Kull. Adı   Şifre :
Ana Sayfa Hakkımızda İletişim Ziyaretçi Defteri Foto Galeri Linkler
 
Büyük Yalnız
 
 
"İnsan bir yerden başlayıp onu anlatmaya girişince yine onun tarafından durduruluyor. Çünkü demiş ki bir gün kendisini övene: "Ben dediğinden aşağıyım, gönlünde gizlediğinden yukarıdayım."

10/12/2009

Bugün size yalnız bir adamdan, tarihin büyük yalnızından söz etmek istiyorum. Yalnızdı. Kalabalıklar içinde, çok sevilirken bile yalnızdı. Bugün de anısının bir yanı hâlâ yalnız... Çağlar boyu adının anılıyor olması bu yalnızlığı dindiremiyor... Ta o günden bugüne bir "bölüğün" sadece onun yolundan gittiğini söylemekte ısrarlı oluşu, zamanında "Andolsun ki, sözünüze inanmadan sabahladım; yardımınızı ummadım, düşmanı sizinle korkutmadım" diye haykırışını unutturamıyor... Hayır, hayır... Bazen aynı şeye inanmak, aynı yola baş koymak insanları birbirine gerçekten "yakın" kılmaya yetmiyor. O öyle bir biçimde inanmıştı ki, yapayalnızdı... "Azim ve irade sahibi kırk kişi bulsaydım hakkımı dilerdim" demişti. Bulamamıştı. Kırk kişi... Binlerce seveni vardı, binlerce sayanı vardı; yüz süreni, omuz vereni vardı. Ama yanında onun gibi saf tutacak kırk kişi bulamamıştı, öyle yalnızdı. Elbette yalnızlığı, hayatın önüne getirip koyduğu sorumluluklar karşısında sızlanan, mızmızlanan bir yalnızlık değildi. Onunki dünyaya efendi olmanın getirdiği "kopuş"tu... Hani Nietzsche diyor ya, "En ıssız çölde, ruh biçim değiştirir, aslan olur." O da bir bakıma hem içindeki çölden, hem de kalabalıkların çölünden geçmiş, aslan olmuştu... Evine biat etmek, ona bağlılıklarını sunmak için insanlar hücum ettiğinde küçük çocuklarının ezilmekten zor kurtulduğu o hengâmeyi şöyle anlatmıştı bir keresinde: "Halkın etrafıma, sırtlanın boynundaki kıllar gibi üşüşmesi kadar beni ezen bir şey olmadı şu hayatımda..." En kutlu kişi dünyadan ayrıldığında öteki güçlüler iktidar kavgası yaparken o, sevdiğinin naaşını yıkadı. O sırada "Başkasından ayrılsak teselli bulurduk, senden ayrılışa teselli yok" diye gözyaşı dökerken aslında kendi yalnızlığının örgüsünü örüyordu yavaş yavaş... O sırada dışardaki kızışan iktidar kavgasına dönüp bakmış ve hüzne kapılmıştı: "Bir sudur ki kokmuş; bir lokmadır ki yiyenin boğazında kalmış, kursağına oturmuş... Bir şey söylesem derler ki baş olmaya hırsı var, sussam derler ki ölümden korkar." Gözleri sadece bakmazdı onun, görürdü. Kalbi çarpmazdı sadece, hissederdi. Bu yüzden insanın çağlar aşırı gerçeğini kavramakta hiç güçlük çekmemişti: "Siz Allah'ın ahitlerinin bozulduğunu görüyorsunuz da kızmıyorsunuz; fakat babalarınızın ahitlerinin bozulmasından öfkeleniyorsunuz..." İşte bu yüzden hâlâ anısı da yalnız... Çünkü hâlâ yeryüzü aynı bağların kölesi olanlarca kana boğuluyor. Hâlâ babalar ne derse öyle oluyor... Kırgındı... Ama hiç gücenmemişti. Hınç hiç yanına yaklaşmamıştı. Kırılan hayallerinden düşmanlarına değil, hep kendine pay çıkardı. "Semerin sırtına, yuların boynuna ey dünya; senin tırnaklarından kurtuldum, yollarından çekildim ben" demekten çekinmemişti. Peki, hiç mi isyan etmemişti? Galiba bir gün... "Bir dağ bile beni sevse musibete uğrar" dediği gün... Savaşçıydı. Kılıcıyla tanınırdı. Ama bütün yiğitler gibi yalnız savaşçıydı. Savaşta şöyle dua edilmesini isterdi: "Allah'ım, onların da canlarını koru, bizim de. Aramızı uzlaştır." Sevilmekten başı dönmeyecek kadar yüce ve bilge olmak zordur, çok zordur. Ama o böyleydi ve o yüzden sevilmeye karşı bile uyanık olmaya çağırmıştı insanları: "Yakındır, benim yüzümden iki bölük helak olur gider: Bir bölüğü beni fazlasıyla sevendir, sevgi gerçek olmayan inanca yürütür onu; öbürü bana buğuz edendir, gerçek olmayan yola salar onu." İnsan bir yerden başlayıp onu anlatmaya girişince yine onun tarafından durduruluyor. Çünkü demiş ki bir gün kendisini övene: "Ben dediğinden aşağıyım, gönlünde gizlediğinden yukarıdayım." O yüzden burada duruyorum. Zaten tarih de susuyor. Adının sık anılıp sık çağırılması, sadeliğinden uzak biçimde çileci gösteriler yapılması onun anısının bütün sıcaklığıyla katılmasına yetmiyor... O unutmayın ki... Bir yanlışla galip gelmektense, doğrulara sırtını vererek uzun bir mağlubiyetin kapısını açmaktan çekinmemiş, bu uğurda şehit olmuştu. O, Hz. Ali... Ali Bin Ebu Talip... Büyük yalnız... Haşmet Babaoğlu
 

Yorum Ekle

Yazdır

YORUM LİSTESİ

KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER

12/04/2011 - 12:00 Kerbela Ziyareti Kazanan Talihlilerin Dikkatine!
10/04/2011 - 11:39 Amerika'nın bölgedeki gelişmeler karşısındaki tutumu ve milletleri savunmakta olduğu şeklindeki iddiaları ‘münafıklık'tır.
10/04/2011 - 11:16 Amerika'nın bütün derdi terör rejimi İsrail'i bölgede korumak
18/01/2011 - 13:04 Arabistan'da Aşırıcı Guruplara Karşı İş birliği
18/12/2010 - 09:49 Tuzluca'da Görkemli Aşura Merasimi
28/09/2010 - 11:59 Evlilik Şifadır
29/03/2010 - 09:00 İslamda Arkadaşlık
16/12/2009 - 10:39 Depremin Ayak Sesleri!
15/12/2009 - 09:59 Kırmızıda Geçenin Ehliyeti Gidecek
10/12/2009 - 16:25 Ölüm Beni Çağırıyor
10/12/2009 - 13:26 Büyük Yalnız
10/12/2009 - 13:18 Örümcekler Eskiden Ağ Öremiyorlarmış!
10/12/2009 - 10:58 Öğle Namazına Nasıl Kalkılır
09/12/2009 - 11:50 Kendini Temizleyen Klavye
06/04/2009 - 18:14 Ermenilere Değişmedim Mesajı
22/10/2008 - 11:57
11/09/2008 - 21:03 Orucu Bozan Şeyler (Yemek-İçmek)
11/09/2008 - 20:57 Orucu Bozan Şeyler Nelerdir?
11/09/2008 - 20:45 Oruç İçin Nasıl Niyet Edilir?
03/09/2008 - 20:36 Oruç Hakkında Soru-Cevaplar
18/07/2008 - 15:46 Afrika'da tahrif edilmiş İslam tarihi
17/07/2008 - 17:38 Dünya ve İslam
17/07/2008 - 17:31 İslam'ın  Afrika'daki Tarihi
17/07/2008 - 17:30 Afrika Müslümanları
 
Multimedia
Anket

Sitemizin yeni halini nasıl buldunuz?

Seçenekler
Kötü
İyi
Çok iyi

Sonuçları Göster

 
 
 
 
Ehlibeyt Gençliği 1

Sevginin Saf Kaynağı
Ehlibeyt Gençliği 3

SONSUZA KADAR ALACAKLI OLMAK
Ehlibeyt Gençliği 2

Allah’a Yolculuk
Ehlibeyt Gençliği 4

İslâm Öncesi Dinlerde Mehdi İnancı
Ehlibeyt Gençliği 5

Gaybet'i Kübradan Sonra
Ehlibeyt Gençliği 6

Algılama ve Düşünme Üzerine
Ehlibeyt Gençliği 6

Ramazan İle Sonsuzlaşmak
Ehlibeyt Gençliği 7

İsrail'i Kim Şımarttı
Yazilan yazilar yazarin kendi sorumlulugundadir. Sitemiz bundan sorumlu tutulamaz
Konuk Yazarlar
Bir Ayet

Gündüzün iki tarafında ve geceye yakın saatlerde namaz kıl! Güzellikler kötülükleri silip süpürür. İşte bu, Allah'ı ananlara bir öğüttür

( HÛD - 114)

Bir Hadis
İki şey var ki, onları kaybetmeyen değerlerini bilemez. Onların bir gençlik ve diğeri sağlıktır.

Hz. Ali (a.s)
Tarih & Saat
Ençok Okunanlar
Yazarlar
Ana Sayfa Hakkımızda İletişim Ziyaretçi Defteri Foto Galeri Linkler

Ehlibeytgencligi.com İnternet üzerinden yayın yapmaktadır. Tüm hakları Saklıdır © 2008 İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Tasarım & Yazılım :
Networkbil.Net