Kull. Adı   Şifre :
Ana Sayfa Hakkımızda İletişim Ziyaretçi Defteri Foto Galeri Linkler
 
Kuran Kıssaları
 
 
Hz.Yusuf (as) barışıyor.

16/07/2008

Bundan yıllar önce Kenan topraklarında Yakup adında bir peygamber yaşıyordu. Yakub’un 12 oğlu vardı, ancak içlerinden birini diğer evlatlarından daha çok seviyordu. Onun adı Yusuf’tu.
Yusuf’un kardeşleri her gün gezip eğlenmek amacıyla etraftaki ovalara ve çöllere gidiyorlardı. Ama Yakup (a.s) hiçbir zaman Yusuf’un onlarla beraber gitmesine izin vermiyordu.
Kardeşleri yavaş yavaş Yusuf’u kıskanmaya başladılar ve aralarında tehlikeli bir karar aldılar. Bir gün gezip eğlenmek amacıyla onu da kendileriyle birlikte çöle götürdüler.  Kardeşleri yusuf’u bir kuyuya attılar. Sonra da babalarına Yusuf’u kurt yedi diyerek yalan söylediler.
Babası onların sözlerine inanmadı. Yusuf’un ayrılık acısına o kadar ağladı ki sonunda gözleri kör oldu. Yusuf’un atıldığı kuyunun yakınından geçmekte olan bir kervan Yusuf’u kuyudan çıkartarak kendileriyle birlikte Mısır’a götürdüler. Kervandakiler Yusuf’u köle olarak Mısır padişahına sattılar.
Mısır’da Mısır padişahının rüyasını tek yorumlayan biri vardıysa o da Yusuf’tu. Yusuf, Mısır padişahının rüyasını tabir etti. Yusuf,  bu işiyle Mısır padişahının sevgisini kazandı.  Mısır padişahı Yusuf’u kudret ve servet sahibi yaptı. Birkaç yıl sonra şiddetli bir kuraklık oldu. Mısır halkı yeterli ölçüde yiyecek biriktirmişti, bu yüzden de bir sıkıntıya düşmediler. Ancak Mısır’a komşu olan bazı yerlerde yaşayan insanların yiyecek bir şeyleri yoktu.  Onlar kendilerine ve ailelerine yiyecek temin etmek için gruplar halinde oraya geliyorlardı.
Mısır’da yiyeceğin bol olduğunu işiten Yusuf’un kardeşleri de Mısır’a doğru hareket ettiler. Yakup (a.s) çocuklarının en küçüğü olan Bünyamin’i kardeşleriyle beraber Mısır’a göndermedi. Çünkü Bünyamin’i kaybettiği gibi onu da kaybetmekten korkuyordu.
Yakub’un oğulları Mısır’a vardıklarında yiyecek ve içekler sorumlusunun yani Yusuf’un yanına gittiler. Böyle bir fırsatı çok daha öncelerden bekleyen Yusuf kardeşlerini hemen tanıdı, ancak kardeşleri onu tanıyamadı.  Çünkü onlar Yusuf’u en son gördüklerinde daha küçük ve zayıf bir çocuktu.
Kardeşleri Yusuf’un karşısında saygıyla diz çöktüler ve şöyle dediler: “Biz buraya sizden buğday satın almak için Kenan bölgesinden geldik, eğer bize buğday satmazsanız yaşlı babamız ve küçük kardeşimiz açlıktan ölecekler.”
Yusuf, kardeşlerini güler bir yüzle karşıladı, onlara ikramda bulundu ve şöyle dedi: “Ben bu defa sözlerinize inanıyorum, ama emin olmam için Mısır’a bir dahaki seferinizde küçük kardeşinizi de getirin, eğer küçük kardeşinizi getirmezseniz size buğday satmam.”
Kardeşleri sevinç içinde Kenan topraklarına döndüler. Evlerine döndüklerinde büyük bir şaşkınlık içinde buğday satın almak için Mısır’a götürdükleri paraların tamamını buğdayların arasında gördüler.
Aslında Yusuf adamlarından birine paraları onların buğday çuvallarına gizlice koymasını istemişti.
Yakup (a.s), bu olayı işitince çok şaşırdı. Bir süre sonra Yusuf’un kardeşlerinin buğdayı tükendi. Buğday satın almak için Mısır’a gitmek zorundaydılar. Önceden yaptıklarından dolayı pişmanlık duyarak mahcup bir halde babaları Yakup’un huzuruna vardılar ve şöyle dediler: “Ey babamız! Bu sefer Bünyamin’ide yanımızda götürmek zorundayız, aksi halde Mısır’da bize bir şey satmazlar.”
Yakup, onlara “eğer açlıktan öleceğimi bilsem dahi Bünyamin’i benden ayırmanıza izin vermeyeceğim” diye feryat etti.
Bunun üzerinden birkaç gün geçmiş ve yiyecekleri iyice tükenmişti. Yakup (a.s) kendisinin ve çocuklarının canın tehlikede olduğunu görünce Bünyamin’i onlarla göndermek zorunda kaldı.
Yusuf’un kardeşleri Mısır’a vardıklarında onları son derece güler bir yüzle karşıladı ve onlara bol miktarda buğday sattı. Yusuf, hizmetçilerinden birine değerli bir kupa vererek onu gizlice Bünyamin’in bindiği merkebin heybesine bırakmasını istedi.
Olup bitenlerden habersiz olan kardeşler oradakilerle vedalaştıktan sonra yollarına koyuldular. Ancak henüz uzaklaşmamıştılar ki Yusuf’un askerleri onların yollarını keserek onları Mısır’a geri getirdiler. Yusuf’un kardeşleri korkudan titriyorlardı.
Yusuf, öfkeli bir tavırla onlara şöyle dedi: “Benim değerli kupam çalındı, içinizden bunu kim yaptıysa şiddetli bir şekilde cezalandırılacaktır.” Sonunda kupayı Bünyamin’in bindiği merkebin üzerindeki çuvalda buldular. Bünyamin’i tutukladılar, Yusuf kardeşlerine şöyle dedi: “Sizler şehrinize dönebilirsiniz, ancak hırsız burada kalacak.”
Yusuf’un kardeşleri ağlayıp, sızlayarak Yusuf’a yalvardılar ve şöyle dediler: “Efendimiz! Lütfen kardeşimizi bağışlayın, onun yerine bizim hepimizi tutuklayın ama onu serbest bırakın eve dönsün.  Babamız hasta ve Bünyamin olmazsa üzüntüsünden ölür.”
Yusuf: “Ben hırsız birini serbest bırakıp, onların yerine suçsuz insanları nasıl zindana atabilirim? En iyisi sizler derhal vatanınıza dönün yoksa sizleri de cezalandıracağım” diye cevap verdi.
Dönmekten başka bir çareleri olmayan kardeşler Bünyamin’siz vatanlarına dönmek zorunda kaldılar.
Olaydan haberdar olan Yakup (a.s) o kadar ağladı ki sonunda bayıldı. Babalarını bu durumda gören kardeşler yıllar öncesi babalarının Yusuf’un ayrılığındaki gözyaşlarını hatırladılar. Bu sefer geçmişte yapmış oldukları hatalarını telafi etmek istiyorlardı.  Bu yüzden ne pahasına olursa olsun Bünyamin’i babaları Yakup’un yanına getirmeye kararlıydılar.
Bu arada Yusuf, bütün olup bitenleri Bünyamine’e anlattı. Yusuf ve Bünyamin kardeşlerinin Mısır’a gelmelerini büyük bir sabırsızlıkla bekliyorlardı. Sonunda beklentileri sona ermiş ve kardeşleri Mısır’a geldiler. Kardeşler korku ve telaş içinde Yusuf’un huzuruna vardılar. Yusuf’tan kardeşlerini bağışlamasını ve onu serbest bırakmasını rica ettiler. Sonra Yusuf yaşanan olayları diğer kardeşlerine de anlattı. Korkularından ayakları titreyen kardeşler yere düştüler. Onlar Yusuf’un kendilerinden intikam alacağını düşünüyorlardı. Ama Yusuf böyle bir şey düşünmüyordu. Çünkü Yusuf yıllar önce kardeşlerini bağışlamıştı bile. Yusuf, kardeşlerine: “Benim şu gömleğimi alın babama götürün de sözlerinize inansın. Bir an önce babamı görmek istiyorum” dedi.
Kardeşleri Yusuf’un bunca iyiliği ve kendileri affetmesi karşısında pişmanlık gözyaşı döktüler ve kendilerine böyle büyük bir nimet sunan Allah’a şükrettiler. Son derece büyük bir sevinç içinde babaları Yakup’un yanına döndüler ve olup biten bütün olayları ona anlattılar.
İlk başta Yakup (a.s) onların sözlerini kabul etmiyordu, ama Yusuf’un gömleğini ona verdiklerinde oğlu Yusuf’un kokusunu tanıdı ve gömleği gözlerine sürdü.
O sırada büyük bir mucize gerçekleşti ve Allah’ın lütfüyle Yakup’un görmeyen gözleri görmeye başladı ve böylece Yakup (a.s) sağlığına kavuştu.
 

Yorum Ekle

Yazdır

YORUM LİSTESİ

KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER

16/07/2008 - 16:20 Kuran Mucizeleri
16/07/2008 - 16:18 Kuran Mucizeleri
16/07/2008 - 16:15 Kuran Mucizeleri
16/07/2008 - 16:14 Kur'an Mucizeleri
16/07/2008 - 16:07 Kuran Kıssalrı
16/07/2008 - 16:05 Kuran Kıssaları
16/07/2008 - 15:54 Kuran Kıssaları
12/04/2008 - 03:16 Kuran-i Kerim Hatim indir
12/04/2008 - 02:28 Kuran-ı Kerim (Abdussamed)
 
Multimedia
Anket

Sitemizin yeni halini nasıl buldunuz?

Seçenekler
Kötü
İyi
Çok iyi

Sonuçları Göster

 
 
 
 
Ehlibeyt Gençliği 1

Sevginin Saf Kaynağı
Ehlibeyt Gençliği 3

SONSUZA KADAR ALACAKLI OLMAK
Ehlibeyt Gençliği 2

Allah’a Yolculuk
Ehlibeyt Gençliği 4

İslâm Öncesi Dinlerde Mehdi İnancı
Ehlibeyt Gençliği 5

Gaybet'i Kübradan Sonra
Ehlibeyt Gençliği 6

Algılama ve Düşünme Üzerine
Ehlibeyt Gençliği 6

Ramazan İle Sonsuzlaşmak
Ehlibeyt Gençliği 7

İsrail'i Kim Şımarttı
Yazilan yazilar yazarin kendi sorumlulugundadir. Sitemiz bundan sorumlu tutulamaz
Konuk Yazarlar
Bir Ayet
Gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yaratmıştır. Geceyi gündüzün üzerine örtüyor, gündüzü de gecenin üzerine örtüyor. Güneşi ve ayı da koyduğu kanunlara boyun eğdirmiştir. Bunların her biri belli bir zamana kadar akıp gitmektedir. İyi bilin ki, o mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.

( ZÜMER - 5)

Bir Hadis
Ümmü Seleme'den naklen, Peygamber efendimiz şöyle buyurdu:

"Ali'yi seven beni sevmiş olur, beni seven de Allahı sevmiş olur, Ali'ye buğzeden bana buğzetmiş olur, bana buğzeden de Allaha buğzetmiş olur"

Tarih & Saat
Ençok Okunanlar
Yazarlar
Ana Sayfa Hakkımızda İletişim Ziyaretçi Defteri Foto Galeri Linkler

Ehlibeytgencligi.com İnternet üzerinden yayın yapmaktadır. Tüm hakları Saklıdır © 2008 İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Tasarım & Yazılım :
Networkbil.Net