Kull. Adı   Şifre :
Ana Sayfa Hakkımızda İletişim Ziyaretçi Defteri Foto Galeri Linkler
 
Mirac’u Saadet (2)
 
 
Eğer kendini tanımak istiyorsan bil ki: her kesi iki şeyden yaratmışlardır: birisi adına beden de denilen et, kemik, deri, damar, yağ

06/04/2010

Mirac’u Saadet (2) Büyük Ahlak Üstadı Rabbani Âlim Molla Ahmet Neraki (r.a) İkinci bölüm: insan cisim ve nefsten terkip olmuştur Eğer kendini tanımak istiyorsan bil ki: her kesi iki şeyden yaratmışlardır: birisi adına beden de denilen et, kemik, deri, damar, yağ… Oluşan bu zahiri bedendir ve bu da yaratılmışlar cinsinden olan bu his âlemidir, yani cismaniyat âlemidir onun aslıda bu zahiri gözle görülebilen toprak, su, rüzgâr ve ateşten oluşan dört unsurdan oluşmaktadır. Diğeri ise ruh, can, akıl, kalp de denilen nefstir. O da çok değerli ukul-u kadisiyye[1] ve melekler cinsinden olan melekût âleminden mücerret[2] cevherdir, o çok değerli ve şerif mücerretler kökünden olan bir incidir. Allah-u Teâl⠖ileride bir kısmının açıklanacağı- bazı maslahatlardan dolayı kâmil kudreti ile onunla bu zahiri bedeni ilişkilendirmiş ve onu bu bedene bağlayarak belirlenmiş ve tayin edilmiş vakte kadar bedende hapsetmiştir ki o zaman nefs bedenden alakasını kesip kendi âlemine dönecektir. Bu nefsi zahiri gözle görmek mümkün değildir belki batini basiret –gözü- haricinde görülmez. Ne zaman nefs, ruh, kalp ya akıldan söz edilse bu kısım irade edilmiştir, belki ne zaman insan ya beşerden bahsedilirse bundan başka şey irade edilmemiştir, çünkü –ileride açıklanacaktır- insan ve beşerin hakikati bundan başka bir şey değildir. Netice olarak beden, karar kılınmış vakte kadar nefis için bir araç görevi yapmaktadır. Bil ki: bedenin hakikatini tanımak kolay ve rahattır, zira onun maddi cinsten olduğunu tanıdın ve maddi hakikatleri tanımanın bir güçlüğü yoktur, ama “nefs” mücerretler cinsinden olduğundan dolayı onun hakikatine ererek onun künhüne varmak bu âlemde mümkün olmayacaktır, -mücerret ol ki mücerredi göresin- bundan dolayıdır ki Allah resulünden salallahu aleyhi ve alih onun hakikatini sorduklarında hazret beyan etmemiş sonra şöyle hitap gelmiştir: “وَيَسْأَلُونَكَ عَنِ الرُّوحِ قُلِ الرُّوحُ مِنْ أَمْرِ رَبِّي” [3] “Sana ruh hakkında soru sorarlar. De ki: Ruh, Rabbimin emrindendir-ve emr[4] âlemindendir-…” Bundan fazlasını açıklamaya ruhsat verilmemiştir. Evet, ne zaman nefs kendi alakasını bedenden keser ve onun için tecerrüt hâsıl ederek insanlığını kâmil ederse o zaman onu tanıyabilir. Belki her kim bu âlemde de kemal sınırına varmak ister ve alakasını bedenden azaltarak nefsini kâmil ederse, fil cümle nefs marifetine ulaşması uzak bir ihtimal değildir. Üçüncü bölüm: nefsi tanımanın yolu Bil ki: insan için adına “nefs” denilen bu maddi ve hissi suret haricinde mücerret olan başka bir kısmın daha olduğunu söyledim, gerçi onu tanımanın ve anlamanın zorluğu vardır, ancak her kim araştırmacı bakış açısıyla düşünürse bu konu ona açık ve aydın olur, zira her kim kalbini tabiat âleminin kirinden temizler, hayvani şehvet ve alakalarını azıcık da olsa kendisinden uzaklaştırabilir, kalp aynasını bu tabiat bulanıklığından fil cümle cilalar, ara sırada olsa kalbini yabancılara kapatır ve gerçek mahbubuyla halvet ederse, huzuru kalple nurlar âlemine teveccüh eder ve halis bir niyetle hazreti Hakka münacat ederek bazen sonsuz padişahın mülk ve “melekût”[5] harikalarında tefekkür eder, kadiri zül celal’in “cemal” ve “ceberut[6]” garaip[7]inde derin düşünürse, elbette onun için nurani haletle, akli “Behçet” hâsıl olur ki onun sebebiyle zatının bu cismani âlemden olmadığına belki başka bir âlemden olduğuna yakin eder. İnsanın beden cinsinden olmayan başka bir kısmının olduğunu bilmenin başka bir yolu daha vardır o da “uyku” dur, çünkü uyku halinde his yolu kapatılmış, beden hareketten alı konulmuş, göz görmekten, kulak duymaktan ve bedende bir köşede kıvrılmış sakin ve hissiz olarak kalmıştır, bunlara rağmen insan afakta ve âlem etrafında dolaşarak yaratılmış gruplarla konuşup dinlemekle meşgul olmuştur. Belki eğer nefiste birazcık sefa olursa melekût âlemine yol bularak, orada gelecekte yaşanacak olayları görür ve tanır ve böylelikle gayb âleminden haberdar olur, öyle ki uyanıkken ve beden tam bir ayıklık halindeyken bunlara asla ulaşılmaz. Başka bir yol ise, insanda bütün ilim ve sanatların marifetini elde etme gücü vardır, onlarla eşyanın hakikatini anlamaya koyulur ki bazı şeylerin bu âlemden olmadığını ama nereden bu şeylerin kalbine dâhil olduğunu ve nereden tanıyıp bildiğini bilmez. Belki bazen: bir anda fikri doğudan batıya, “sera”dan, ta “Süreyya[8]”ya gider buna rağmen bedeni toprak âleminde dikilmiş ve hapsolunmuştur. Genel olarak her kim biraz düşünürse bu konu ona gizli ve kapalı kalmaz. Ayrıca İlahi kitap ve masum imamların haberlerinde farklı ortamlarda buna işaret edilmiştir, örneğin Allah-u Teâlâ Seyyid-i Rusul’a hitabında şöyle buyurmaktadır: “قُلِ الرُّوحُ مِنْ أَمْرِ رَبِّي[9]” Yani: “sana insanın ruh hakikati hakkında soranlara cevap olarak söyle ki: ruh ilahi işlerdendir ve emr âlemindendir.” “أَلاَ لَهُ الْخَلْقُ وَالأَمْر…ُ”[10] Yani: “Bilesiniz ki, yaratma ve emretme âlemi de O'na mahsustur” Miktar ve “kemiyete” gelen her şeye “hâlk âlemi” derler, insanın ruhu mücerret olduğundan onda miktar ve kemiyet yoktur. Ayrıca şöyle buyurmaktadır: “[11] ُارْجِعِي إِلَى رَبِّكِ رَاضِيَةً مَّرْضِيَّةً يَا أَيَّتُهَا النَّفْسُ الْمُطْمَئِنَّة” Ayrıca şöyle buyurmaktadır: “[12]وَقَدْ خَابَ مَنْ دَسّٰیهَا قَدْ اَفْلَحَ مَنْ زَكّٰیهَا فَاَلْهَمَهَا فُجُورَهَا وَتَقْوٰیهَا وَنَفْسٍ وَمَا سَوّٰیهَا Peygamber efendimiz ise şöyle buyurmaktadır: “من عرف نفسه فقد عرف ربه” “Kim kendisini tanırsa rabbini tanır.[13]” Açıktır ki: tanınması kolay ve raht olan bu cismani bedenin Allah’ı tanımakta o kadar etkisi yoktur. Hz. Ali aleyhi selam şöyle buyurmaktadır: “خلق الانسان ذا نفس ناطقه” “insan, natık nefis sahibi olarak yaratılmıştır –onun vasıtasıyla makulatı idrak eder.-[14]“ ________________________________________ [1] . “Meşşa” felsefesine göre bundan irade edilen “on ukul”dur, “işrak felsefesine” göre ise “sayısız nurlar” manasına gelir ve Zat-ı Haktan sadır olan ilk şey ve o ukul’un feyz vasıtası olduğuna inanmaktadırlar. İslami ilimler sözlüğü, c. 2, s. 1270–1293 [2] . “mücerret” yani kayıt, şart, ek ve zemimelerden arî demektir. Hekimler ise, maddeden karışıksız saf ve öz ruhani şeylere derler, nufus ve ukul-u müdebbere-i insani gibi. İslami ilimler sözlüğü, c.3, s.1696 Lahici âlemlerin taksimi hakkında şöyle demektedir: birinci âlem madde, suret ve müddetten mücerret olan ceberut âlemidir… İkinci âlem madde ve müddetten mücerret olan melekût âlemidir. Üçüncü âlem ecsad –cesetler- âlemi denilen mülk âlemidir. İslami ilimler sözlüğü, c. 1, s. 630 [3] . isra: 85. [4] . Mücerret âlemine “emr âlemi” derler. ilahi tekvini emir ile ketmi edemden –yokluk âlemi- vücuda gelmiştir ve tekvini emir hasebiyle bir defada ortaya çıkmıştır. İslami ilimler sözlüğü, c.2, s. 1227. Daha fazla bilgi için el mizan tefsiri c.13, s.210 birinci baskısına bakınız. [5] . “mülk âlem”ine cismani, madde ve maddiyat âlemi derler, ayrıca şehadet, nasut, kavni fesatta derler. “Melekût âlemi” mücerretler, ruhlar ve makulat âlemidir, ayrıca batın, beka ve esrar âlemi de derler. İslam ilimleri sözlüğü, c. 2, s. 1921 [6] . Hatlı nüshada “celal ve ceberut” şeklinde geçmiştir ihtimalen bu hat doğrudur manası ise azamet, büyüklük, galabe ve saltanattır. Iraki’nin dediği gibi: Berter ze çent ve çün ceberut ve celal u birun ze goftu gu sıfatı la yezali u. İslam ilimleri sözlüğü, c. 1, s. 631. [7] . Acayip ve şaşırtıcı manasına gelen Garip kelimesinin çoğuludur. [8] . Yerden göye. [9] . İsra: 85. [10] . A’raf: 54. [11] . Yani: “Ey huzura kavuşmuş mutmain mukaddes nefis! Sen O'ndan hoşnut, O da senden hoşnut olarak Rabbine dön.” Fecr: 27–28. [12]. Yani: “nefse ve ona birtakım kabiliyetler verip de iyilik ve kötülüklerini ilham edene yemin ederim ki, nefsini kötülüklerden arındıran kurtuluşa ermiş, onu kötülüklere gömen de ziyan etmiştir.” Şems: 7–10. [13] . Biharu’l –Envar, c.2, s. 32, 23.hadis [14] . Gurer ve Dureru’l- Hikem tasnifi s.231. Abna.ir
 

Yorum Ekle

Yazdır

YORUM LİSTESİ

KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER

15/04/2011 - 14:49 Ayetullah Sistani Suudi Kralı’nın Görüşme Talebini Ret Etti
14/04/2011 - 11:26 Tevhit bütün İslam Emirlerinin Ruhudur
12/04/2011 - 12:03 Kurân ve Hadisler de Komşuluk
14/02/2011 - 20:25 Hz. Muhammed (s.a.a) ile Hz. Hatice’nin (s.a) Evliliği
14/02/2011 - 20:23 Hz. Peygamber’in (s.a.a) Kutlu Doğumu ve Vahdet Haftası
31/01/2011 - 16:07 1.Hayat Pınarı Bilgi Yarışması
19/01/2011 - 09:50 Hz. Fatıma’nın (s.a) Cennetteki Makamı
18/01/2011 - 15:23 Erbain Ziyaretnamesi
30/12/2010 - 16:27 Muktada el-Sadr’dan Erdoğan'a Teşekkür
23/12/2010 - 09:51 Ayetullah Sübhani’den Başbakana Teşekkür Mesajı
23/12/2010 - 09:33 Şeyh Celaleddin Sagîr'den Erdoğan'a Teşekkür
23/12/2010 - 09:29 Berlin İmam Cafer Sadık (a.s) Camiinde Aşura
20/12/2010 - 09:57 Ankara Kocatepe'de Görkemli Kerbela Anma Merasimi
20/12/2010 - 09:44 Kars'ta Aşura
20/12/2010 - 09:40 Avrupa "Lebbeyk Ya Hüseyin" Nidalarıyla İnledi
20/12/2010 - 09:35 Suudi Arabistan’da Şiilerle Vahabiler Arasında Şiddetli Çatışmalar
18/12/2010 - 10:34 Aralık'ta Duygulu Aşura yas Merasimi
18/12/2010 - 10:31 Kocaeli Kerbela Şehitlerine Ağladı
18/12/2010 - 10:14 Malatya'da Kerbela Şehitlerini Anma Merasimi
18/12/2010 - 10:12 Bursa'da Kerbela Şehitlerini Anma Merasimi
18/12/2010 - 10:04 Kayışdağın’da Görkemli Aşura Yas Merasimi
17/12/2010 - 11:44 İran'da Milyonluk Aşura Merasimleri
17/12/2010 - 10:46 Iğdır‘da Tasua ve Aşura Günü Gözyaşları Sel Oldu
17/12/2010 - 10:19 Halkalı'da Tarihi Aşura
17/12/2010 - 10:09 Aşura Merasimi Halkalı’da Yine Görkemli Düzenlendi
17/12/2010 - 09:48 Başbakan Aşura Merasimine Katıldı
15/12/2010 - 10:30 Aşura
15/12/2010 - 09:45 Tasua Günü Ne Oldu?
13/12/2010 - 12:44 Ölümü Ancak Saadet Bilirim!
13/12/2010 - 11:40 Yezid Kimdir?
11/12/2010 - 14:03 Kerbela Kıyamının Sebepleri
11/12/2010 - 13:15 Kerbela Kıyamının Niteliği
10/12/2010 - 09:57 Kerbela Bir Mekteptir
24/11/2010 - 14:08 Dua İnsanı Yüceltir
23/11/2010 - 13:42 Namazın Hikmeti
23/11/2010 - 12:30 Ana-Babaya İyilik ve Saygı
23/11/2010 - 12:26 Hz. Ali`den (a.s) Güzel Sözler
23/11/2010 - 09:54 Gadir Gününde Taç Töreni
12/11/2010 - 15:25 İnsan neden Allah’ı unutur?
08/11/2010 - 15:00 Namazda On Güzellik
01/11/2010 - 14:59 El Ezher Şeyhi, Ayetullah Sistani'yi Ziyaret Edecek
28/10/2010 - 13:44 Güler Yüzlülük ve Güzel Ahlak
28/10/2010 - 13:27 İyi Bir Eşin Nitelikleri
25/10/2010 - 14:47 Kendini Tanıma ve Yetiştirme
25/10/2010 - 13:22 İslâm Ahlâkının Özellikleri
22/10/2010 - 12:53 Ayetullah Sistani, Askerleri Uyardı
20/10/2010 - 20:10 İmam Ali Rıza’nın (a.s) Kısaca Hayatı
20/10/2010 - 12:44 Sılayı Rahim
20/10/2010 - 12:40 Takva ve Değerli Aşamaları
15/10/2010 - 13:57 Anne Hakkı
24/09/2010 - 10:13 Kurândaki Akrabalık İlişkisi
14/09/2010 - 12:16 Takva ve Büyük Günahlar
28/07/2010 - 10:06 İmam Mehdi'nin (a.f) Mübarek Doğum Günü
24/06/2010 - 11:03 Recep Ayı İstiğfar ve Tövbe Ayıdır
24/06/2010 - 11:02 Recep Ayı Gecelerine Ait Namazlar
23/06/2010 - 09:39 Recep Ayının Faziletleri
11/06/2010 - 08:41 İlahi Adalet 1
10/06/2010 - 10:14 Takvasız Kurân Okuyanın Akıbeti
07/06/2010 - 08:21 İstiğfar
31/05/2010 - 09:05 İslam'da İrfan ve Hikmet
28/05/2010 - 10:19 İrfan ve Şeriat
26/05/2010 - 15:06 Ölüm Anında Kurân Tilavet Etmek
22/05/2010 - 08:59 Nasıl İhlâslı Olabiliriz?
19/05/2010 - 10:21 Misafirlik ve Misafirperverlik
18/05/2010 - 09:24 Hz. Fatıma'nın (s.a) Şehadeti
18/05/2010 - 08:52 Hz. Fatıma’nın (s.a) Kapısının Yakılması
18/05/2010 - 08:47 Hz. Fatıma’nın (s.a) Zühdü Ve Takvasından Örnekler
12/05/2010 - 09:10 İslam Tarihinden Örnekler
08/05/2010 - 09:11 Kur'an ve Hadislerde Nefisle Cihat
05/05/2010 - 09:17 Bir Kurân Gerçeği Üzerine
03/05/2010 - 09:17 Ahde Vefa
03/05/2010 - 09:13 Küçük Görülen Büyük Ameller
26/04/2010 - 14:43 Allah Korkusundan Ağlamak
22/04/2010 - 10:38 Kurân-ı Kerim İfadesinde Müstakildir
13/04/2010 - 10:17 Hak ve Batıl
12/04/2010 - 11:15 Kurân-ı Kerim’in Mücize Oluşu
08/04/2010 - 11:13 Namazla İlgili Hadisler ve Güzel Sözler
08/04/2010 - 11:10 Namazın Hikmeti
06/04/2010 - 08:42 Mirac’u Saadet (2)
06/04/2010 - 08:39 Mirac’u Saadet (1)
05/04/2010 - 09:03 Kurân, Karanlıklardan Kurtulma Nedenidir
03/04/2010 - 08:46 Haset Huyuyla Nasıl Mücadele Etmeliyiz?
19/03/2010 - 11:08 İslami Adabı Riayet Etmek
16/03/2010 - 09:26 Kemale Ulaşmanın Yolu
12/03/2010 - 10:22 Gençlik Sorunları
12/03/2010 - 10:19 Kurân Okumanın Bereketi
10/03/2010 - 09:17 En Kötü İnsan
28/01/2010 - 10:32 Küçük Görülen Büyük Ameller
09/01/2010 - 14:12 Ayetullah Hamanei'nin huzurunda Aşura töreni
17/11/2009 - 09:55 Dokuzuncu İmam Cevad'ın Hayatı
11/11/2009 - 08:29 Rızk Kavramının Kurân'da İfade Ettiği Anlam
11/11/2009 - 08:25 Bir Kurân Gerçeği Üzerine
05/11/2009 - 14:16 Hz.Ali'nin Kasia Hutbesi 
30/10/2009 - 08:23 İmam Ali b. Musa'nın (a.s) Kısaca Hayatı
21/10/2009 - 08:34 Müslüman İşini Güzel Yapar 
02/09/2009 - 13:55 Oruç ve Nefsi Tezkiye 
02/09/2009 - 13:48 Rahmet Ayı Ramazan 
02/09/2009 - 13:38 Bana Dua Edin 
02/09/2009 - 13:28 Zahiri ve Batıni Oruç   
28/08/2009 - 14:22 Oruç Tutmanın Felsefesi
 
Multimedia
Anket

Sitemizin yeni halini nasıl buldunuz?

Seçenekler
Kötü
İyi
Çok iyi

Sonuçları Göster

 
 
 
 
Ehlibeyt Gençliği 1

Sevginin Saf Kaynağı
Ehlibeyt Gençliği 3

SONSUZA KADAR ALACAKLI OLMAK
Ehlibeyt Gençliği 2

Allah’a Yolculuk
Ehlibeyt Gençliği 4

İslâm Öncesi Dinlerde Mehdi İnancı
Ehlibeyt Gençliği 5

Gaybet'i Kübradan Sonra
Ehlibeyt Gençliği 6

Algılama ve Düşünme Üzerine
Ehlibeyt Gençliği 6

Ramazan İle Sonsuzlaşmak
Ehlibeyt Gençliği 7

İsrail'i Kim Şımarttı
Yazilan yazilar yazarin kendi sorumlulugundadir. Sitemiz bundan sorumlu tutulamaz
Konuk Yazarlar
Bir Ayet

Gündüzün iki tarafında ve geceye yakın saatlerde namaz kıl! Güzellikler kötülükleri silip süpürür. İşte bu, Allah'ı ananlara bir öğüttür

( HÛD - 114)

Bir Hadis
İnsanlar dünya kullarıdır, din ise onların dillerine bir yalaktır. Dinin sayesinde geçimlerini sağladıkları müddetçe onun etrafını sararlar, ama zorluklarla imtihan edildiklerinde dindarlar azalır.Hz. Hüseyin (a.s)

Tarih & Saat
Ençok Okunanlar
Yazarlar
Ana Sayfa Hakkımızda İletişim Ziyaretçi Defteri Foto Galeri Linkler

Ehlibeytgencligi.com İnternet üzerinden yayın yapmaktadır. Tüm hakları Saklıdır © 2008 İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Tasarım & Yazılım :
Networkbil.Net