Kull. Adı   Şifre :
Ana Sayfa Hakkımızda İletişim Ziyaretçi Defteri Foto Galeri Linkler
 
İstiğfar
 
 
Namazda üçüncü ve dördüncü rekâtlarda tesbihattan sonra “İstiğfar” dilemek müstehaptır. Örnek olarak; “Esteğfirullahe Rabbi ve Etubu İleyh” veya “Allahumme İğfirli” şeklinde söylenmelidir.

07/06/2010

İstiğfar Namazda üçüncü ve dördüncü rekâtlarda tesbihattan sonra “İstiğfar” dilemek müstehaptır. Örnek olarak; “Esteğfirullahe Rabbi ve Etubu İleyh” veya “Allahumme İğfirli” şeklinde söylenmelidir. Mükellef, eğer Allah hakkı konusunda görevlerini yerine getiremezse istiğfar dilemelidir. Örnek olarak, ramazan ayı orucunun kefareti üzerine farz olan bir kimse; bir köle azat etmelidir. Ya da atmış fakir doyurmalıdır. Ya da iki ay peş peşe oruç tutmalıdır. Bunların hiç birini yapamaz ise istiğfar dilemelidir. Fıtri mürtet, eğer erkek olarsa karısı ondan talaksız ayrılmalıdır. Malı mirasçılar arasında bölüştürülür. Eğer tövbe ederse tövbesi kabul edilir. Ancak malının ve karısının dönmesi için faydası yoktur. Soru: Eğer bir kimse başka birinin gıybetini yaparsa, tövbe edebilmek için karşı tarafın rızasını da almalı mıdır? Yoksa yalnızca istiğfar dilemek yeterli midir? Utanma engeli ile karşılaşılırsa ne yapılması gerekir? Cevap: İstiğfar dilemek yeterlidir. İlk Bölüm: Rivayetlere Göre İstiğfar Dilemenin Önemi ve Değeri Rivayetlerde, istiğfar dilemek; yılın en güzel aylarında yapılan en güzel ibadet, en derli toplu dua, en faziletli vesile ve en önemli amel olarak açıklanmıştır. İbadetlerin En Güzeli İmam Sadık (a.) şöyle buyurmuştur: Allah Rasulü (s.a.a.) şöyle buyurmuştur: İstiğfar dilemek ve “La ilahe illallah” söylemek ibadetlerin en güzelleridir. Yüce Allah beni şu iki şey konusunda uyararak şöyle buyurmuştur; Bilmelisin ki, “La ilahe illallah- Allah’tan başka ilah yoktur.” ve Kendi günahların, mümin erkekler ve mümin kadınların günahları için istiğfar dile. Duaların En Derli Toplusu İmam Cafer Sadık (a.) şöyle buyurmuştur: Kuşkusuz, duaların en derli toplusu istiğfar dilemektir. İmam Sadık (a.), peygamberimizin (s.a.a.) şöyle buyurduğunu nakletmiştir: Duaların en hayırlısı istiğfar dilemektir. Vesilelerin En Faziletlisi Hazreti Ali (a.) şöyle buyurmuştur: Vesilelerin en faziletlisi istiğfar dilemektir. Hazreti Ali (a.) şöyle buyurmuştur: Hiçbir şefaatçi ve vasıta istiğfar dilemek kadar etkili değildir. Mübarek Recep, Şaban ve Ramazan Aylarının En Önemli Amellerindendir İmam Sadık’tan (a.), peygamber efendimizin (s.a.a.) şöyle buyurduğu nakledilmiştir: Recep ayı, ümmetimin istiğfar dileme ayıdır. Öyleyse bu ay içinde çok istiğfar dileyin. Çünkü Allah bağışlayandır, esirgeyendir. Rivayetlerden, Şaban ayında yapılan duaların ve zikirlerin en güzelinin istiğfar dilemek olduğu ve bu ayın her gününde yetmiş defa istiğfar dileyen bir kimsenin öteki aylarda yetmiş bin defa istiğfar dilemiş gibi olduğu anlaşılmaktadır. Yüce peygamberimiz (s.a.a.) mübarek Ramazan ayının önemi konusunda açıklamada bulundukları bir hutbede şöyle buyurmaktadır: Canlarınız amellerinizden dolayı rehin alınmıştır. Öyleyse canlarınızı istiğfar dileyerek kurtarınız. Peygamberimizin (s.a.a.) Sünnetine Göre İstiğfar Dilemek Allah Rasulü (s.a.a.) şöyle buyurmuştur: Tövbe ve istiğfar ediniz. Ben her gün yüz defa tövbe (istiğfar) ediyorum. İmam Sadık (a.) şöyle buyurmuştur: Şüphesiz Allah Rasulü (s.a.a.) hiçbir günahı olmamasına karşın her gece ve gündüz yüz defa istiğfar dilerdi. İslam peygamberi (s.a.a.) küçük de olsa bütün toplantılardan sonra yirmi beş defa istiğfar dilerdi. Peygamberimizin (s.a.a.) Mübarek Ömürlerinin Sonundaki En Güzel Ameli Peygamberimizin (s.a.a.) eşlerinden biri olan Ümmü Seleme validemiz şöyle nakletmiştir: Allah Rasulü (s.a.a.) ömürlerinin son günlerinde çeşitli hallerde “Sübhanellahi ve Bi hamdihi- Esteğfirullaha ve Etubu ileyh” zikirlerini çok söylüyordu. Nedenini sorunca şöyle buyurdu: “Ben bu zikri söylemek ile görevlendirildim.” Sonra bize Nasr suresini okudu. İkinci Bölüm: İstiğfar Dilemenin Manevi Bereketleri 1-Rahmet ve Mağfiret Allah’a dönüşün ve tövbenin özü olan günahları terk etmeye ciddi olarak karar vermek ve kötü sonuçlarından dolayı pişman olmak, istiğfar dileme şeklinde ortaya çıkmaktadır. İstiğfar dilemek; tövbenin özünün tercümanıdır. Onun bereketleri ilahi mağfireti kazanmak ve ruhun pisliklerden arınmasını sağlamaktır. Hayat sahnesi etraflıca bir tedavi görmemişse ve günah pisliklerinden de temizlenmemişse, tövbe etmeye ve istiğfar dilemeye sarılmak; günahlardan dolayı ortaya çıkan sıkıntılar ve sorunlardan kaçma yolu olacaktır. Ruhun gıdası olan ilahi kelam, umut nurunu kalplerde canlandırmakta ve ilahi bağışlanmayı müjdelemektedir. Bu konuda şöyle buyurmaktadır: Kim bir kötülük eder yahut kendi öz canına zulüm eder sonra da istiğfar (bağışlanma) dilerse, Allah’ı çok bağışlayıcı ve esirgeyici bulur. Rasullerinden birinin diliyle şöyle buyurmaktadır: (Salih) Dedi ki: Ey kavmim! İyilikten önce niçin kötülüğe acele ediyorsunuz? Esirgenmeniz için Allah’tan istiğfar (bağışlanma) dilemeniz gerekmez mi? Peygamber efendimiz (s.a.a.), ilahi bağış iradesi hakkında haber vererek, rahmet ve mağfireti kazanmanın istiğfar dilemekle mümkün olduğunu açıklamıştır: Peygamberimiz (s.a.a.) şöyle buyurmuştur: Dilinizi istiğfar dilemeye alıştırınız. Çünkü yüce Allah bu mübarek zikri, sizi bağışlamak istediği için size öğretmiştir. Müminlerin Emiri Ali (a.) zarif bir sözünde günahkârları istiğfar silahı hakkında uyandırmaktadır. Başka bir açıklamasında da istiğfar ehlinin ilahi mağfiretten mahrum olmayacaklarının sözünü vermektedir. Ali (a.) şöyle buyurmuştur: İstiğfar dilemek; günahın kötü sonuçlarına karşı günahkârların korunma vesilesidir. Ali (a.) şöyle buyurmuştur: İstiğfar bağışından yararlanan kimse mağfiretten (bağışlanmaktan) mahrum olmayacaktır. İmam Sadık (a.) şöyle buyurmuştur: Kul günah işlediği zaman ona bir gün süre verilir. Eğer istiğfar dilerse günahı (amel defterine) yazılmaz. İmam Sadık (a.) şöyle buyurmuştur: Kim uyumadan önce yüz defa istiğfar dilerse, geceyi sabaha kadar bütün günahları bağışlanmış bir halde geçirecektir. Nitekim ağacın yapraklarını döktüğü gibi hiçbir günahı da kalmayacaktır. 2-Başkalarına Zulüm Etmenin Kefareti Gıybet, hak yeme, mal zayi etme ve buna benzer şeylerle gerçekleşen eş, çocuk, ana baba, dost, iş arkadaşı gibi başkalarının haklarına tecavüz etmek; genelin müptela olduğu sorunlardandır. Yaşam içinde ortaya çıkan sıkıntıların çoğu işte bu zulümlerin bedeli konumundadır. Bu sıkıntıların kötü sonuçlarından kurtulmak için ilk olarak; haklarına zulüm ettiğimiz kişilerin haklarını geri vermek, onlardan helallik istemek ve razı olmalarını sağlamak gerekir. Eğer böyle yapmak sonuç vermezse ya da mümkün olmazsa; yani ister hakkına tecavüz ettiğimiz kişiye ulaşmak olanaksız olsun, ister ondan helallik istemek daha başka sorunları da beraberinde getirecek olsun, bu durumda onun için istiğfar dilememiz gerekmektedir. Allah’tan onun bizden razı olmasını dilemek zorundayız. O zulmü telafi etmek için hayırlı bir işi onun yerine yapmak ve sevabını da ona bağışlamak gerekmektedir. Mal hakkına tecavüz konusunda ise taklit edilen müçtehide veya onun vekiline başvurulmak zorundadır. Peygamber efendimiz (s.a.a.) şöyle buymuştur: Kim bir kimseye zulüm eder sonra onu telafi edemezse ya da helallik alamazsa, kendi günahına kefaret olması bakımından zulüm gören kimse için Allah’tan istiğfar dilemelidir. Masum imamdan (a.) şöyle nakledilmiştir: Gıybet etmenin kefareti, gıybet ettiğin kimse için istiğfar dilemektir. Bir hadiste, Huzeyfe Yemani’den şöyle nakledilmiştir: Ben, kötü bir dile sahiptim. Aileme kötü davranıyordum. Şöyle arz ettim: Ey Allah’ın Rasulü! Dilimin beni cehennemlik edeceğinden korkuyorum. Peygamberimiz (s.a.a.) şöyle buyurdu: İstiğfar dilemek ile aran nasıldır? Ben günde yüz defa istiğfar diliyorum. 3-Kalp Huzuru ve Nuru Yorgun gönüllülük, taş yüreklilik ve kafa karışıklılığı gibi şeyler; insandan iyi niyeti, telaşı, çalışmayı, heyecanı, özü ve neşeyi alan belâların bazılarıdır. Bu tür istenmeyen durumları önlemek ya da tedavi etmek için İslami metinlerde yararlı ameller bulunmaktadır. Örnek olarak; zikir (Esteğfirullah) söylemek, iyilerle veya âlimlerle oturup kalkmak, masumların (a.) emirleriyle dostluk kurmak, ölümü hatırlamak ve İslami toplantılara katılmak gibi şeyler tavsiye edilmektedir. Peygamber efendimiz (s.a.a.) şöyle buyurmuştur: İnsanların kalpleri de metalin paslanması gibi pas tutar. Öyleyse, onları istiğfar dileyerek ve kur-an okuyarak cilalayınız. 4-Amel Nuru Bir amelin ihlâslı bir şekilde yapılarak korunması ve aynı halde yüce Allah’ın huzuruna yükseltilmesi çok zordur. Böyle bir ameli yapmak ilahi bir lütfu gerektirmektedir. Bize, ilahi olmayan bütün vesveselere karşı amelin halisleştirilmesi konusunda yardım eden ve nuruyla amel defterimizi aydınlatan konulardan biri de, çokça istiğfar dilemek ve bu konuda sürekli olmaktır. İmam Sadık’tan (a.) şöyle nakledilmiştir: Kul çokça istiğfar dilediği zaman amel defteri nurlu bir halde yüce Allah’ın huzuruna çıkar. 5-Tevhidi Anlamaya Engel Olan Etkenlerin Giderilmesi Özünde gizli şirk olan günah işlemek, ilahi marifetlerin özellikle salt tevhit ilminin anlaşılmamasına neden olan en güçlü engellerden biridir. Bize bu engelleri önlemek ya da tedavi etmek şeklinde temizleme konusunda büyük yardımda bulunan vesilelerden biri de, şartlarıyla birlikte istiğfar dilemektir. Dolayısıyla, Muhammet suresinin 19. ayetinde salt tevhidin algılanması ve ona amel edilmesi emri verildikten sonra adı geçen engellerin algılamaya mani olduğu belirtilmektedir. Bundan dolayı engellerin ortadan kaldırılması için istiğfar dileme emri de verilmektedir. Ancak, belki de iman edenlerin genelinin bu emri tam olarak yerine getiremeyeceklerinden dolayı, lütuf ve rahmet bakımından peygamber efendimiz (s.a.a.) onlar için de istiğfar dilemekle görevlendirilmiştir. Ayette şöyle buyrulmaktadır: Allah’tan başka ilah olmadığını bil. Kendi günahın, iman eden erkeklerin ve iman eden kadınların günahı için de istiğfar (bağışlanma) dile. Allah, dönüp dolaşacağınız yeri ve varacağınız yeri bilir. 6-Manevi Huzurun Güçlendirilmesi İstiğfar dilemenin mucize sonuçları; yalnızca günahlardan dolayı meydana gelen ruhsal sarsıntıları, sorunları ve pislikleri gidermek değildir. Aynı zamanda insanın manevi seyrinin güçlenmesine, ruh kuvvetinin armasına ve sağlamlılığına da neden olarak; bütün manevi boyutunu kaplamaktadır. Nitekim bu konu bazı ayetler ve hadislerden de anlaşılmaktadır: Ey kavmim! Rabbinizden istiğfar dileyin. Sonra ona tövbe edin ki gökten üzerinize bol bol rahmet göndersin. Kuvvetinize kuvvet katsın. Günah işleyerek yüz çevirmeyin. Ayeti kerimede buyrulan kuvvetin üzerine kuvvet eklenmesi, maddi ölçütleri içine alsa da (örneğin: mal, çoçuk ve… gibi) yalnızca bunlarla sınırlı değildir. Onun kapsamı manevi boyuttaki güç ve kuvvetler de olmak üzere bütün kuvvet ölçütlerini içine almaktadır. Ve Rabbinizden istiğfar dileyin. Sonra ona tövbe ediniz ki, sizi belirli bir süreye kadar güzelce yaşatsın ve bütün lütuf sahiplerine lütfunu versin. Ve eğer yüz çevirirseniz, ben sizin için büyük bir günün azabından korkarım. “Bütün lütuf sahiplerine lütfunu versin.” İfadesinin kayıtsız şartsız olmasından dolayı, manevi konuları da kapsamı içine aldığına şahit göstereceğimiz noktalardandır. 7-Ehli-Beyt ile Birliktelik Dünyada ve Ahirette, ister dış görüntü olarak olsun ister yöntemsel olarak olsun, Ehli-Beyt’in (a.) yolunda ve onlarla birlikte hareket etmek bütün imanlı ve marifet sahibi insanların arzularındandır. Dolayısıyla istiğfar ve onun manevi bereketlerinin ışığından yararlanan böyle kişiler için yüce arzularına ulaşmaları kolay bir hale getirilecektir. İmam Cevat (a.) bu konu hakkında yapılan bir soruya cevap olarak; çokça kadir suresini okumayı ve çokça istiğfar dilemeyi öğütlemiştir. Ravi şöyle nakletmiştir: İmam Cevat’a (a.) “Ne zaman kendisinden yararlansam dünyada ve Ahirette sizinle birlikte olabileceğim bir şey öğretin bana.” diye bir mektup yazıp gönderdim. İmam (a.), onun el yazısı olduğunu anlayabileceğim bir şekilde kendi el yazısıyla bana şöyle cevap gönderdi: Kadir suresini çokça oku. İki dudağını da sürekli istiğfar dileyerek nemli tut. (Yani çokça istiğfar dile.) 8-İstiğfar Dilemenin Önemli Yararlarından Biri de Şeytanın Vesveselerinden Korumasıdır İstiğfar dilemeye devam etmek ışığı altında, insan için şeytanın vesveselerinin tehlikesinden koruyan basiret nuru ve kalp huzuru gerçekleşmektedir. Aynı zamanda şeytanın uzun elini de kısaltarak, rivayetin ifadesiyle; şeytanın şahdamarını kesmektedir. Peygamber efendimiz (s.a.a.) şöyle buyurmaktadır: Üç grup, şeytan ve ordusuna karşı güven içindedirler; Allah’ı zikir edenler, Allah korkusundan dolayı ağlayanlar ve seher vaktinde istiğfar dileyenler. İmam Sadık’tan (a.), o da babalarından (a.) peygamberimizin (s.a.a.) şöyle buyurduğu nakledilmiştir: Allah Rasulü (s.a.a.) sahabelerine şöyle dedi: Eğer onu yaptığınız takdirde şeytanın sizden doğu ile batı arası kadar uzaklaşacağı bir şey öğreteyim mi size? Sahabeler dediler ki; Evet, Ey Allah’ın Rasulü öğretin. Efendimiz (s.a.a.) şöyle buyurdu: Oruç şeytanın yüzünü siyah, sadaka belini kırık, Allah yolunda dostluk ve salih amel hususunda yardımlaşma neslini kesik ve istiğfar dilemek şah damarını kesik bir hale getirir. 9-Şerefin Korunması Günahların çirkin kokusu ve sonuçları, insanın, İlahi dergâha yakın olanların ve evliyaların huzurunda rezil olmasına neden olmaktadır. Nitekim bu konuya biraz dikkat edildiği zaman düşünceli bütün insanları utandırdığı anlaşılacaktır. İmam Rıza’dan (a.) o da babalarından (a.) şöyle nakledilmiştir: Ali (a.) şöyle buyurmuştur: Günahların çirkin kokuları ve sonuçları sizi rezil etmeden, kendinize istiğfar dileme vesilesiyle güzel bir koku sürünüz. 10-Faydalı İlimlerin Öğrenilmesini Sağlamak Faydalı ilimler ve marifetler ilahi rızklardandır. İnsan, günahların sonuçlarından dolayı ona ulaşmaktan mahrum kalmaktadır. Ancak mağfiret dileme ve istiğfara sarılma ışığı altında, salt ilimlerin ve marifetlerin öğrenilmesi için zemin hazırlanmış olacaktır. İmam Sadık’tan (a.) şöyle nakledilmiştir: Kim iki ay peş peşe her gün dört yüz defa olmak üzere istiğfar dilerse ilim ya da servetten bir hazine sahibi olacaktır. Üçüncü Bölüm: İstiğfar Dilemenin Maddi Bereketleri İstiğfar dileme konusunda olan ayetlere ve hadislere dikkatle, günahlardan dolayı pişmanlık olan ve tövbenin özünün tercümanı olan istiğfar dileme; manevi bereketlerine ve sonuçlarına ilave olarak, maddi sorunların birçoğunun çaresi ve kapalı kapıları açan bir anahtar konumundadır. 1-İstiğfar Dileme İlahi Azabın ve Belaların İnmesine Engel Olur (Ey Muhammet!) Sen onların içinde oldukça, Allah onlara azap edecek değildir. Onlar istiğfar diledikçe de, Allah onlara azap edecek değildir. Allah Rasulü (s.a.a.) şöyle buyurmaktadır: İstiğfar dileme vesilesiyle belaları kendinizden uzaklaştırınız. İmam Bakır (a.) şöyle buyurmaktadır: Allah Rasulü (s.a.a.) ve istiğfar dilemek, sizin için ilahi azaba karşı iki sağlam kale idiler. Bu iki kalenin, yüce peygamber (s.a.a.) olan büyük kalesi aranızdan ayrılmış ve yalnızca istiğfar dilemek kalmıştır. Öyleyse çokça istiğfar dileyiniz. Çünkü istiğfar günahların yok edecisidir. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: Sen onların arasında oldukça, Allah onlara azap edecek değildir. Onlar istiğfar diledikçe de, Allah onlara azap edecek değildir. İmam Ali (a.) şöyle buyurmaktadır: Kuşkusuz, yüce Allah yeryüzü halkına bir bela vermek istediği zaman şöyle buyurur: Eğer benim yüceliğime âşık olanlar, mescitlerimi imar edenler ve seherleri istiğfar dileyenler olmasaydı; kesinlikle azabımı indirirdim. 2-İstiğfar Dilemek Çeşitli Sorunların Yok Edicisidir Peygamber efendimiz (s.a.a.) şöyle buyurmaktadır: Kim çokça istiğfar dilerse; yüce Allah onun için bütün üzüntülerden bir kurtuluş, bütün darlıklardan bir çıkış ve hiç ummadığı bir yerden de rızk karar kılar. Ravi şöyle nakletmiştir: İmam Hadi’ye (a.) bir mektup yazdım. Mektupta zorluklara ve sıkıntılara karşı benim için yararlı olacak bir dua öğretmelerini istedim. Babalarının (a.) kendi dostlarıyla özel ilgilendikleri ve onlar için çok önemli açıklamalarda bulundukları gibi, benimle bu konu hakkında özel olarak ilgilenmelerini de rica ettim. Bana cevap olarak şöyle yazıp gönderdi: Her zaman istiğfar dilemeye çalış. 3-Rızkın Artma Nedeni İmam Rıza’dan (a.) o da babalarından (a.) şöyle nakledilmiştir: Yüce Allah herkese nimet vermiştir. Dolayısıyla Allah’a hamt etmek gerekir. Kimin rızkı azalırsa istiğfar dilemelidir. Kimi de bir iş üzerse “la havle ve la kuvvete illa billâh” demelidir. İmam Ali’den (a.) şöyle nakledilmiştir: İstiğfar dilemek, rızkın artmasına neden olur. İmam Ali (a.) şöyle buyurmaktadır: Çokça istiğfar dileyerek rızkı kendinize doğru çekiniz. İmam Ali (a.) şöyle buyurmaktadır: Yüce Allah, istiğfar dilemeyi, rızkın kullarına anbean inmesi ve rahmet olması için karar kılmıştır. Çünkü yüce Allah kur-an’da şöyle buyurmaktadır: Rabbinizden istiğfar dileyiniz. Peygamber efendimiz (s.a.a.) şöyle buyurmaktadır: Geçim konusunda ve iş hususunda ne zaman sıkıntıya düşersen, ihtiyacını Allah’tan iste. Ve istiğfar namazını terk etme. İstiğfar namazı iki rekâttır. Her rekâtta Fatiha suresini ve Kadir suresini bir defa okuduktan sonra on beş kez istiğfar dileyeceksin. Sonra her iki rükûda da on defa istiğfar dileyeceksin. Artık sonuna kadar Cafer namazı gibi namazı tamamlayacaksın. Yüce Allah işini düzeltecektir, İnşallah. 4-Üzüntü ve Kederin Giderilmesi İslam peygamberi (s.a.a.) şöyle buyurmaktadır: Kimin üzüntüsü artarsa istiğfar dilemek onun üzerine gerekli olur. 5-İstiğfar Dilemek Çocuk Sahibi Olmak İçin Umut Nedenidir Ravi şöyle nakletmiştir: Bir adam imam Sadık’a (a.) bir soru sordu. Ben de onların yanında idim. O adam şöyle dedi: Canım sana feda olsun. Ben zengin bir kimseyim. Ancak çocuğum olmamaktadır. Acaba benim için bir çare bulunmakta mıdır? İmam (a.) şöyle buyurdu: Evet, bir yıl her gecenin sonunda yüz defa istiğfar dile. Eğer bir gece bunu yerine getiremezsen gündüz kazasını yap. Çünkü yüce Allah şöyle buyurmaktadır: Rabbinizden istiğfar dileyiniz. Kuşkusuz O, çok bağışlayandır… Ravi şöyle nakletmiştir: İmam Bakır (a.) bir iş için Hişam Bin Abdul Melik’in yanına gitti. Ancak, Hişam giriş iznini vermeyi geciktirdi. Nitekim imam Bakır’ın (a.) rahatsız olmasına neden oldu. Hişamın zengin ancak çocuğu olmayan bir kapıcısı vardı. İmam Bakır (a.) ona yaklaştı ve şöyle dedi: Acaba benim Hişam ile görüşmemi sağlayabilir misin? Ben de sana bir dua öğreteceğim ki, onun vesilesiyle çocuk sahibi olacaksın. O dedi ki: Evet. Sonra imamın (a.) Hişam ile görüşmesini sağladı. Hişam da imamın işini yaptı. Ravi şöyle diyor: İmamın (a.) işi bitince Hişamın kapıcısı dedi ki: Canım size feda olsun. Bana söz verdiğiniz dua nedir? İmam (a.) şöyle buyurdu: Her gün sabahları ve akşamları yetmiş defa “Subhanellah”, on defa “Esteğfirullah”, tekrar dokuz defa “Subhanellah” ve onuncusu olarak da bir defa “Esteğfirullah” söyle. Çünkü yüce Allah şöyle buyurmaktadır: İstiğfar dileyiniz… Sonra imam (a.) Nuh suresinin ayetini okudu. Sonra o adam bu reçeteyi aynen yerine getirdi. Ve birçok çocuk sahibi oldu. Bu rivayetin ravilerinden bir olan Süleyman, şöyle nakletmiştir: Ben amcamın kızıyla evlenmiştim. Ancak çocuk sahibi olamamıştım. Ben bu zikri eşime öğrettim. Ondan sonra çocuk sahibi olduk. Nitekim eşim hamile kalmak istediği zaman bu zikirleri okuyunca hamile kalacağına inanıyordu. Ben bu zikirleri çocuğu olmayan haşimilerden bir çoğuna öğrettim ve birçok çocuk sahibi oldular.(Hamt Allah’a dır.) İmam Zeynel Abidin’in (a.) dostlarının bir kısmına çocuk isteme konusunda şöyle buyurduğu nakledilmiştir: Yukarıdaki duayı yetmiş defa oku. Kuşkusuz kim bu duayı çokça okursa; çocuk ve mal olarak arzu ettiği, dünya ve ahiret hayrından isteği şeyleri yüce Allah ona verecektir. Sonra imam (a.) Nuh suresinin ayetini okudu. Şöyle nakledilmiştir: Muaviye’nin kapıcılarından biri imam Hasan (a.) oradan çıkacağı zaman yanına gelerek şöyle dedi: Ben zengin bir kimseyim. Ancak çocuğum yoktur. Bana bir şey öğretin. Belki yüce Allah bana bir çocuk sahibi verir. İmam (a.) şöyle buyurdu: İstiğfar dilemen gerekir. Devamında imam Hasan (a.) şöyle buyurdu: Çünkü Yüce Allah, Nuh suresinde “İstiğfar dileyiniz, onun bereketiyle Allah sizi mal ve çocuk sahibi yapmaktadır.”diye buyurmaktadır. Rabbinizden istiğfar dileyin. Kuşkusuz O, çok bağışlayandır. Üzerinize gökten bol bol yağmur göndersin. Ve size çocuklar ve mallarla yardım etsin, size bahçeler versin, ırmaklar versin. 6-İstiğfar Dilemek, Maddi ve Manevi Sorunların Hepsinde Umut Kapısının Açılmasıdır. İmam Ali (a.) söylenecek sözlerin hepsini kısa ve öz bir cümleyle ile açıklayarak maddi ve manevi sorunlardan kurtulmanın yolunu şöyle belirtmiştir: İstiğfar dileme, kendisiyle birlikte olmasına karşın umutsuz olan kişiye şaşırıyorum. Yine şöyle buyurmaktadır: Kurtuluş nedeni, kendisiyle birlikte olmasına karşın helak olan kişiye şaşırmak gerekir. Denildi ki: O nedir? Şöyle buyurdu: İstiğfar dilemektir. [1] “Rabbim Allah’tan bağışlanma diliyorum ve tövbe ediyorum.” [1] “Allah’ım beni bağışla.” [1] Tevzih ul Mesaili Meraci: C.1,S.579,Mesele 1014 [1] Tevzih ul Mesaili Meraci: C.1,S.964,Mesele 1160 [1] Tahrir ul Vesile: C.2,S.367, Mesele 10 [1] İstiftaati İmam Humeyni: C.2,S.621,S.21 [1] Vesail-uş Şia: Hurri Amili, C.7,S.180 [1] Bihar-ul Envar: Meclisi, C.50,S.283 [1] Bihar-ul Envar: Meclisi, C.90,S.190 [1] Ğurer-ul Hikem ve Durer-ul Kelim: Amudi [1] Ğurer-ul Hikem ve Durer-ul Kelim: Amudi [1] Mefatih ul Cinan: Şeyh Abbas Kummi [1] Bir önceki kaynak [1] Vesail-uş Şia: Hurri Amili, C.10,S.313 [1] Bihar-ul Envar: Meclisi, C.93,S.282 [1] Sefine tul Bihar: C.6,S.620 [1] Sefine tul Bihar: C.6,S.660 [1] Bihar-ul Envar: Meclisi, C.21,S.100 [1] Nisa: 110 [1] Neml: 46 [1] Bihar-ul Envar: Meclisi, C.90,S.283 [1] Ğurer-ul Hikem: Amudi, Be Nakl Ez Muhammet Muhammedi Rey Şehri, Mizan-ul Hikme, C.7 [1] Nehcul Belağa: Kelimati Kısar, 135 [1] Muhammet Muhammedi Rey Şehri, Mizan-ul Hikme, C.7,S.250 [1] Bihar-ul Envar: Meclisi, C.92,S.250 [1] Bihar-ul Envar: Meclisi, C.93,S.282 [1] Bihar-ul Envar: Meclisi, C.93,S.292 [1] Nurus Segaleyn: C.5,S.38 [1] Bihar-ul Envar: Meclisi, C.3,S.284 [1] Bir önceki kaynak [1] Muhammet (s.a.a.): 19, Ğafir: 7 ve Şura: 5 de bu konuya işaret etmektedirler. [1] Hud: 52 [1] Hud: 3 [1] Bihar-ul Envar: Meclisi, C.93,S.280 [1] Muhammet Muhammedi Rey Şehri, Mizan-ul Hikme: C.7, Babi İstiğfar [1] Bihar-ul Envar: Meclisi, C.93,S.277 [1] Bihar-ul Envar: Meclisi, C.93,S.278 [1] Enfal: 33 [1] Muhammet Muhammedi Rey Şehri, Mizan-ul Hikme… [1] Bihar-ul Envar: Meclisi, C.93,S.279 [1] Muhammet Muhammedi Rey Şehri, Mizan-ul Hikme… [1] Bihar-ul Envar: Meclisi, C.93,S.284 [1] Bihar-ul Envar: Meclisi, C.93,S.283 [1] Bihar-ul Envar: Meclisi, C.93,S.277 [1] Bir önceki kaynak [1] Bir önceki kaynak [1] Nehcul Belağa: Hutbei 143 [1] Cafer namazı, Cuma gününün amellerinin içinde Sahib-uz Zaman namazından sonra nakledilmiştir. [1] Muhammet Muhammedi Rey Şehri, Mizan-ul Hikme [1] Nurus Segaleyn: C.5, Nuh suresinin tefsirinde S.423 [1] Dönemin Halifesi [1] Mecma-ul Beyan: C.5,S.422 [1] Nuh: 10-12 [1] Nehcul Belağa: Kelimati Kısar, 87 [1] Bihar-ul Envar: Meclisi, C.9,S.283 Abna
 

Yorum Ekle

Yazdır

YORUM LİSTESİ

KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER

15/04/2011 - 14:49 Ayetullah Sistani Suudi Kralı’nın Görüşme Talebini Ret Etti
14/04/2011 - 11:26 Tevhit bütün İslam Emirlerinin Ruhudur
12/04/2011 - 12:03 Kurân ve Hadisler de Komşuluk
14/02/2011 - 20:25 Hz. Muhammed (s.a.a) ile Hz. Hatice’nin (s.a) Evliliği
14/02/2011 - 20:23 Hz. Peygamber’in (s.a.a) Kutlu Doğumu ve Vahdet Haftası
31/01/2011 - 16:07 1.Hayat Pınarı Bilgi Yarışması
19/01/2011 - 09:50 Hz. Fatıma’nın (s.a) Cennetteki Makamı
18/01/2011 - 15:23 Erbain Ziyaretnamesi
30/12/2010 - 16:27 Muktada el-Sadr’dan Erdoğan'a Teşekkür
23/12/2010 - 09:51 Ayetullah Sübhani’den Başbakana Teşekkür Mesajı
23/12/2010 - 09:33 Şeyh Celaleddin Sagîr'den Erdoğan'a Teşekkür
23/12/2010 - 09:29 Berlin İmam Cafer Sadık (a.s) Camiinde Aşura
20/12/2010 - 09:57 Ankara Kocatepe'de Görkemli Kerbela Anma Merasimi
20/12/2010 - 09:44 Kars'ta Aşura
20/12/2010 - 09:40 Avrupa "Lebbeyk Ya Hüseyin" Nidalarıyla İnledi
20/12/2010 - 09:35 Suudi Arabistan’da Şiilerle Vahabiler Arasında Şiddetli Çatışmalar
18/12/2010 - 10:34 Aralık'ta Duygulu Aşura yas Merasimi
18/12/2010 - 10:31 Kocaeli Kerbela Şehitlerine Ağladı
18/12/2010 - 10:14 Malatya'da Kerbela Şehitlerini Anma Merasimi
18/12/2010 - 10:12 Bursa'da Kerbela Şehitlerini Anma Merasimi
18/12/2010 - 10:04 Kayışdağın’da Görkemli Aşura Yas Merasimi
17/12/2010 - 11:44 İran'da Milyonluk Aşura Merasimleri
17/12/2010 - 10:46 Iğdır‘da Tasua ve Aşura Günü Gözyaşları Sel Oldu
17/12/2010 - 10:19 Halkalı'da Tarihi Aşura
17/12/2010 - 10:09 Aşura Merasimi Halkalı’da Yine Görkemli Düzenlendi
17/12/2010 - 09:48 Başbakan Aşura Merasimine Katıldı
15/12/2010 - 10:30 Aşura
15/12/2010 - 09:45 Tasua Günü Ne Oldu?
13/12/2010 - 12:44 Ölümü Ancak Saadet Bilirim!
13/12/2010 - 11:40 Yezid Kimdir?
11/12/2010 - 14:03 Kerbela Kıyamının Sebepleri
11/12/2010 - 13:15 Kerbela Kıyamının Niteliği
10/12/2010 - 09:57 Kerbela Bir Mekteptir
24/11/2010 - 14:08 Dua İnsanı Yüceltir
23/11/2010 - 13:42 Namazın Hikmeti
23/11/2010 - 12:30 Ana-Babaya İyilik ve Saygı
23/11/2010 - 12:26 Hz. Ali`den (a.s) Güzel Sözler
23/11/2010 - 09:54 Gadir Gününde Taç Töreni
12/11/2010 - 15:25 İnsan neden Allah’ı unutur?
08/11/2010 - 15:00 Namazda On Güzellik
01/11/2010 - 14:59 El Ezher Şeyhi, Ayetullah Sistani'yi Ziyaret Edecek
28/10/2010 - 13:44 Güler Yüzlülük ve Güzel Ahlak
28/10/2010 - 13:27 İyi Bir Eşin Nitelikleri
25/10/2010 - 14:47 Kendini Tanıma ve Yetiştirme
25/10/2010 - 13:22 İslâm Ahlâkının Özellikleri
22/10/2010 - 12:53 Ayetullah Sistani, Askerleri Uyardı
20/10/2010 - 20:10 İmam Ali Rıza’nın (a.s) Kısaca Hayatı
20/10/2010 - 12:44 Sılayı Rahim
20/10/2010 - 12:40 Takva ve Değerli Aşamaları
15/10/2010 - 13:57 Anne Hakkı
24/09/2010 - 10:13 Kurândaki Akrabalık İlişkisi
14/09/2010 - 12:16 Takva ve Büyük Günahlar
28/07/2010 - 10:06 İmam Mehdi'nin (a.f) Mübarek Doğum Günü
24/06/2010 - 11:03 Recep Ayı İstiğfar ve Tövbe Ayıdır
24/06/2010 - 11:02 Recep Ayı Gecelerine Ait Namazlar
23/06/2010 - 09:39 Recep Ayının Faziletleri
11/06/2010 - 08:41 İlahi Adalet 1
10/06/2010 - 10:14 Takvasız Kurân Okuyanın Akıbeti
07/06/2010 - 08:21 İstiğfar
31/05/2010 - 09:05 İslam'da İrfan ve Hikmet
28/05/2010 - 10:19 İrfan ve Şeriat
26/05/2010 - 15:06 Ölüm Anında Kurân Tilavet Etmek
22/05/2010 - 08:59 Nasıl İhlâslı Olabiliriz?
19/05/2010 - 10:21 Misafirlik ve Misafirperverlik
18/05/2010 - 09:24 Hz. Fatıma'nın (s.a) Şehadeti
18/05/2010 - 08:52 Hz. Fatıma’nın (s.a) Kapısının Yakılması
18/05/2010 - 08:47 Hz. Fatıma’nın (s.a) Zühdü Ve Takvasından Örnekler
12/05/2010 - 09:10 İslam Tarihinden Örnekler
08/05/2010 - 09:11 Kur'an ve Hadislerde Nefisle Cihat
05/05/2010 - 09:17 Bir Kurân Gerçeği Üzerine
03/05/2010 - 09:17 Ahde Vefa
03/05/2010 - 09:13 Küçük Görülen Büyük Ameller
26/04/2010 - 14:43 Allah Korkusundan Ağlamak
22/04/2010 - 10:38 Kurân-ı Kerim İfadesinde Müstakildir
13/04/2010 - 10:17 Hak ve Batıl
12/04/2010 - 11:15 Kurân-ı Kerim’in Mücize Oluşu
08/04/2010 - 11:13 Namazla İlgili Hadisler ve Güzel Sözler
08/04/2010 - 11:10 Namazın Hikmeti
06/04/2010 - 08:42 Mirac’u Saadet (2)
06/04/2010 - 08:39 Mirac’u Saadet (1)
05/04/2010 - 09:03 Kurân, Karanlıklardan Kurtulma Nedenidir
03/04/2010 - 08:46 Haset Huyuyla Nasıl Mücadele Etmeliyiz?
19/03/2010 - 11:08 İslami Adabı Riayet Etmek
16/03/2010 - 09:26 Kemale Ulaşmanın Yolu
12/03/2010 - 10:22 Gençlik Sorunları
12/03/2010 - 10:19 Kurân Okumanın Bereketi
10/03/2010 - 09:17 En Kötü İnsan
28/01/2010 - 10:32 Küçük Görülen Büyük Ameller
09/01/2010 - 14:12 Ayetullah Hamanei'nin huzurunda Aşura töreni
17/11/2009 - 09:55 Dokuzuncu İmam Cevad'ın Hayatı
11/11/2009 - 08:29 Rızk Kavramının Kurân'da İfade Ettiği Anlam
11/11/2009 - 08:25 Bir Kurân Gerçeği Üzerine
05/11/2009 - 14:16 Hz.Ali'nin Kasia Hutbesi 
30/10/2009 - 08:23 İmam Ali b. Musa'nın (a.s) Kısaca Hayatı
21/10/2009 - 08:34 Müslüman İşini Güzel Yapar 
02/09/2009 - 13:55 Oruç ve Nefsi Tezkiye 
02/09/2009 - 13:48 Rahmet Ayı Ramazan 
02/09/2009 - 13:38 Bana Dua Edin 
02/09/2009 - 13:28 Zahiri ve Batıni Oruç   
28/08/2009 - 14:22 Oruç Tutmanın Felsefesi
 
Multimedia
Anket

Sitemizin yeni halini nasıl buldunuz?

Seçenekler
Kötü
İyi
Çok iyi

Sonuçları Göster

 
 
 
 
Ehlibeyt Gençliği 1

Sevginin Saf Kaynağı
Ehlibeyt Gençliği 3

SONSUZA KADAR ALACAKLI OLMAK
Ehlibeyt Gençliği 2

Allah’a Yolculuk
Ehlibeyt Gençliği 4

İslâm Öncesi Dinlerde Mehdi İnancı
Ehlibeyt Gençliği 5

Gaybet'i Kübradan Sonra
Ehlibeyt Gençliği 6

Algılama ve Düşünme Üzerine
Ehlibeyt Gençliği 6

Ramazan İle Sonsuzlaşmak
Ehlibeyt Gençliği 7

İsrail'i Kim Şımarttı
Yazilan yazilar yazarin kendi sorumlulugundadir. Sitemiz bundan sorumlu tutulamaz
Konuk Yazarlar
Bir Ayet
İnkâr edenler ateşe sunuldukları gün, (onlara şöyle denir:) “Dünyadaki hayatınızda güzelliklerinizi bitirdiniz, onların zevkini sürdünüz. Bugün ise yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamanızdan ve yoldan çıkmanızdan dolayı, alçaltıcı bir azapla cezalandırılacaksınız.”

( Ahkâf - 20)

Bir Hadis
Resulullah (s.a.a) Ansar halkına şöyle buyurdu:

"Ey Ansar halkı, ona tutunduğunuz müddetçe benden sonra asla sapmayacağınız bir şeyi sizlere tavsiye edeyim mi? " Dediler ki: "Evet ey Resulullah" Bunun üzerine Resulullah (saa) onlara hitaben şöyle buyurdu:

"Bu, Ali'dir, beni sevdiğiniz gibi onu seviniz ve bana ikramda bulunduğunuz gibi ona ikramda bulununuz. Size söylediklerimi Cebrail vasıtasıyla Allah bana emretti."


Tarih & Saat
Ençok Okunanlar
Yazarlar
Ana Sayfa Hakkımızda İletişim Ziyaretçi Defteri Foto Galeri Linkler

Ehlibeytgencligi.com İnternet üzerinden yayın yapmaktadır. Tüm hakları Saklıdır © 2008 İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Tasarım & Yazılım :
Networkbil.Net