Kull. Adı   Şifre :
Ana Sayfa Hakkımızda İletişim Ziyaretçi Defteri Foto Galeri Linkler
 
Şam' daki Kutsal Ziyaret Yerleri
 
 

ŞAM - Kerbela'da şehit düşen Hz. Hüseyin'in başı Şam sokaklarında gezdirilirken, halk utanç ve üzüntüyle başını öne eğiyordu. Şiiler bugün aynı sokaklarda Kerbela'nın yasını tutuyor. Hüseyin'in kesik başı önünde ya da Seyyide Zeynep Türbesi'nde...

28/04/2009

ŞAM - Kerbela'da şehit düşen Hz. Hüseyin'in başı Şam sokaklarında gezdirilirken, halk utanç ve üzüntüyle başını öne eğiyordu. Şiiler bugün aynı sokaklarda Kerbela'nın yasını tutuyor. Hüseyin'in kesik başı önünde ya da Seyyide Zeynep Türbesi'nde... Şiilerin Şam'daki gözde mekanı Seyyide Zeynep semti... Peygamber Efendimiz'in torunu, Hz. Ali'nin kızı ve Hz. Hüseyin'in kız kardeşi Zeynep'in türbesine ev sahipliği yaptığı için bu isimle anılan semt, İran'dan ve Irak'tan gelen Şiilerin akınına uğruyor. Kimi, tamamıyla bu semte yerleşiyor kimi yaz aylarını geçirmek üzere ev kiralıyor. Her şey, Zeynep'e daha yakın olabilmek için... Semt, şehrin dışında ve türbenin etrafından başlayıp çevreye doğru genişleyen halka, Sünni Şam'dan Şii Tahran'a geçişin izlerini taşıyor. Alışveriş, Şii inancın sembollerinden besleniyor. Vitrinlerde temsili Hz. Ali posterleri ve Kerbela olayını resmeden meşhur tablo; Hz. Hüseyin'in atı Zul-Cenah, yelesi sahibinin kanına bulanmış, başı yerde, etrafında ağlayan siyah giysili insanlar... En çok satan kasetler ise sırtlarda şaklayan kırbaç sesi eşliğinde Hz. Hüseyin için yakılan ağıtlar. Seyyide Zeynep Türbesi ve Camii, geniş avlusu, çeşmeleriyle ferah ve elbette İran kültürüne aşina olanları şaşırtamayacak denli şâşaalı. Kristallerden yansıyan gümüşî parıltı, 5 ton altınla kaplandığı söylenen büyük bir kubbe, süslü revaklarla çevrili avlu, 1365 yıldır dinmeyen yası hafifletmek ister gibi... Türbede her daim izdiham var. Herkes, Seyyide Zeynep'in demir parmaklıklarla çevrili kabrine dokunabilmek için çabalıyor; ama parmaklıklara sıkı sıkıya tutunanları oradan ayırmak epey güç. Gözyaşları içinde dua ediyor ve ayrılma vakti geldiğinde ise yüzleri yine türbeye dönük, giriş kapısına doğru ilerliyor ve son bir hürmet gösterisi olarak kapıyı öpüyorlar. Türbenin önü de en az içi kadar kalabalık. Kur'an okuyan kadınların sesi, Farisî ağıtlara karışıyor. Seyyide Zeynep Türbesi'nde çalışan görevliler, avluda meyve yiyenleri ve fotoğraf çekenleri sertçe uyarıyor, ayakkabıları numaralı dolaplara kilitliyor, giriş ve çıkışların düzenli olması için kadınları yönlendiriyor, hâsılı tertip ve nizam adına Şam halkının pek de aşina olmadığı hatta belki de hoşlanmadığı kuralcı bir yaklaşım sergiliyor. Şiilerin Şam'daki mekanlarından biri de Hz. Rukeyye Türbesi. Hz. Hüseyin'in kızı Rukeyye, sur içinde kalan kadim şehirde, Emeviye Camii yakınlarında, çarşı-pazar dolaşanların karşısına ansızın çıkıveren pırıltılı bir türbede yatıyor. Seyyide Zeynep'e göre daha mütevazı; ama daha az kalabalık olduğu söylenemez. Özellikle perşembe günleri Emeviye Camii'nde liderlerinin sohbetini gözyaşları içinde dinleyen İranlılar akabinde Seyyide Rukeyye'yi ziyaret ediyorlar. Fakat öncesinde, Emeviye Camisi'nden çıkmadan ziyaret edilmesi gereken bir türbe daha var. Hz. Hüseyin'in başı Şam'da mı? Kerbela'da onlarca kılıç ve ok darbesiyle şehit düşen Hz. Hüseyin'in başının altın bir tas içinde Şam'a getirildiği, sokaklarda dolaştırıldıktan sonra Emeviye Camii önünde teşhir edildiği ve nihayetinde Yezid'in sarayına götürüldüğü biliniyor. İşte burada, kardeşi Hüseyin'le birlikte Kerbela'ya giden, oradaki vahşete tanık olan ve düşman askerleri tarafından elbiseleri parçalanan Zeynep, yani Hz. Ali ile Hz. Fatıma'nın kızı, bir konuşma yapıyor ki, dillere destan. Yezid, elindeki sopayla kardeşinin sevgili başına vururken Zeynep için ayakta durabilmenin tek yolu konuşmak. Salondaki esirlerin ve Yezid'in davetlilerinin mahcubiyet ve hayranlıkla dinlediği hitabet bittiğinde, Şam'da yas ilân edilmişti. Yezid, saraya kadar ulaşan ağıtları, bedduaları, yas çığlıklarını duymak istemiyordu. Ve o günlerde Şam'da Hüseyin'in başına gelenler için yas tutmayan kimsenin kalmadığı söyleniyordu. Görülen o ki Şam'daki yas devam ediyor. Hacca gider gibi Şam yollarına düşen Şiiler kimi zaman Seyyide Zeynep'in, kimi zaman Rukeyye'nin türbesinde ya da Hz. Hüseyin'in kesik başı önünde ağlamaya devam ediyor. Bu arada başın Şam'a getirildiği ve burada teşhir edildiğinde şüphe yok; ancak nereye gömüldüğü konusunda değişik rivayetler var. Bugün hem Şamlılar hem de Şam'ı ziyaret eden Şiiler, Hz. Hüseyin'in başının Emeviye Camii'nin avlusuna defnedildiğine inansa da Şia'nın kabul ettiği meşhur görüş, başın Kerbela'da Hz. Hüseyin'in bedeninin yanına gömüldüğü şeklinde. Emeviye'de türbeyi ziyaret edenler, başın bir müddet teşhir edildiği oyuğa başlarını sokmayı ihmal etmiyorlar. Kimi büyük bir huşuyla kimi merakla... Şam'da Şiilerin bir sonraki ziyaret yeri ise Hz. Cafer-i Tayyar Türbesi. Peygamber'imizin (sas) amca oğlu ve sancaktarı, Hz. Ali'nin ağabeyi olan Cafer-i Tayyar bir mezarlık içindeki türbede Bilal-i Habeşi ile beraber yatıyor.
 

Yorum Ekle

Yazdır

YORUM LİSTESİ

KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER

28/04/2009 - 13:01 Şam' daki Kutsal Ziyaret Yerleri
18/07/2008 - 17:03 Yaşam şekli
18/07/2008 - 14:20 Tarihi
 
Multimedia
Anket

Sitemizin yeni halini nasıl buldunuz?

Seçenekler
Kötü
İyi
Çok iyi

Sonuçları Göster

 
 
 
 
Ehlibeyt Gençliği 1

Sevginin Saf Kaynağı
Ehlibeyt Gençliği 3

SONSUZA KADAR ALACAKLI OLMAK
Ehlibeyt Gençliği 2

Allah’a Yolculuk
Ehlibeyt Gençliği 4

İslâm Öncesi Dinlerde Mehdi İnancı
Ehlibeyt Gençliği 5

Gaybet'i Kübradan Sonra
Ehlibeyt Gençliği 6

Algılama ve Düşünme Üzerine
Ehlibeyt Gençliği 6

Ramazan İle Sonsuzlaşmak
Ehlibeyt Gençliği 7

İsrail'i Kim Şımarttı
Yazilan yazilar yazarin kendi sorumlulugundadir. Sitemiz bundan sorumlu tutulamaz
Konuk Yazarlar
Bir Ayet
Bilin ki, dünya hayatı ancak bir oyun, bir eğlence, bir süs, aranızda karşılıklı bir övünme, çok mal ve evlat sahibi olma yarışından ibarettir. (Nihayet hepsi yok olur gider). Tıpkı şöyle: Bir yağmur ki, bitirdiği bitki çiftçilerin hoşuna gider. Sonra kurumaya yüz tutar da sen onu sararmış olarak görürsün. Sonra da çer çöp olur. Ahirette ise (dünyadaki amele göre ya) çetin bir azap ve(ya) Allah’ın mağfiret ve rızası vardır. Dünya hayatı, aldanış metaından başka bir şey değildir.

( Hadid - 20)

Bir Hadis
Büyüklük ve ululuk, ancak Allah'a mahsustur, varlığı ile yokluğu Allah'ın bir tek emrine ve iradesine bağlı bulunan kâinattan hiçbir mevcut, bu sıfatı takınamaz.


(H z.Muhammed.s.a.a)


Tarih & Saat
Ençok Okunanlar
Yazarlar
Ana Sayfa Hakkımızda İletişim Ziyaretçi Defteri Foto Galeri Linkler

Ehlibeytgencligi.com İnternet üzerinden yayın yapmaktadır. Tüm hakları Saklıdır © 2008 İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Tasarım & Yazılım :
Networkbil.Net