Kull. Adı   Şifre :
Ana Sayfa Hakkımızda İletişim Ziyaretçi Defteri Foto Galeri Linkler
 
Küçük Görülen Büyük Ameller
 
 
İslam'da bir takım ameller vardır ki, görünüşte çok kolay ve küçüktür. Ama onları yapmaya muvaffak olanlar diyebilirim ki pek azdır.

03/05/2010

Küçük Görülen Büyük Ameller Bismillahirrahmanirrahim KÜÇÜK GÖRÜLEN BÜYÜK AMELLER Fahrettin Altan İslam'da bir takım ameller vardır ki, görünüşte çok kolay ve küçüktür. Ama onları yapmaya muvaffak olanlar diyebilirim ki pek azdır. Zahirde küçük görünen bu ameller, gerçekte sevap açısından oldukça büyüktür. Zikredeceğimiz bu küçük amelleri yapmaya gayret gösteren ve muvaffak olanlar, kesinlikle büyük amelleri de yapmaya muvaffak olabilirler. Ama zahirde küçük görünen bu amelleri önemsemeyen veya onları yapmada ihmalkârlık yapan kimseler, büyük amelleri yapmada da aciz kalmaktalar. Burada zahirde küçük görünen, fakat gerçekte çok da büyük olan amellerden bir kaç tanesini sizlere aktaracağız. Umulur ki, dini kardeşlerim onları yapmada gayret eder ve ahretleri için azık toplamış olurlar inşaallah. Her gün Oruç Tutmak, Geceleri İbadetle Geçirmek ve Her Gün Kur'an Hatmetmek İmam Sadık (a.s)'dan şöyle nakledilmiştir: “Bir gün Resulullah (s.a.a) ashabına buyurdular ki: “Hanginiz bütün günleri oruç tutuyorsunuz?” Selman: “Ben ya Resulellah!” dedi. Resulullah (s.a.a): “Hanginiz (her zaman için) geceyi ibadetle geçiriyorsunuz?” diye buyurdular. Selman: “Ben ya Resulellah” dedi. Yine Resulullah (s.a.a): “Hanginiz Kur'an'ı her gün hatmediyorsunuz?” diye sordular. Selman: “Ben ya Resulellah” dedi. Ashaptan birisi bu durumdan rahatsız olup şöyle dedi: “Ya Resulellah! Selman Fars ırkından olan birisidir, biz Kureyş cemaatına iftihar etmek istiyor. Siz; “Hanginiz bütün günleri oruç tutuyorsunuz?” diye buyurdunuz, Selman ben dedi; oysaki o çoğu günler yemek yiyor. Siz; “Hanginiz geceyi ibadetle geçiriyorsunuz?” buyurdunuz, Selman ben dedi; oysaki o çoğu geceleri yatıyor. Siz; “Hanginiz her gün Kur'ân'ı hatmediyorsunuz?” buyurdunuz, Selman yine ben dedi; oysa o, günlerin çoğunu susmakla geçiriyor.” Resulullah (s.a.a) onun bu sözü üzerine şöyle buyurdular: “Vazgeç (sus) ey filanı, ben size Hekim Lokman gibiyim (her sözümün bir hikmeti vardır). Onun kendisinden sorsan seni aydınlatır.” Derken o adam Selman'a şöyle dedi: “Ya Eba Abdullah! (Hz. Selman'ın künyesi) Sen bütün günleri oruçlu geçirdiğini mi sanıyorsun?” Selman: “Evet” dedi. O adam: “Ben senin çoğu günler yemek yediğini görüyorum” dedi. Selman cevabında şöyle dedi: “Sandığın şekilde değildir, ben her ay üç gün oruç tutuyorum, Allah-u Teala buyurmuştur ki: “Kim bir iyilikle gelirse, yaptığının on misli mükâfat verilecektir.” Ben Şaban ayını Ramazan ayına muttasıl ediyorum. İşte bu sevm'ud- dehr (bütün günlerin orucu)'in manasınadır. Daha sonra o adam şöyle dedi: “Sen bütün geceyi ibadetle geçirdiğini mi sanıyorsun?” Selman: “Evet” dedi. O adam: “Sen gecenin çoğunu uyuyorsun.” Selman cevaben şöyle dedi: “Senin düşündüğün gibi değildir. Fakat ben habibim Resulullah (s.a.a)'in şöyle buyurduğunu duydum: “Kim abdestli uyuyorsa, bütün geceyi ibadetle geçirmiş gibidir.” Binaen aleyh ben daima abdestli uyuyorum.” Sonra o adam: “Sen her gün Kur'an'ı hatmettiğini mi sanıyorsun?” dedi. Selman: “Evet” dedi. O adam: “Oysa sen günlerin çoğu vakitlerinde susuyorsun” Selman cevaben şöyle dedi: “Senin sandığın gibi değildir. Ama ben habibim Resulullah (s.a.a)'den Hz. Ali'ye şöyle buyurduklarını duydum: “Ya Ebe'l Hasan! (Hz. Ali'nin künyesi) Senin meselin ümmetim arasında “Kulhu vellahu ehad” (İhlâs suresi) gibidir. Kim onu bir defa okursa, Kur'an'ın üçte birini okumuştur; kim onu iki defa okursa, Kur'an'nın üçte ikisini okumuştur; kim onu üç defa okursa, Kur'an'ı hatmetmiş gibidir.” Daha sonra Resulullah (s.a.a) şöyle buyurdular: “Ya Ali! Kim seni diliyle severse, imanın üçte biri kâmil olur. Kim seni dili ve kalbiyle sever eliyle de yardımda bulunursa, imanı kâmil olur.” Resulullah (s.a.a) daha sonra sözlerinin devamında şöyle buyurdular: “Ya Ali! Beni hak olarak meb'us kılan (peygamber seçen) Allah'a ant olsun ki, eğer yeryüzünün ehli seni gökyüzünün ehli gibi sevseydi, kesinlikle hiçbir kimse cehennem ateşiyle azap edilmezdi.” Daha sonra cenabı Selman sözünden netice alarak şöyle dedi: “Ben her gün “Kulhu vellahu ehad” (İhlas) suresini üç defa okuyorum.” Bu esnada o adam ağzı taşla kapatılmışçasına ayağa kalktı (ve çekip gitti). Mezkur hadisten bir kaç netice elde etmek mümkündür: 1- İhlas suresi, Kur'an'ın üçte biridir. 2- Bazı ameller zahirde küçük de görünse Allah katında büyüktür ve tam bir değere sahiptir. 3- Hz. Ali (a.s)'ın sevgisi imanı kamil edendir. Allah Teala bu meseleye Kur'an'ı Kerim'de değinmiştir; Gadir-i Humda şu ayet-i şerifeyi dinin ikmali ve nimetin tamamlanması unvanıyla Resulullah'a nazil etmiştir: “Bugün dininizi ikmal ettim, size verdiğim nimetimi tamamladım ve İslam'ı size din olarak verip buna razı oldum” Her Gece Kur'ân Hatmetmek, Bütün Peygamberleri Şefaatçi Kılmak, Müminleri Razı Etmek, Hac ve Umre Yapmak Hz. Fatime (a.s) şöyle nakletmiştir: “Bir gün Resulullah (s.a.a), uyumak için yatağı sermiş olduğum halde yanıma geldi ve şöyle buyurdu: “Ey Fatime, şu dört şeyi yapmadıkça uyuma: Kur'ân'ı hatmetmek, Peygamberleri şefaatçi kılmak, müminleri razı etmek, Hac ve umre yapmak.” Resulullah (s.a.a) bunları buyurup namaza koyuldu, namazını bitirene kadar sabrettim. Ya Resulullah! Dört şey yapmayı bana emrettin, oysa onları şu halde yapmaya kadir değilim dedim. Resulullah (s.a.a) gülümseyerek şöyle buyurdular: “Kulhu vellah” (İhlas) suresini üç defa okuduğunda, Kur'an'ı hatmetmiş gibi olursun; bana ve benden önceki Peygamberlere salavat getirdiğinde kıyamet günü senin şefaatçin oluruz; müminlere mağfiret dilediğinde hepsi senden razı olur; “Subhanellahi velhamdu lillahi vela ilahe illellahu vellahu ekber” dediğinde ise Hac ve Umre yapmış (gibi) olursun.” Salâvat Getirmek Zahmeti az olup faydası çok olan amellerden biri de Peygamber ve Ehl-i Beyt'ine salâvat getirmektir. Allah Teala'nın kendisi ve melekleri Peygamber'e ve Ehl'i Beyt'ine salâvat getirip müminlere de Ahzab suresinin 56. ayetinde bu ameli yapmayı emretmiştir. Hadislerde de oldukça bu amelin önemine deyinilmiştir. O hadislerden bir kaçının tercümesini sizlere sunuyoruz: 1- Salâvat Getirmek Günahların Affedilmesine Sebep Olur İmam Rıza (a.s) bu konuda şöyle buyurmuştur: “Günahların keffaretine gücü yetmeyen kimse Muhammed ve Ali Muhammed' e çok salâvat getirsin. Çünkü salâvat günahları yok eder.” 2- Salâvat Duanın İcabete Erişmesi İçin Engellerin Kalkmasına Sebep Olur Hz. Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Her dua, Muhammed ve al- i Muhammed' e salâvat getirmedikçe gökten (icabete erişmekten) engellenmiş olur.” 3- Salâvat Getirmek İhtiyaçların Karşılanmasına Sebep Olur İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur ki: “Kim, Muhammed ve Al- i Muhammed'e yüz defa salâvat getirirse, yüz haceti, otuzu dünya haceti olmak üzere kabul olur.” 4- Salâvat Yazmanın Mükâfatı Resulullah (sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem) buyurmuştur ki: “Kim bir yazısında bana salâvat yazarsa, ismim o yazıda olduğu müddetçe melekler sürekli olarak ona mağfiret dilerler.” 5- Salâvatsız Sözün Bereketi Yoktur Resulullah (s.a.a) buyurmuştur ki: “Allah'ın ismi anılmadan ve bana salâvat getirilmeden başlanılan her söz, bereketsizdir.” 6- Salâvat Getirmek Peygambere Yakın Olmaya Sebep Olur Resulullah (s.a.a) buyurmuştur ki: “Kıyamet günü insanların bana en yakın olanı, bana en çok salâvat getirenidir.” Ehl-i Beyt'e Sevgi Beslemek Peygamber (s.a.a) uzun bir hadiste şöyle buyurmuştur: “Bilin ki, kim Ali'yi Severse, beni sevmiştir, kim beni severse Allah Teala ondan razı olur, Allah Teala kimden razı olursa onu cennete götürür. Bilin ki kim Ali'yi severse, Kevser'den su içmedikçe, Tuba ağacından meyve yemedikçe ve cennetteki yerini görmedikçe dünyadan ayrılmaz. Bilin ki kim Ali'yi severse, cennetin Sekiz kapısı onun yüzüne açılır ve sorgu sualsiz istediği kapıdan cennete girer. Kim Ali'yi severse, Allah-u Teala amel defterini sağ eline verir ve Peygamberlerin hesabı gibi onu hesaba çeker. Bilin ki kim Ali'yi severse, Allah-u Teala ölüm sekeratını (can çekişmesini) ona kolaylaştırır ve kabrini cennet bahçelerinden biri kılar. Bilin ki kim Ali'yi severse, Allah-u Teala ona, bedeninde olan damar sayısınca Huri bağışlar, ailesinden olan seksen kişiye şefaat eder ve bedenindeki her tüy sayısınca kendisine huriler ve cennete bir şehir verilir. Bilin ki kim Ali'yi severse, Allah-u Teala, ölüm meleğini Peygamberlere gönderdiği gibi ona gönderir, Nekir ve Münkir'in korkusunu ondan giderir, yüzünü ak (nurlu) kılar ve şehitler efendisi Hamza ile beraber olur. Bilin ki kim Ali'yi severse, kıyamet günü padişahlık tacı başına bırakılır ve keramet elbisesi ona giydirilir. Bilin ki kim Ali'yi severse, sırattan (yıldırım gibi) geçer, azaptan âmânda kalır, ona bir hesap defteri açılmaz, terazi kurulmaz ve ona, hesapsız olarak cennete gir denilir. Bilin ki kim Âl-i Muhammedi (s.a.a) severse, hesap, mizan (tartı) ve sırattan emin (güven içinde) olur. Bilin ki kim Âl-i Muhammed (s.a.a) sevgisi üzerine ölürse, cennette peygamberlerle beraber olması için onun kefili olurum. Bilin ki kim Âl-i Muhammed'in buğzu (düşmanlığı) üzere ölürse, cennet kokusunu almayacaktır.” Tezekkür Zikredilen bu hadiste göze çarpan sözlerden biri de şudur ki, Ali b. Ebi Talib (a.s)'ı sevenler, can çekiştiklerinde Allah'ın lütfüne meşmul olup ölüm meleği (Azrail) şefkatle ruhlarını kabzeder (alır). Bu, Allah-u Teala'nın gizli lütuflarından sadece birisidir. Bu mevzunun izahı için Bihar’ul-Envar'da nakl olunan şu hadise dikkat ediniz: Hz. İbrahim (a.s) bir melekle mülakat edip ona “Sen kimsin?” diye sordu. Melek cevabında: “Ben ölüm meleğiyim” dedi. Hz. İbrahim (a.s): “Acaba müminlerin ruhunu kabzettiğin zamandaki şekline girip onu bana göstere bilir misin?” dedi. Melek cevabında: “Evet, yüzünü benden çevir” dedi. Bunun özerine Hz. İbrahim yüzünü ondan çevirdi. Sonra onu güzel simalı, güzel elbiseli, güzel şemailli ve hoş kokulu bir genç olarak gördü. Hz. İbrahim (a.s) ona şöyle dedi: “Ey ölüm meleği! Eğer senin güzel simandan başka bir şey mümin'e yetişmezse dahi bu ona yeter!” Hz. İbrahim (a.s) daha sonra meleğe şöyle dedi: “Facirin (kötü adamın) ruhunu aldığın vakitteki şekle girip onu bana göstere bilir misin?” Melek; “Görmeğe kudretin olmaz” dedi. Hz. İbrahim; “Sakıncası yoktur” dedi. Bunun üzerine melek; “Öyleyse yüzünü benden çevir”dedi. Sonra Hz. İbrahim (a.s) teveccüh edip onu, tüyleri kalkmış, kötü kokulu, siyah elbiseli, ağzından ve burnundan ateş ve duman çıkan siyah bir genç olarak gördü. Hz. İbrahim (a.s) bu durumu görünce bayılıp düştü. Daha sonra ayıldı ve ölüm meleği de ilk şekline döndü. Hz. İbrahim (a.s) şöyle dedi: “Ey ölüm meleği! Eğer facir (zalim) adam, bundan başka bir şey görmese dahi bu ona yeter!” Açıktır ki, birini seven kimse, ona uymaya, onun yaptıklarını yapmaya, hatta onun sevdiği veya sevmediği şeylere dikkat göstermeğe çalışır. Ama eğer sadece dilde seviyorum derse böyle bir sevginin ona pek faydası olmaz. Asıl sevgi kalpte olandır, kalpte olduğunda amele de yansımaktadır. Allah Teala buyuruyor ki: “(Ey Muhammed!) De ki: Eğer Allah’ı seviyorsanız, bana uyun.” İmam Muhammed Bakır (a.s): “Allah'a isyan eden, O'nu tanımamıştır” buyurup şu manzumeyi okumuşlardır: Sevdiğini söyler, isyan edersin O'na Acayip bir iştir bu, andolsun ki canına Sevgin gerçek olsaydı, itaat ederdin O'na Çünkü aşık maşukun, sözünden çıkmaz asla. Şunu da ekleyelim ki, Ehl-i Beyt’e sevgi duymak, açıklandığı üzere gerçek anlamdaki sevginin özelliklerini taşımasa da, mutlaka insana faydası vardır. Fakat bu fayda fark etmektedir. Bu konuda şu rivayeti nakletmekle yetiniyoruz: “Yusuf isminde bir Hıristiyan, İmam Ali Naki (a.s)’dan bir çok keramet görüyor. İmam (a.s); “Ey Yusuf! İslam'ı seçmen için yeterli miktarda delil görmedin mi?” diye soruyor. Yusuf cevaben: “Yeterince delil gördüm” diyor. İmam (a.s) onun bu sözü üzerine şöyle buyuruyorlar: “Heyhat! Sen Müslüman olmayacaksın, ama senin oğlun İshak Müslüman ve Şii olacaktır. Ey Yusuf! Halk zannediyor ki, sizin bize karşı olan sevgi ve dostluğunuzun bir faydası yoktur. Allah'a andolsun ki, onların zannettikleri gibi değildir. Kimin bize karşı sevgisi olursa, ister Müslüman olsun ister gayri Müslüman faydasını mutlaka görecektir.”
 

Yorum Ekle

Yazdır

YORUM LİSTESİ

KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER

15/04/2011 - 14:49 Ayetullah Sistani Suudi Kralı’nın Görüşme Talebini Ret Etti
14/04/2011 - 11:26 Tevhit bütün İslam Emirlerinin Ruhudur
12/04/2011 - 12:03 Kurân ve Hadisler de Komşuluk
14/02/2011 - 20:25 Hz. Muhammed (s.a.a) ile Hz. Hatice’nin (s.a) Evliliği
14/02/2011 - 20:23 Hz. Peygamber’in (s.a.a) Kutlu Doğumu ve Vahdet Haftası
31/01/2011 - 16:07 1.Hayat Pınarı Bilgi Yarışması
19/01/2011 - 09:50 Hz. Fatıma’nın (s.a) Cennetteki Makamı
18/01/2011 - 15:23 Erbain Ziyaretnamesi
30/12/2010 - 16:27 Muktada el-Sadr’dan Erdoğan'a Teşekkür
23/12/2010 - 09:51 Ayetullah Sübhani’den Başbakana Teşekkür Mesajı
23/12/2010 - 09:33 Şeyh Celaleddin Sagîr'den Erdoğan'a Teşekkür
23/12/2010 - 09:29 Berlin İmam Cafer Sadık (a.s) Camiinde Aşura
20/12/2010 - 09:57 Ankara Kocatepe'de Görkemli Kerbela Anma Merasimi
20/12/2010 - 09:44 Kars'ta Aşura
20/12/2010 - 09:40 Avrupa "Lebbeyk Ya Hüseyin" Nidalarıyla İnledi
20/12/2010 - 09:35 Suudi Arabistan’da Şiilerle Vahabiler Arasında Şiddetli Çatışmalar
18/12/2010 - 10:34 Aralık'ta Duygulu Aşura yas Merasimi
18/12/2010 - 10:31 Kocaeli Kerbela Şehitlerine Ağladı
18/12/2010 - 10:14 Malatya'da Kerbela Şehitlerini Anma Merasimi
18/12/2010 - 10:12 Bursa'da Kerbela Şehitlerini Anma Merasimi
18/12/2010 - 10:04 Kayışdağın’da Görkemli Aşura Yas Merasimi
17/12/2010 - 11:44 İran'da Milyonluk Aşura Merasimleri
17/12/2010 - 10:46 Iğdır‘da Tasua ve Aşura Günü Gözyaşları Sel Oldu
17/12/2010 - 10:19 Halkalı'da Tarihi Aşura
17/12/2010 - 10:09 Aşura Merasimi Halkalı’da Yine Görkemli Düzenlendi
17/12/2010 - 09:48 Başbakan Aşura Merasimine Katıldı
15/12/2010 - 10:30 Aşura
15/12/2010 - 09:45 Tasua Günü Ne Oldu?
13/12/2010 - 12:44 Ölümü Ancak Saadet Bilirim!
13/12/2010 - 11:40 Yezid Kimdir?
11/12/2010 - 14:03 Kerbela Kıyamının Sebepleri
11/12/2010 - 13:15 Kerbela Kıyamının Niteliği
10/12/2010 - 09:57 Kerbela Bir Mekteptir
24/11/2010 - 14:08 Dua İnsanı Yüceltir
23/11/2010 - 13:42 Namazın Hikmeti
23/11/2010 - 12:30 Ana-Babaya İyilik ve Saygı
23/11/2010 - 12:26 Hz. Ali`den (a.s) Güzel Sözler
23/11/2010 - 09:54 Gadir Gününde Taç Töreni
12/11/2010 - 15:25 İnsan neden Allah’ı unutur?
08/11/2010 - 15:00 Namazda On Güzellik
01/11/2010 - 14:59 El Ezher Şeyhi, Ayetullah Sistani'yi Ziyaret Edecek
28/10/2010 - 13:44 Güler Yüzlülük ve Güzel Ahlak
28/10/2010 - 13:27 İyi Bir Eşin Nitelikleri
25/10/2010 - 14:47 Kendini Tanıma ve Yetiştirme
25/10/2010 - 13:22 İslâm Ahlâkının Özellikleri
22/10/2010 - 12:53 Ayetullah Sistani, Askerleri Uyardı
20/10/2010 - 20:10 İmam Ali Rıza’nın (a.s) Kısaca Hayatı
20/10/2010 - 12:44 Sılayı Rahim
20/10/2010 - 12:40 Takva ve Değerli Aşamaları
15/10/2010 - 13:57 Anne Hakkı
24/09/2010 - 10:13 Kurândaki Akrabalık İlişkisi
14/09/2010 - 12:16 Takva ve Büyük Günahlar
28/07/2010 - 10:06 İmam Mehdi'nin (a.f) Mübarek Doğum Günü
24/06/2010 - 11:03 Recep Ayı İstiğfar ve Tövbe Ayıdır
24/06/2010 - 11:02 Recep Ayı Gecelerine Ait Namazlar
23/06/2010 - 09:39 Recep Ayının Faziletleri
11/06/2010 - 08:41 İlahi Adalet 1
10/06/2010 - 10:14 Takvasız Kurân Okuyanın Akıbeti
07/06/2010 - 08:21 İstiğfar
31/05/2010 - 09:05 İslam'da İrfan ve Hikmet
28/05/2010 - 10:19 İrfan ve Şeriat
26/05/2010 - 15:06 Ölüm Anında Kurân Tilavet Etmek
22/05/2010 - 08:59 Nasıl İhlâslı Olabiliriz?
19/05/2010 - 10:21 Misafirlik ve Misafirperverlik
18/05/2010 - 09:24 Hz. Fatıma'nın (s.a) Şehadeti
18/05/2010 - 08:52 Hz. Fatıma’nın (s.a) Kapısının Yakılması
18/05/2010 - 08:47 Hz. Fatıma’nın (s.a) Zühdü Ve Takvasından Örnekler
12/05/2010 - 09:10 İslam Tarihinden Örnekler
08/05/2010 - 09:11 Kur'an ve Hadislerde Nefisle Cihat
05/05/2010 - 09:17 Bir Kurân Gerçeği Üzerine
03/05/2010 - 09:17 Ahde Vefa
03/05/2010 - 09:13 Küçük Görülen Büyük Ameller
26/04/2010 - 14:43 Allah Korkusundan Ağlamak
22/04/2010 - 10:38 Kurân-ı Kerim İfadesinde Müstakildir
13/04/2010 - 10:17 Hak ve Batıl
12/04/2010 - 11:15 Kurân-ı Kerim’in Mücize Oluşu
08/04/2010 - 11:13 Namazla İlgili Hadisler ve Güzel Sözler
08/04/2010 - 11:10 Namazın Hikmeti
06/04/2010 - 08:42 Mirac’u Saadet (2)
06/04/2010 - 08:39 Mirac’u Saadet (1)
05/04/2010 - 09:03 Kurân, Karanlıklardan Kurtulma Nedenidir
03/04/2010 - 08:46 Haset Huyuyla Nasıl Mücadele Etmeliyiz?
19/03/2010 - 11:08 İslami Adabı Riayet Etmek
16/03/2010 - 09:26 Kemale Ulaşmanın Yolu
12/03/2010 - 10:22 Gençlik Sorunları
12/03/2010 - 10:19 Kurân Okumanın Bereketi
10/03/2010 - 09:17 En Kötü İnsan
28/01/2010 - 10:32 Küçük Görülen Büyük Ameller
09/01/2010 - 14:12 Ayetullah Hamanei'nin huzurunda Aşura töreni
17/11/2009 - 09:55 Dokuzuncu İmam Cevad'ın Hayatı
11/11/2009 - 08:29 Rızk Kavramının Kurân'da İfade Ettiği Anlam
11/11/2009 - 08:25 Bir Kurân Gerçeği Üzerine
05/11/2009 - 14:16 Hz.Ali'nin Kasia Hutbesi 
30/10/2009 - 08:23 İmam Ali b. Musa'nın (a.s) Kısaca Hayatı
21/10/2009 - 08:34 Müslüman İşini Güzel Yapar 
02/09/2009 - 13:55 Oruç ve Nefsi Tezkiye 
02/09/2009 - 13:48 Rahmet Ayı Ramazan 
02/09/2009 - 13:38 Bana Dua Edin 
02/09/2009 - 13:28 Zahiri ve Batıni Oruç   
28/08/2009 - 14:22 Oruç Tutmanın Felsefesi
 
Multimedia
Anket

Sitemizin yeni halini nasıl buldunuz?

Seçenekler
Kötü
İyi
Çok iyi

Sonuçları Göster

 
 
 
 
Ehlibeyt Gençliği 1

Sevginin Saf Kaynağı
Ehlibeyt Gençliği 3

SONSUZA KADAR ALACAKLI OLMAK
Ehlibeyt Gençliği 2

Allah’a Yolculuk
Ehlibeyt Gençliği 4

İslâm Öncesi Dinlerde Mehdi İnancı
Ehlibeyt Gençliği 5

Gaybet'i Kübradan Sonra
Ehlibeyt Gençliği 6

Algılama ve Düşünme Üzerine
Ehlibeyt Gençliği 6

Ramazan İle Sonsuzlaşmak
Ehlibeyt Gençliği 7

İsrail'i Kim Şımarttı
Yazilan yazilar yazarin kendi sorumlulugundadir. Sitemiz bundan sorumlu tutulamaz
Konuk Yazarlar
Bir Ayet
Çocuk kendisiyle birlikte koşup yürüyecek yaşa gelince İbrahim ona, “Yavrum, ben rüyamda seni boğazladığımı gördüm. Düşün bakalım, ne dersin?” dedi. O da, “Babacığım, emrolunduğun şeyi yap. İnşaallah beni sabredenlerden bulacaksın” dedi.

( SÂFFÂT - 102)

Bir Hadis
İnsanlar dünya kullarıdır, din ise onların dillerine bir yalaktır. Dinin sayesinde geçimlerini sağladıkları müddetçe onun etrafını sararlar, ama zorluklarla imtihan edildiklerinde dindarlar azalır.Hz. Hüseyin (a.s)

Tarih & Saat
Ençok Okunanlar
Yazarlar
Ana Sayfa Hakkımızda İletişim Ziyaretçi Defteri Foto Galeri Linkler

Ehlibeytgencligi.com İnternet üzerinden yayın yapmaktadır. Tüm hakları Saklıdır © 2008 İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Tasarım & Yazılım :
Networkbil.Net