Kull. Adı   Şifre :
Ana Sayfa Hakkımızda İletişim Ziyaretçi Defteri Foto Galeri Linkler
 
İmamın Hayatıyla İlgili Beş Ana Hat
 
 
İmamın hayatının ana hatlarına bizi ulaştırabilecek tek yol bu gizlilikler arasında o hazretin yaşamının önemli göstergelerini bulmak ve o hazretin bildiğimiz temel düşünce ve ahlak ilkelerinin yardımıyla da hayatının ana hatlarını onunla karşılaştırmaktadır.

11/08/2008

 Bundan sonra, ayrıntıları ve incelikleri belirlemek için tarihten veya başka kanallardan elde edilebilecek karineleri arayıp bulmak gerekmektedir.

Konumuzla bağlantılı olarak İmam Sadık'ın (a.s) hayatındaki önemli ve büyük göstergeler, benim araştırdığım kadarıyla şöyle sıralanabilir:

1- İmamete davet ve tebliğ

2- Şia fıkhı ve Şia'da Kur'ân tefsiri.

3- İtikadî ve siyasal hareketler

4- Alevilerin askerî hareketlerinde İmamın katkı ve rolü

5- İmamın tavsiye, söz, mektupları ve de tağut karşısında öfkeli ve sarsılmaz ruhiyesini haykıran şiirleri.

Önce bu başlıkların her birini bir bölümde inceleyecek ve sonunda, mümkün olduğu kadarıyla İmamın faaliyetlerini, hadis âlimlerinin yöntemiyle değil, tarihçilerin yöntemiyle düzenli bir şekilde sunmaya gayret edeceğiz.

 

--------------------------------------------------------------------------------

[1]- Şerh'un-Nehc, c.4, s.104. Bihar'ul-Envar, c.46, s.143

[2]- Bihar'ul-Envar, c.46, s.229

[3]- Ebu Hamza Sumalî'nin rivayeti buna örnek teşkil etmektedir. Bihar'ul-Envar, c.46, s.357 ve c.46, s.338

[4]- Bihar'ul-Envar, c.46, s.288.

[5]- Bihar'ul-Envar, c.46, s.288.

[6]- Menakıb-ı İbn-i Şehraşub, c.4, s.207.

[7]- Bihar'ul-Envar, c.46, s.258.

[8]- Bihar'ul-Envar, c.46,s.360.

[9]- İmamın, Fuzeyl hakkındaki övgülerinden haberdar olmak için bakınız: Kamus'ur-Rical, c.97, s.343.

[10]- Kamus'ur-Rical, c.2, s.329. Bihar'ul-Envar, c.46, s.282.

[11]- Cabir'in öyküsü, benzeri nice olaylar ve Medine valisinin İmam Bâkır'ı (a.s) tehdit eden haberini nakleden Abdullah b. Muaviye'nin rivayeti de bu gerçeği açık bir şekilde desteklemektedir. Bu hususta bakınız: Bihar'ul-Envar, c.46, s.246.

[12]- İlk Abbasiler, s.116.

[13]- Böylesi hassas bir görüşmede halifenin etrafında toplanan ve onu savunmaya çalışan en büyük devlet adamlarına "Ey insanlar!" cümlesiyle hitap ederek o tağutî toplumda onları diğer insanlardan ayıran ve onların özel kişiliğini oluşturan sanal değerleri ayak altına alır. Kısa bir hitap vurgusuyla derin ve ilkeli bir savaş örneği koyar ortaya.

[14]- Bazı rivayetler uyarınca yol arasındaki şehirlerin halkına, Muhammed b. Ali ve Cafer b. Muhammed'in Hıristiyanlığı seçtikleri ve İslâm dininden çıktıkları duyurulur. (Bihar'ul-Envar, c.46, s.306)

Buna benzer bir olayı 19. yüzyılda Hindistan'ın kuruluşu hareketlerinde görmek mümkün. Hindistan'ın meşhur ve güvenilir âlimlerinden ve aynı zamanda Müslüman Hindistan direniş önderlerinin ilki olan Mevlâna, mücadele karşıtı bir gurup âlim tarafından "Vahhabî" tanıtılır. Bu iftira her türlü dayanaktan yoksundu, ancak güdülen amaç bu sevilen, sayılan ve mücadeleci âlimin, her şeyden habersiz avam halk nezdindeki itibar ve güvenirliğine gölge düşürmekti. Bu amaca ulaşabilmek için "Vahhabîlik" yaygarası uygun görülmüştü. Sömürü borazanının iğrenç sesinin bir parçası olan Vahhabîlik o günlerde Hicaz'da kulakları tırmalamaya başlamış, itikat ve amel bazında yıkıcılığı, bütün İslâm âleminin kin ve nefretini uyandırmıştı.

Vahhabîlik iftirası en saygın insanları bile zan altında bırakacak düzeydeydi. Avam halk Vahhabîliğin ne demek olduğunu, nereden kaynaklandığını, ne dediğini ve ne yapmak istediğini bilmiyor, anlamıyordu bile.

İngiliz sömürüsüne karşı mücadeleye ömrünü veren bu yüce temiz âlimlerin Vahhabî yani İngiliz maşası olmaları nasıl düşünülebilirdi? Avamın bildiği bir tek şey Vahhabiliğin yanlış ve sapıklık olduğuydu. Bu mücadeleci âlimlerin Vahhabî olduklarını duymaları, avam halk nezdinde onlardan nefret etmek için yeterli sebepti. ("Hindistan Kurtuluş Hareketinde Müslümanlar" kitabına bkz.)

İmam Bâkır ve İmam Sadık'ın (a.s) Şam'a sürgün edilmelerini ve Hıristiyanlığı seçtiklerine dair yayılan iftiraları, yüz küsur yıl önce gerçekleşen Hindistan olayıyla karşılaştırıp günümüz şart ve durumlarına baktığımda esefle şu Arapça mısrayı anıyorum: "İnsanlar her zaman aynıdır ve dönem de sürekli aynı."

[15]- Hûd, 86

[16]- Bihar'ul-Envar, c.46, s.264 el-Kâfi'den naklen.

[17]- Bihar'ul-Envar, c.46, s.361-362

[18]- el-Kâfi, c.1, s.368

[19]- Bihar'ul-Envar, c.46 s.215, 220

[20]- Bu hayretlerin haince ve alçakça ve aynı zamanda da aptalca tutumlarından sadece birini aktarıyorum. Bu örnek onların kişiliğini anlatmaya yetecektir. Hasan Basrî, zalim, kana doymayan, haddini aşan ve namaz bile kılmayan Haccac b. Yusuf'a karşı mücadeleyi caiz görmeyip şöyle dedi: "Benim görüşüm onunla savaşmamamız yönündedir. Eğer bu Allah'ın size musallat ettiği bir bela ise ilâhî belayı kılıçla defetme gücüne sahip değilsiniz. Bu inen bir bela ise sabredin, Allah'ın hükmünü bekleyin, çünkü en iyi hükmedicidir."

Tabakat-ı İbn-i Sa'd, c.1, s.119. Nazariyyet'ul-İmame, Mahmud Süphi'den naklen, s.23

[21]- Öz İslâmî düşünceden sapma sonucu toplumda beliren onca inhirafî davranışlara rağmen din inancının, halkın genelinin ve hatta toplumun ileri gelenlerinin çoğunun davranış ve yaşamasında özel bir yeri vardı. Öz İslâm'a değil de İslâm adına üretilenlere olan genel inanç, üzücüdür ki, halifelerin, iğrenç yaşamlarını sürdürmesini sağlayan ve koruyan bir dinamik olmuştu. Halifelerin ustalıkla kullandıkları dinî inanca bağlılığın bir örneğini "biat" hususunda görmek mümkün. İnananlar, halifelerin yaşamında gördükleri hataların tümünü, halifeye yapılan biat ihtiramına görmezden geliyor ve biate aykırı davranmayı, ahde muhalefet etmeyi haram telakki ediyorlardı. Bu yüzden de halifenin emirlerine muhalefet etmekten kaçınıyorlardı. Bu da hilafet düzeninin devamını sağlayan bir güce dönüşüyordu. Bu, ivedilikle incelenmesi ve dikkat edilmesi gereken bir husustur.

[22]- Bihar'ul-Envar, c.47, s.131

[23]- Rical-i Keşşî, s.158

[24]- Rical-i Keşşî, s.156 157


 

 

Yorum Ekle

Yazdır

YORUM LİSTESİ

KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER

11/08/2008 - 13:17 İmam Cafer Sadık (a.s) kısaca hayatı
11/08/2008 - 12:47 Büyük Siyasî Girişim
11/08/2008 - 12:43 İmam Sâdık'ın (a.s) İmamet Dönemi
11/08/2008 - 12:41 İmamın Faaliyetinin Gizli Kalması ve Nedenleri
11/08/2008 - 12:36 İmamın Hayatıyla İlgili Beş Ana Hat
16/07/2008 - 12:46 imam caferis sadık (as )'ın buyruklarından bı demet
15/07/2008 - 16:14 İmam Cafer-i Sadık (a.s.)’ın hayatından dersler
20/05/2008 - 15:10 İmam Sadık (a.s)’ın İlmî Mevkisi
20/05/2008 - 15:07 İmam Sadık (a.s)’ın Toplumsal Mevkisi
12/05/2008 - 15:39 Bazı Hadisleri
 
Multimedia
Anket

Sitemizin yeni halini nasıl buldunuz?

Seçenekler
Kötü
İyi
Çok iyi

Sonuçları Göster

 
 
 
 
Ehlibeyt Gençliği 1

Sevginin Saf Kaynağı
Ehlibeyt Gençliği 3

SONSUZA KADAR ALACAKLI OLMAK
Ehlibeyt Gençliği 2

Allah’a Yolculuk
Ehlibeyt Gençliği 4

İslâm Öncesi Dinlerde Mehdi İnancı
Ehlibeyt Gençliği 5

Gaybet'i Kübradan Sonra
Ehlibeyt Gençliği 6

Algılama ve Düşünme Üzerine
Ehlibeyt Gençliği 6

Ramazan İle Sonsuzlaşmak
Ehlibeyt Gençliği 7

İsrail'i Kim Şımarttı
Yazilan yazilar yazarin kendi sorumlulugundadir. Sitemiz bundan sorumlu tutulamaz
Konuk Yazarlar
Bir Ayet
Kim bu geçici dünyayı isterse orada ona, (evet) dilediğimiz kimseye dilediğimiz kadar hemen veririz. Sonra da cehennemi ona mekan yaparız. O, buraya kınanmış ve Allah’ın rahmetinden kovulmuş olarak girer.

( İsra - 18)

Bir Hadis
İnsanlar dünya kullarıdır, din ise onların dillerine bir yalaktır. Dinin sayesinde geçimlerini sağladıkları müddetçe onun etrafını sararlar, ama zorluklarla imtihan edildiklerinde dindarlar azalır.Hz. Hüseyin (a.s)

Tarih & Saat
Ençok Okunanlar
Yazarlar
Ana Sayfa Hakkımızda İletişim Ziyaretçi Defteri Foto Galeri Linkler

Ehlibeytgencligi.com İnternet üzerinden yayın yapmaktadır. Tüm hakları Saklıdır © 2008 İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Tasarım & Yazılım :
Networkbil.Net