor.

İmam Hadi –as- çocuk yaşta imamet makamına ulaştı. İmam Ali bin Muhammed –as- ilim, fazilet, marifet açısından çağının en gözde bilgesiydi. İmam Hadi’nin ilmi ve irfan şöhreti islam dünyasının en ücra noktalarına bile ulaşmıştı. İmam Hadi, ilim ve marifetle yoğrulma gereğini vurguladığı halde, ilim peşindeki bilginleri gururlu davranmamaya çağırıyordu. Eğer ilimi araştırmalar yapanlar, ulaştığı bilgi ve ilimin, ilim okyanusundan bir damla olduğunun bilincine varırsa, ilmi yükseliş yoluna girebilir. Fakat ilim öğrenmeye çalışan talebe bildikleriyle gururlanır ve kibirlenirse, ilmi yükselişe geçemez ve bu alanda gelişemez. İmam Hadi –as- bu konuda şöyle buyuruyor: Bencillik ve kibir, insanı ilim öğrenmekten alıkor. Kibir insanı cahilliğe ve bilgisizliğe sürükler.

İmam Hadi –as- en iyi amelin halka hizmet ve halkı bilinçlendirip, ilim öğretmekten ibaret olduğunu belirtiyor. Bu yüzden halkın manevi ve mali ihtiyaçlarına itina etmeyen istibdad ve diktatörlüğe yönelen yönetici ve hükümdarlara karşılık, İmam’ın halkla ilişkileri sevgi, saygı ve şefkat üzerine gelişmişti. Halk da İmam Hadi’nin halkın menfaatleri ve maslahatları için çalıştığını görünce ışık kaynağı etrafında dönüp dolaşan kelebek misali İmam Hadi’nin aydınlık ekseni etrafında kümelenmişti. Hiçbir muhtaç ve dertli insan İmam Hadi’nin kapısından eli boş dönmezdi. İmam Hadi’nin halkın üzerindeki manevi etkinliği ve yüksek itibarı, Abbasi halifesi Mütevekkil’i derinden endişelendirdi. Çünkü Mütevekkil, halkın yönetimi ile değil, Ehl-i Beyt imamlarıyla gönül bağları bulunduğunun bilincindeydi. Bu yüzden bir gün gelir ve halk zalim ve dikta yönetime karşı kıyam eder diye korkuyordu.

Medine şehrinin valisi olan Berihe Abbasi, Halife Mütevekkil’e gidip İmam Hadi’yi kötülemeye başladı. Vali ayrıca, halife Mütevekkil’e mektup yazarak şunları kaydetti:

Eğer Mekke ve Medine’ye egemen olmak istiyorsan, Ali bin Muhammedi bu iki kentten uzaklaştır. Çünkü o halkı derinden etkileyip, gönlünü kazanıyor. Bir çok kimse de bunun müridi olmuş bulunuyor. Bu sinsi ve karanlık tavsiyeler üzerine, gasıp halife Mütevekkil, İmam Hadi’yi –as- Abbasilerin hilafet merkezi olan Samera’ya sürgün etti. İmam Hadi sürgün edildiği sırada Medine valisi Berihe Abbasi küstahça İmam Hadi’yi tehdit edip şunları söyledi:

Senin  sürgün edilmene benim sebep olduğumu biliyorsun. Eğer bana karşı Mütevekkil’e şikayet edersen, mal ve mülkünü müsadere eder, dostlarını  da öldürürüm. Fakat İmam Hadi –as- Berihe’ye anlamlı bakışları ve davranışlarıyla ona karşı serzenişte bulundu. Berihe İmam Hadi’nin azametli şahsiyeti karşısında erir gibi oldu. Nihayet İmam Hadi Medine valisine şöyle buyurdu:

Seni Allah nezdinde şikayet ettim. Çünkü Allah’ın kullarına seni şikayet etmeyeceğim.

Berihe bu sözleri duyunca pişman olup İmam’dan aff diledi ve İmam Hadi (as) de kerametli ve cömert bir şekilde Berihe için dua edip, onu affetti.

İmam Hadi –as- Samerra şehrinde sıkı bir askeri ve güvenlik güçlerinin denetimi altında tutuldu. Mütevekkil İmam’ın halkla ilişkilerinin kesildiğini, artık o hazretin cazibeli şahsiyetinden etkilenmeyeceklerini sanıyordu. Fakat Halife, din önderlerinin halktan soyutlansalar bile Nur saçtıklarından ve güneş gibi hayat ve adaleti canlı tuttuklarından gafildi. Nitekim Mütevekkil’in yaptıkları, halkı bir an olsun İmam Hadi –as-’dan soğutamadı ve gönül bağlarını koparamadı. İmam Hadi-as- da gözlerden uzakken bile özel tedbirler geliştirip, dini ihya etmeye ve halkın zulüm ve diktatörlük karşıtı mücadele ilke ve üsslerini geliştirmeye özen gösterdi.

Çünkü İmam Hadi –as- zulüm, zalim ve istibdadla mücadelenin asıl şartının düşmanının özelliklerini tanımak ve islami bilincin derinlemesine geliştirilmesinden ibaret olduğunun bilincindeydi. İmam Hadi’nin mücadele ettiği boyutlardan biri, batıl ve hurafi gelenekler, cahili inanç ve davranış biçimleriydi. İmam Hadi’nin –as- yakın dost ve talebelerinden Hasan bin Mesut şöyle diyor:

Bir gün işbaşına gitmeye hazırlanırken elim yaralandı. Daha sonra sokakta yürürken bir suvari bana çarptı ve omuzum darbe aldı. Kalabalık bir yerden geçtiğimde elbiselerim yırtıldı. Yaşadığım bu peşpeşe olaylardan sonra büyük bir endişe duyup, İmam Hadi’ye –as- vardım ve “Allahım, beni bu günün şerrinden kurtar. Çok şom ve şirretli gündür”dedim.

İmam Hadi bu sözü duyunca rahatsız olup şöyle buyurdu:

Ey Hasan, günün ne suçu var, kötü bir davranış biçimiyle karşılaştığınızda niçin günü şom olarak addediyorsunuz. Hata’ya düştüğün günleri olayların vuku bulmasından dolayı suçlama ve onlara bir rol atfetme. İmam Hadi –as- müslümanları, paklık, temizlik ve süslenmeye çağırıp şöyle buyurdu:

Allah güzelliği ve temizliği sever. Mümin için düzensizlik, kirlilik ve laubaliliği sevmez. Allah kullarının ilahi nimetlerden faydalanmasını ister.

İmam Hadi’ye –as- Allah’ın kulları ilahi nimetleri nasıl gözler önüne sermelidir diye sorulduğunda şöyle buyurdu:

İnsan temiz elbise giymeli,güzel kokular sürmeli ve evini temiz tutmalıdır.

Münakaşa yapmak, büyüklük taslamak, boş yere mantıksız söz ve davranışlar üzerinde ısrarcı olmak, büyük toplumsal zararlara yol açar. İmam Hadi –as- da nur dolu kelamıyla şöyle buyuruyor:

Cedelleşme, eski dostlukları bozar, kini yaygınlaştırır. Cedelleşmenin en ufak belirtisi büyüklük taslamaktır. Kibirli ve bencil davranmak ayrılığın temelidir.

İmam Hadi –as- bilinçli davranmak ve işleri dirayetli bir şekilde gerçekleştirmek konusunda şöyle buyuruyor:

Kim ki haklı olup da ahmakça davranırsa, ahmakça davranışından ötürü onun hakkaniyet nuru sönebilir.

 

Yorum Ekle

Yazdır

YORUM LİSTESİ

KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER

11/08/2008 - 14:48 İlim ve Fazilet Ayeti İmam Hadi (as)
11/08/2008 - 14:46 İmam Ali Naki(as) hakkındaki soru ve cevaplar
11/08/2008 - 14:35 İmam Ali Naki (a.s)
16/07/2008 - 15:22 İmam Ali Naki (a.s)'ın Kısaca Hayatı
16/07/2008 - 15:18 İlim ve Fazilet Ayeti İmam Hadi (as)
21/05/2008 - 10:56 Bazı Hadisleri
 
Multimedia
Anket

Sitemizin yeni halini nasıl buldunuz?

Seçenekler
Kötü
İyi
Çok iyi

Sonuçları Göster

 
 
 
 
Ehlibeyt Gençliği 1

Sevginin Saf Kaynağı
Ehlibeyt Gençliği 3

SONSUZA KADAR ALACAKLI OLMAK
Ehlibeyt Gençliği 2

Allah’a Yolculuk
Ehlibeyt Gençliği 4

İslâm Öncesi Dinlerde Mehdi İnancı
Ehlibeyt Gençliği 5

Gaybet'i Kübradan Sonra
Ehlibeyt Gençliği 6

Algılama ve Düşünme Üzerine
Ehlibeyt Gençliği 6

Ramazan İle Sonsuzlaşmak
Ehlibeyt Gençliği 7

İsrail'i Kim Şımarttı
Yazilan yazilar yazarin kendi sorumlulugundadir. Sitemiz bundan sorumlu tutulamaz
Konuk Yazarlar
Bir Ayet
O, sizi rahimlerde, dilediği gibi şekillendirendir. Ondan başka ilâh yoktur. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

( Al-i İmran süresi - 6)

Bir Hadis
Size iki şey emanet ediyorum: Biri Kuran, diğeri Ehlibeyt’imdir. Kuran ve Ehlibeyt birbirinden ayrılmaz, Kuran ve Ehlibeyt Hakk’tan uzanan iptir, sarılan selamet bulur.”
(Hz. Muhammed s.a.a)

Tarih & Saat
Ençok Okunanlar
Yazarlar
Ana Sayfa Hakkımızda İletişim Ziyaretçi Defteri Foto Galeri Linkler

Ehlibeytgencligi.com İnternet üzerinden yayın yapmaktadır. Tüm hakları Saklıdır © 2008 İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Tasarım & Yazılım :
Networkbil.Net