Kull. Adı   Şifre :
Ana Sayfa Hakkımızda İletişim Ziyaretçi Defteri Foto Galeri Linkler
 
İrfan ve Şeriat
 
 
Bu makalenin sonunda ele alınması gereken bir konu da amelî irfânın şer'î hükümlerle ilişkisi veya şeriat ile tarikat arasındaki münasebettir.

28/05/2010

İRFÂN VE ŞERİAT Bu makalenin sonunda ele alınması gereken bir konu da amelî irfânın şer'î hükümlerle ilişkisi veya şeriat ile tarikat arasındaki münasebettir. Bazılarının zannına göre, "amelî irfân" hakikatlerin keşfinde müstakil bir yoldur ve şer'î hükümlere bağlı kalma zorunluluğu olmadan yararlanılabilir. İslâm da ya bunu teyit etmiş (beğenilen bidat) ya da en azından buna engel olmamıştır. Aşırı giden bazıları ise, herhangi bir dine bağlılığın yeterli olacağını söylemişlerdir. Ancak İslâmî açılan, irfânî seyr u sulûk yolu, şer'î yoldan müstakil bir olgu değil, onun daha dakik ve daha latif bir bölümüdür. Eğer şeriatın zâhirî hükümlere ait olduğunu söylersek, o zaman tarikatı da şeriatın bir uzantısı olarak görmeli veya onun bâtınında ona yer vermeliyiz ki bu bâtın ancak zâhirî olan şeriatın hükümlerine riâyet etmekle gerçekleşebilir. Örneğin şeriat, namazın zahiri hükümlerini belirler, tarikat ise namazı nasıl huzur-i kalp ile kılabileceğimizi ve ibadetlerin kemal şartlarını açıklamayı üstlenir. Şeriatta İlahî azaptan kurtulma ve cennet nimetlerine kavuşmak için ibadetleri yerine getirmek yeterlidir. İrfânda ise niyetin Allah'tan gayrı her şeyden temizlenmesinde ısrar edilir ki bu tür bir ibadet Ehl-i Beyt'in (a.s) rivâyetlerinde "hür insanların ibadeti" diye tanımlanır. Yine şeriata baktığımızda, şirkten maksat, açık şirk diye nitelendirilen putların vb. şeylerin ibadetidir. Fakat tarikatta, şirkin, gizli ve daha gizli diye daha dakik türlerinin tanıtımı söz konusudur. Allah'tan gayrisine umut bağlamak, ondan gayrisinden korkmak, ondan başka birisinden yardım dilemek, ondan başkasına sevgi ve aşk beslemek, bütün bunlar asaleten ve müstakil bir şekilde gerçekleşir ve İlahî emirlere itaat amacı taşımazsa bir nevi şirk sayılır. Bu yüzden bid'at sayılan ve insanların kendisi tarafından üretilen âyinler, âdâp ve âdetler, istenilen-beğenilen şeyler olmamasının yanı sıra, insanın hakikî irfâna ulaşmasına da engel olabilir. Bu âyinlerin durumu böyle olunca, açık ve kesin bir şekilde nehyedilen ve haram kılınan vesilelerden yararlanmanın durumunu kendin anla. Bazı işlerin, bazı geçici irfânî haletlere yol açabilmesi mümkündür; fakat iyi bir âkıbeti yoktur ve kesin felakete sürükleyecek şeytanî bir tuzak da olabileceği için bu tür şeylere itibar edilmemelidir. Velhâsıl hak olan, Hak Teâlâ'ın buyurduğu şeydir: "Hak'tan sonra dalaletten başka ne olabilir?" (Yunus, 32) Allah'ın selamı hakka uyanların üzerine olsun. -------------------------------------------------------------------------------------------------- DİPNOTLAR: [1] -Örnek olarak şu âyetleri zikredebiliriz: "Göklerde ve yerde olan (her) şey O'na tesbih etti ve O'dur izzet ve hikmet sahibi. * Göklerde ve yerde olan (her) şeyin mülkiyeti O'na aittir; diriltir ve öldürür ve O her şeye kâdirdir. * O'dur evvel, Odur âhir ; O'dur zâhir, O'dur bâtın ve Odur her şeyden haberdar olan." (Hadid, 1-3) "Olduğunuz her yerde O sizinle birliktedir ve Allah yaptığınız her şeyi görendir." (Hadid, 4) "O, Allah'tır; O ki O'ndan başka ilah yoktur. Gaybı ve açıkta olanı bilendir; O'dur Rahmân ve Rahim. * O Allah ki O'ndan başka ilah yoktur. Meliktir; 'Küddüs'tür; Selam'dır; Mu'min'dir; Müheymin'dir (koruyup gözetendir); Aziz'dir; Cebbâr'dır; Mütekebbir'dir. Allah, (müşriklerin) şirk koşmaktada olduklarından çok yücedir. * O Allah ki, yaratandır (en güzel bir biçimde) kusursuzca var edendir; 'şekil ve suret" verendir. En güzel isimler O'nundur. Göklerde ve yerde olanların tümü, O'nu tesbih etmektedir. O, izzet ve hikmet sahibidir. (Haşr, 22-24) "Görmedin mi ki, göklerde ve yerde olanlar ve dizi dizi uçmakta olan kuşlar, gerçekten Allah'ı tesbih etmektedir. Her biri, kendi duasını ve tesbihini hiç şüphesiz bilmiştir. Allah, onların işlemekte olduklarını bilendir." (Nur, 41) "Yedi gök, yer ve bunların içindekiler O'nu tesbih etmektedir. O'nu övgü ile tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur; ancak siz onların tesbihini kavramıyorsunuz. Şüphe yoktur ki O, halim olandır, bağışlayandır." (İsrâ, 44) "Göklerde ve yerde olan her şey, -isteyerek de olsa istemeyerek de- Allah'a secde eder. Sabah akşam gölgeleri de." (Ra'd, 15) "Allah'ın her hangi bir şeyden yarattığına bakmıyorlar? Onun gölgeleri küçülerek, sağdan ve soldan Allah'a secde eder vaziyette döner. * Göklerde ve yerde olan ne varsa, canlılar ve melekler Allah'a secde ederler ve Onlar büyüklük taslamazlar." (Nahl, 48-49) "Biz âyetlerimizi hem âfakta hem de kendi nefislerinde onlara göstereceğiz; öyle ki şüphesiz onun hak olduğu kendilerine açıkça belli olsun. Her şeyin üzerinde senin Rabbinin şahid olması yetmez mi? * Dikkatli olun; gerçekten onlar Rablerine kavuşmaktan yana derin bir kuşku içindedirler. Dikkatli olun; gerçekten O, her şeyi sarıp -kuşatandır." (Fussilet, 53-54) "...Allah yapmakta olduklarını kuşatandı. * ...Allah her şeyi kuşatandır." (Nisa,108-126) "...Her nereye dönerseniz Allah'ın yüzü orasıdır. Şüphe yok ki Allah, kuşatandır, bilendir." (Bakara, 115) [2] -Mesela şu âyetler gibi: "...İman kimseler Allah'a karşı en şiddetli sevgiye sahiptirler..." (Bakara, 165) "...Allah, çok geçmeden, kendisinin onları sevdiği, onların da kendisini sevdiği...bir topluluk getirir..." (Mâide, 54) "İman edip salih amelde bulunanlar ise, işte onlardır yaratılmışların en hayırlıları. * ...Allah onlardan razı olmuştur; onlar da Allah'tan razı kalmışlardır. İşte bu, Rabbinden içi titreyerek korkan kimse içindir." (beyyine, 7-8) "Ey mutmain nefs * Dön Rabbine (O'ndan) razı olmuş, (O da senden) razı olmuş halde. * Gir kullarımın arasına. * Gir cennetime." (fecr, 27-30) "Hayır, kim iyilik yapıcı olarak, yüzünü Allah'a teslim ederse, artık onun Rabbi katında ecri vardır. Onlar için korku yoktur ve onlar mahzun da olmayacaklardır." (Bakara, 112) "...Rableri onlara tertemiz olan ve temizleyen bir şarap içirir." (İnsan, 21) "Gecenin bir bölümünde O'na secde et ve geceleyin de uzun uzadıya O'nu tesbih et." (İnsan, 26) "Ve onlar Rablerinin yüzünü isteyerek sabrederler; namazı dosdoğru kılarlar..." (Ra'd, 22) "O'nun katında hiç kimsenin karşılığı verilecek bir nimeti (borcu) yoktur; * Yüce Rabbinin vechini istemek başka. * Ve çok geçmeden o razı olacaktır." (Leyl, 19-20-21) "İnsanlardan öylesi vardır ki Allah'ın rızasını kazanmak için nefsini (canını) satar. Ve Allah kullara çok şefkatli olandır." (bakara, 207) "...Öyleyse sen de dini yalnızca O'na halis kılarak Allah'a ibadet et. * Bil ki halis olan din yalnız Allah'a aittir..." (Zumer, 2-3) "Onlar ayakta iken, otururken, yan yatarken Allah'ı zikrederler ve göklerin ve yerin yaratılışı konusunda düşünürler (ve derler ki:) "Rabbimiz, sen bunu boşuna yaratmadın. Münezzehsin sen; bizi ateşin azabından koru." (Âl-i İmrân, 191) "İman edip sâlih amellerde bulunanlar ve Rablerine kalpleri tatmin bulmuş olarak bağlananlar, İşte bunlar da cennetin ashabı (halkı)dırlar. Onda ebedi olarak kalıcıdırlar." (Hud, 23) "Gecenin bir kısmında kalk, sana aid nafile olarak o (Kur'ân'la) ibadet et (Kur'ân oku, namaz kıl). Umulur ki Rabbin seni övülmüş bir makama ulaştırır." (İsrâ, 79) "...O (Kur'ân), daha önce kendilerine ilim verilenlere okunduğu zaman, çenelerinin üstüne kapanarak secde ederler." (İsra, 107) [3] -Bunlardan da sadece bazı örnekler vermekle yetiniyoruz: Hz. Emir-ül Mu'minin Ali (a.s) bir hutbesinde "...Öyle kişiler vardır ki onları ne bir ticaret, ne de alışveriş Allahın zikrinden alıkoyamaz..." (Nur, 37) ayetini okuduktan sonra şöyle buyurmuşlardır: " Allah Subhanehu ve Teala zikri, kalplerin cilası kılmıştır...Öyle zikir ehli kimseler vardır ki o zikri dünyaya karşılık olarak seçmişlerdir; onları ne bir ticaret ne de bir alış veriş bundan alıkoyabilmiştir... Dünyada oldukları halde, sanki dünyayı ahirete taşımışlar ve ötedeki şeyleri görmüşlerdir. Orada kaldıkları sürece sanki berzah ehlinin gaybî hallerine muttali olmuşlar, kıyamet bütün yönleriyle üzerlerinde gerçekleşmiş de dünya ehlinin gözünün önüne gerilen perde aralanmıştır. Ve onlar, insanların göremediklerini görüp, işitemediklerini işitmişlerdir..." (Nehc-ül Belâğa, Hutbe: 222) Yine Hz. Ali (a.s) Şa'baniye Münâcâtı'nın bir bölümünde şöyle yalvarıyor Rabbine: "...Ey Rabbim, her şeyden kopup sana yönelmeyi bana lütfeyle. Kalp gözlerimizi sana bakma nuruyla aydınlat; öyle ki kalp gözlerimiz nur hicaplarını (perdelerini) yırtsın ve azamet madenine ulaşsın; ruhlarımız da kudsünün izzetine bağlansın..." (Mefatihül Cinan kitabı, Şabaniye Münâcâtı) İmam Hüseyin (a.s) Arefe günü duasının bir bölümünde şöyle münâcât ediyor mabuduyla: "...İlâhî, eserlerin değişmesi ve durumların intikalinden anladım ki hiçbir şeyde sana cahil kalmamam için her şeyde kendini bana göstermek istemişsin... İlâhî, vücudunda sana muhtaç olan bir şey, nasıl senin (varlığına) delil olarak gösterilebilir? Acaba senden başkası senden daha aşikar mıdır ki senin açıklanmana vesile olsun?! Sen ne zaman gâip oldun ki sana götürecek bir delile ihtiyacın olsun?! Ve ne zaman uzaklaştın ki eserler (seni arayanları) sana ulaştırsın? Kör olsun seni kendine gözetleyici olarak görmeyen göz! Ve ticaretinde hüsrana uğrasın muhabbetinden nasiplendirmediğin kul!... İlâhî, beni dergahının mukarreblerinin sahip olduğu hakikatlerle süsle ve (cemaline) müştâk olanların yolunda yürüt beni!... Seni kaybeden neyi bulmuştur ve seni bulan neyi kaybetmiştir?!...Sensin her şeyde bana kendini gösteren; böylece ben senin her şeyde zâhir olduğunu gördüm..." Mefâtih-ül Cinân, Arefe duası) İmam Zeyn-ül Âbidin (a.s) "Âriflerin Münâcâtı" isimli duasında şöyle münacat ediyor: "...İlâhî, bizi sinelerinin bağlarında sana olan şevk ve muhabbet ağaçları derin kök salan ve bütün kalpleri muhabbet ateşinle yanan kimselerden eyle. Onlar düşünce yuvalarına sığınmış, kurb ve mükâşefe bahçelerinde yayılmışlardır...Ve sevgililerine bakarak gözleri aydınlanmıştır..." (Mefâtih-ül Cinân, Ariflerin Münâcâtı) "Müridlerin Münâcâtı" isimli münâcâtında şöyle yalvarıyor Hak Teâlâ'ya: "...İlâhî, bizi sana ulaştıracak yollardan yürüt ve dergahına bizi vardıracak en yakın yollardan götür... Sensin benim muradım, başkası değil; sadece senin için geceleri uyumadan sabahlarım. Seninle buluşmaktır gözümün aydınlığı ve sana kavuşmaktır nefsimin arzusu; şevk ve iştiyakım sanadır; muhabbetine hayran ve tutkunum..." (Mefatih-ül Cinân, Müridlerin Münâcâtı) "Sevenlerin Münacatı" isimli duasında ise şöyle arz ediyor: "...İlâhî, kim senin muhabbetinin tadını alır da başkasına yönelir? Kim kurbuna alışır da senden ayrılmak ister?..." (Mefâtih-ül Cinân, Sevenlerin Münâcâtı) İmam Cafer-i Sâdık (a.s) ibadet edenlerin aksamı hakkında şöyle buyuruyor: "İbâdet edenler üç kısımdır: "Bir grup Allah Azze ve Celle'ye korkudan ötürü ibadet eder; bu kölelerin ibâdetidir. Bir grup Allah Tebâreke ve Teâlâ'ya sevaba kavuşmak için ibâdet eder; bu da ücretlilerin ibâdetidir. Bir grup ise Allah Azze ve Celle'ye O'nu sevdikleri için ibâdet ederler; işte bu hür insanların ibâdetidir ve en faziletli ibâdet de budur." (El-Kâfî, C.2, S.84)
 

Yorum Ekle

Yazdır

YORUM LİSTESİ

KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER

15/04/2011 - 14:49 Ayetullah Sistani Suudi Kralı’nın Görüşme Talebini Ret Etti
14/04/2011 - 11:26 Tevhit bütün İslam Emirlerinin Ruhudur
12/04/2011 - 12:03 Kurân ve Hadisler de Komşuluk
14/02/2011 - 20:25 Hz. Muhammed (s.a.a) ile Hz. Hatice’nin (s.a) Evliliği
14/02/2011 - 20:23 Hz. Peygamber’in (s.a.a) Kutlu Doğumu ve Vahdet Haftası
31/01/2011 - 16:07 1.Hayat Pınarı Bilgi Yarışması
19/01/2011 - 09:50 Hz. Fatıma’nın (s.a) Cennetteki Makamı
18/01/2011 - 15:23 Erbain Ziyaretnamesi
30/12/2010 - 16:27 Muktada el-Sadr’dan Erdoğan'a Teşekkür
23/12/2010 - 09:51 Ayetullah Sübhani’den Başbakana Teşekkür Mesajı
23/12/2010 - 09:33 Şeyh Celaleddin Sagîr'den Erdoğan'a Teşekkür
23/12/2010 - 09:29 Berlin İmam Cafer Sadık (a.s) Camiinde Aşura
20/12/2010 - 09:57 Ankara Kocatepe'de Görkemli Kerbela Anma Merasimi
20/12/2010 - 09:44 Kars'ta Aşura
20/12/2010 - 09:40 Avrupa "Lebbeyk Ya Hüseyin" Nidalarıyla İnledi
20/12/2010 - 09:35 Suudi Arabistan’da Şiilerle Vahabiler Arasında Şiddetli Çatışmalar
18/12/2010 - 10:34 Aralık'ta Duygulu Aşura yas Merasimi
18/12/2010 - 10:31 Kocaeli Kerbela Şehitlerine Ağladı
18/12/2010 - 10:14 Malatya'da Kerbela Şehitlerini Anma Merasimi
18/12/2010 - 10:12 Bursa'da Kerbela Şehitlerini Anma Merasimi
18/12/2010 - 10:04 Kayışdağın’da Görkemli Aşura Yas Merasimi
17/12/2010 - 11:44 İran'da Milyonluk Aşura Merasimleri
17/12/2010 - 10:46 Iğdır‘da Tasua ve Aşura Günü Gözyaşları Sel Oldu
17/12/2010 - 10:19 Halkalı'da Tarihi Aşura
17/12/2010 - 10:09 Aşura Merasimi Halkalı’da Yine Görkemli Düzenlendi
17/12/2010 - 09:48 Başbakan Aşura Merasimine Katıldı
15/12/2010 - 10:30 Aşura
15/12/2010 - 09:45 Tasua Günü Ne Oldu?
13/12/2010 - 12:44 Ölümü Ancak Saadet Bilirim!
13/12/2010 - 11:40 Yezid Kimdir?
11/12/2010 - 14:03 Kerbela Kıyamının Sebepleri
11/12/2010 - 13:15 Kerbela Kıyamının Niteliği
10/12/2010 - 09:57 Kerbela Bir Mekteptir
24/11/2010 - 14:08 Dua İnsanı Yüceltir
23/11/2010 - 13:42 Namazın Hikmeti
23/11/2010 - 12:30 Ana-Babaya İyilik ve Saygı
23/11/2010 - 12:26 Hz. Ali`den (a.s) Güzel Sözler
23/11/2010 - 09:54 Gadir Gününde Taç Töreni
12/11/2010 - 15:25 İnsan neden Allah’ı unutur?
08/11/2010 - 15:00 Namazda On Güzellik
01/11/2010 - 14:59 El Ezher Şeyhi, Ayetullah Sistani'yi Ziyaret Edecek
28/10/2010 - 13:44 Güler Yüzlülük ve Güzel Ahlak
28/10/2010 - 13:27 İyi Bir Eşin Nitelikleri
25/10/2010 - 14:47 Kendini Tanıma ve Yetiştirme
25/10/2010 - 13:22 İslâm Ahlâkının Özellikleri
22/10/2010 - 12:53 Ayetullah Sistani, Askerleri Uyardı
20/10/2010 - 20:10 İmam Ali Rıza’nın (a.s) Kısaca Hayatı
20/10/2010 - 12:44 Sılayı Rahim
20/10/2010 - 12:40 Takva ve Değerli Aşamaları
15/10/2010 - 13:57 Anne Hakkı
24/09/2010 - 10:13 Kurândaki Akrabalık İlişkisi
14/09/2010 - 12:16 Takva ve Büyük Günahlar
28/07/2010 - 10:06 İmam Mehdi'nin (a.f) Mübarek Doğum Günü
24/06/2010 - 11:03 Recep Ayı İstiğfar ve Tövbe Ayıdır
24/06/2010 - 11:02 Recep Ayı Gecelerine Ait Namazlar
23/06/2010 - 09:39 Recep Ayının Faziletleri
11/06/2010 - 08:41 İlahi Adalet 1
10/06/2010 - 10:14 Takvasız Kurân Okuyanın Akıbeti
07/06/2010 - 08:21 İstiğfar
31/05/2010 - 09:05 İslam'da İrfan ve Hikmet
28/05/2010 - 10:19 İrfan ve Şeriat
26/05/2010 - 15:06 Ölüm Anında Kurân Tilavet Etmek
22/05/2010 - 08:59 Nasıl İhlâslı Olabiliriz?
19/05/2010 - 10:21 Misafirlik ve Misafirperverlik
18/05/2010 - 09:24 Hz. Fatıma'nın (s.a) Şehadeti
18/05/2010 - 08:52 Hz. Fatıma’nın (s.a) Kapısının Yakılması
18/05/2010 - 08:47 Hz. Fatıma’nın (s.a) Zühdü Ve Takvasından Örnekler
12/05/2010 - 09:10 İslam Tarihinden Örnekler
08/05/2010 - 09:11 Kur'an ve Hadislerde Nefisle Cihat
05/05/2010 - 09:17 Bir Kurân Gerçeği Üzerine
03/05/2010 - 09:17 Ahde Vefa
03/05/2010 - 09:13 Küçük Görülen Büyük Ameller
26/04/2010 - 14:43 Allah Korkusundan Ağlamak
22/04/2010 - 10:38 Kurân-ı Kerim İfadesinde Müstakildir
13/04/2010 - 10:17 Hak ve Batıl
12/04/2010 - 11:15 Kurân-ı Kerim’in Mücize Oluşu
08/04/2010 - 11:13 Namazla İlgili Hadisler ve Güzel Sözler
08/04/2010 - 11:10 Namazın Hikmeti
06/04/2010 - 08:42 Mirac’u Saadet (2)
06/04/2010 - 08:39 Mirac’u Saadet (1)
05/04/2010 - 09:03 Kurân, Karanlıklardan Kurtulma Nedenidir
03/04/2010 - 08:46 Haset Huyuyla Nasıl Mücadele Etmeliyiz?
19/03/2010 - 11:08 İslami Adabı Riayet Etmek
16/03/2010 - 09:26 Kemale Ulaşmanın Yolu
12/03/2010 - 10:22 Gençlik Sorunları
12/03/2010 - 10:19 Kurân Okumanın Bereketi
10/03/2010 - 09:17 En Kötü İnsan
28/01/2010 - 10:32 Küçük Görülen Büyük Ameller
09/01/2010 - 14:12 Ayetullah Hamanei'nin huzurunda Aşura töreni
17/11/2009 - 09:55 Dokuzuncu İmam Cevad'ın Hayatı
11/11/2009 - 08:29 Rızk Kavramının Kurân'da İfade Ettiği Anlam
11/11/2009 - 08:25 Bir Kurân Gerçeği Üzerine
05/11/2009 - 14:16 Hz.Ali'nin Kasia Hutbesi 
30/10/2009 - 08:23 İmam Ali b. Musa'nın (a.s) Kısaca Hayatı
21/10/2009 - 08:34 Müslüman İşini Güzel Yapar 
02/09/2009 - 13:55 Oruç ve Nefsi Tezkiye 
02/09/2009 - 13:48 Rahmet Ayı Ramazan 
02/09/2009 - 13:38 Bana Dua Edin 
02/09/2009 - 13:28 Zahiri ve Batıni Oruç   
28/08/2009 - 14:22 Oruç Tutmanın Felsefesi
 
Multimedia
Anket

Sitemizin yeni halini nasıl buldunuz?

Seçenekler
Kötü
İyi
Çok iyi

Sonuçları Göster

 
 
 
 
Ehlibeyt Gençliği 1

Sevginin Saf Kaynağı
Ehlibeyt Gençliği 3

SONSUZA KADAR ALACAKLI OLMAK
Ehlibeyt Gençliği 2

Allah’a Yolculuk
Ehlibeyt Gençliği 4

İslâm Öncesi Dinlerde Mehdi İnancı
Ehlibeyt Gençliği 5

Gaybet'i Kübradan Sonra
Ehlibeyt Gençliği 6

Algılama ve Düşünme Üzerine
Ehlibeyt Gençliği 6

Ramazan İle Sonsuzlaşmak
Ehlibeyt Gençliği 7

İsrail'i Kim Şımarttı
Yazilan yazilar yazarin kendi sorumlulugundadir. Sitemiz bundan sorumlu tutulamaz
Konuk Yazarlar
Bir Ayet
Mal toplayan ve onu durmadan sayan, insanları arkadan çekiştiren, kaş göz işaretiyle alay eden her kişinin vay haline!

( Hümeze - 1)

Bir Hadis
İmam Rıza(a.s)Buyuruyorki "Kim,fakir bir müslüman'la karşılaştığında,zengin kimseye verdiği selamdan farklı şekilde selam verirse kıyamet günü Allah kendisine gazaplı halde mülakat eder."
Tarih & Saat
Ençok Okunanlar
Yazarlar
Ana Sayfa Hakkımızda İletişim Ziyaretçi Defteri Foto Galeri Linkler

Ehlibeytgencligi.com İnternet üzerinden yayın yapmaktadır. Tüm hakları Saklıdır © 2008 İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Tasarım & Yazılım :
Networkbil.Net