Kull. Adı   Şifre :
Ana Sayfa Hakkımızda İletişim Ziyaretçi Defteri Foto Galeri Linkler
 
Aşura
 
 
Onuncu gün anlamına gelir. Muharrem ayının onuncu günüdür. Şehitlerin efendisi Hz. Hüseyin'in, oğullarının ve yarenlerinin şehadet günüdür.

15/12/2010

Aşura Onuncu gün anlamına gelir. Muharrem ayının onuncu günüdür. Şehitlerin efendisi Hz. Hüseyin'in, oğullarının ve yarenlerinin şehadet günüdür. Aşura, cahiliye döneminde resmî bayram ve resmî tatil idi. Bugünde oruç tutarlardı. Aşura gününde en güzel elbiselerini giyer, şehri ışıklandırır, saçlarına kına yakarlardı. İslam'ın Ramazan ayı orucunu farz kılmasıyla Aşura orucu nesh edilmiştir. Cahiliye döneminde Muharrem ayının onuncu gününe neden Aşura dendiği konusunda şöyle anlatılır: Cahiliye döneminde de Muharrem'in onuncu gününe Aşura denirdi. Çünkü on peygamber, böylesi bir günde Allah'ın keremiyle keramet sergilemişlerdir. (1) Şia literatüründe ise Aşura, İmam Hüseyin'in (a.s) 10 Muharrem'de sehadete ermesinden dolayı en büyük matem günü sayılmaktadır. Zira bu günde Peygamber ailesine en büyük zulümler reva görülmüş ve bundan dolayı İslam düşmanları, bugünü bayram ve sevinç günü saymışlardır. Ancak Ehlibeyt dostları bugünü yas günü olarak görür, Kerbela'da katledilen İslam kahramanlarının şehadetlerini gözyaşlarıyla yâd ederler. İmam Sadık (a.s) söyle buyurmuştur: "Aşura öyle bir gündür ki Hüseyin, yarenleri arasında öldürülmüş, yere düşmüştü. Yarenleri de onun etrafında yere düşmüşlerdi ve bedenleri çıplaktı." (2) İmam Rıza (a.s) da şöyle buyurmuştur: "Kim Aşura'yı kendine musibet ve ağlama günü edinirse, Allah da kıyamet gününü ona sevinç ve mutluluk günü kılar." (3) Ziyaret-i Aşura adlı duada Emevilerin bugünü kutladıkları ve sevinç günü ilan ettikleri açıkça belirtilmiştir. Nitekim sözü edilen ziyaretnamede şöyle geçer: "Allah'ım, bugün öyle bir gündür ki Ümeyye oğulları ve ciğer yiyen Hinde'nin çocukları bugünü kutladılar…" Masum imamlar bugünün anısını canlı tutar, matem meclisleri hazırlar ve İmam Hüseyin'e (a.s) ağlarlardı. Hz. Hüseyin'i (a.s) ziyaret eder, halkı da ziyarete teşvik ederlerdi. Aşura, onların hüzün günüydü. Aşura gününde eğlenmemek, çalışmamak, yas tutup ağlamak, öğle vaktine kadar bir şey yiyip içmemek, ev için bir şey biriktirmemek ve yas hâlinde olmak, başlıca müstahap (sevap) amellerdendir. (4) Emevîler ve Abbasîler döneminde geniş bir şekilde matem meclisleri düzenlemeye resmî olarak izin verilmiyordu. Ancak Şiîlerin fırsat bulduğu her yerde, Aşura gününde, teşkilatlı bir şekilde yas merasimleri düzenleniyordu. Tarihçilerin yazdığı üzere Muizzu'd-Devle ed-Deylemî, Bagdat'ta İmam Hüseyin (a.s) için matem merasimi düzenlenmesini zorunlu kılarak Aşura günleri pazarların kapatılmasını, işlerin tatil edilmesini, hiçbir aşçının yemek pişirmemesini ve kadınların siyah giyinmiş bir halde dışarı çıkıp yas tutmalarını istemişti. Bu durum yıllarca devam etti ve kimse buna engel olamadı. Çünkü o dönemde hükümet, Şiî hükümeti idi. (5) Aşura, asırlardır hak ile batıl arasında bir hesaplaşma ve din yolunda candan geçme-fedakarlık sergileme günü olarak bilinen bir gündür. İmam Hüseyin (a.s), böyle bir günde az sayıdaki imanlı, izzetli ve onurlu yarenleriyle Yezid'in taş kalpli, dinsiz ve zalim ordusuna karşı kıyam etmiş, Kerbela'yı Allah âşıklarının kalplerinde her zaman yaşayacak bir meşale kılmıştı. Her ne kadar bir günle sınırlı olsa da, Aşura'nın bıraktığı etkiler kıyamete kadar sürecektir. Bugün, kalplerin derinliklerinde öyle derin izler bırakmıştır ki, her yıl Muharrem ayının ilk on günü, özellikle de Aşura günü, tüm Ehlibeyt dostları için hürriyet abidesi, şehadet ve cihat ekolü hâline gelmiş, İmam Hüseyin'e (a.s) karşı büyük bir sevgi seli oluşmasına vesile olmuştur. Öyle ki, bu büyük insanlara karşı duyulan sevgi, sadece Şiîlerle sınırlı kalmamış, diğer fırkalara, hatta gayrimüslimlere dahi sirayet etmiştir. Aşura, Peygamber efendimizin (s.a.a) "Hüseyin bendendir, ben de Hüseyin'denim" hadisinin tecellisi olmuş, İslam dini, Şehitlerin Efendisi'nin kanıyla yeniden canlanmıştır. İmam Humeynî'nin (r.a) tabiriyle "Aşura, adaleti isteyenlerin az bir sayıyla, fakat büyük bir iman ve aşkla saray ehli zalim ve yağmacı müstekbirlerin karşısında yapılan görkemli bir kıyamdır!" (6) İmam Humeynî, Aşura hareketinin geleceğe ışık tutan konumu hakkında, bir diğer konuşmasında da şunları söylemiştir: "Eğer Aşura olmasaydı, Ebu Süfyan'ın cahiliyet mantığıyla İslam ruhunu ve Kitabı yok etmeyi istemesinin ve Yezid'in eski cahiliyet dönemlerine geri dönme hayalleriyle Peygamber evlatlarını öldürüp apaçık bir şekilde 'Ne kıyamet vardır, ne de vahiy inmiştir!' diyerek İslam'ı ortadan kaldırmaya yönelik eylemlerinin ardından Kurân-ı Kerim'in ve yüce İslam'ın başına neler gelebileceğini tahmin bile edemezdik." (7) İmam Hüseyin (a.s), Kufelilerin daveti üzerine, Yezidî hükümeti istemeyen duyarlı insanlara ulaşmak ve onların önderliğini üstlenmek üzere Mekke'den Kufe'ye doğru yola çıktığında, henüz Kufe'ye varmadan Kerbela'da, İbn-i Ziyad'ın ordusu tarafından kuşatıldı. Zillete boyun eğmeyip zalim hükümete biat etmeyince Kufe ordusu onunla savaştı. İmam Hüseyin (a.s) ve yarenleri, Aşura günü, susuz bir şekilde ve büyük bir yiğitlikle sonuna kadar savaşarak şehit oldular. Bu nur kafilesinden geride kalanlar, zalimler tarafından esir edilerek Kufe'ye götürüldü. Yetmiş iki cengâver, insanlık tarihinin en büyük yiğitliğini sergileyerek al kanlarıyla kendilerini tarihe ve faziletli insanların vicdanlarına nakşettiler, davalarını ebedî kıldılar. Çağdaş yazarlardan Muhammed Rıza Hekimî, Kıyam-ı Cavidane adlı eserinde Aşura'yı şöyle tanımlamıştır: Aşura, insan ruhu için her dönemde yer alan büyük bir sofradır. Zamane mahkemesinde büyük vicdanın yüce tecessümüdür. İman tecelligâhında insan cesaretinin metanetidir. İhrama bürünen feryatların kan tavafıdır. Kan mikatında Kâbe'nin tecellisidir. Hayat yolculuğunda seyahat hâlinde olan kafileler ve neferleri için durakları ve geçitleri gösteren bir yol haritasıdır. Aşura, amel mabedinde Tevrat'ın, İncil'in ve Zebur'un nakaratıdır. Ebediyet levhalarında Kurân ayetlerini tane tane okumaktır. Tel tel damarlarda akıp giden Allah'ın kanıdır. Tebliğin zirvesindeki Hira dağının kesilmiş boğazıdır. Tebliğ yolunda, Kureyş'in sirki ve Umeyye oğullarının cahillikleriyle Muhammed'in (s.a.a) yeniden mücadelesidir. Aşura, Bedir ve Huneyn'de okunan recezlerin yeniden doğduğu yerdir. Namazda şehadetin, şehadette namazın bir kez daha infilakıdır. Batılın helak yurdunda Hakk'ın sonsuzlaştırılmasıdır. Toplumların uğrak yerlerinde Hüseyniyelerin kızıl feryadıdır. Tarih boyunca mazlumların haykıra geldiği gür sesidir. Sığınağı olmayan kimselerin başlarına çekilen insanlığa ait şefkat elidir. Adaletsizliğin ve karanlığın kol gezdiği asayişsiz dünyada hamasetle insanlığın üzerine örülen kızıl bir çatıdır. Beşeriyet mahkemesinde adalet isteyenlerin çarpan kalbidir. Yüksek seslerle yemyeşil vadilerde yankılanan zafer çığlıklarıdır. Hayat okyanusunda denizler yaratan susuzluktur. Özgürlük vaat eden esaretin omuzlarına yüklenen büyük bir risalettir. Aşura, namaz kılanların yüz akı, Müslümanların onurudur. Aşura Kâbe'nin esası, kıblenin temeli, ümmetin direği, Kurân'ın hayatı, namazın ruhu, haccın bekası, Safa ve Merve'nin ihlası, Meşar ve Mina'nın can damarıdır. Aşura, İslam'ın insanlığa ve tarihe hediyesidir…(8) Alıntı: Kerbela Ansiklopedisi 1-Hayatu'l-İmam el-Hüseyin, c.3, s.179, Envaru'l-Hüseyniyye'den naklen. 2-Biharu'l-Envar, c.45, s.95. 3-Biharu'l-Envar, c.44, s.284; Vesailu's-Şia, c.10, s.394. 4-Vesailu's-Sia, c.10, s.394; Sefinetu'l-Bihar, c.2, s.196. 5-Sefinetu'l-Bihar, c.2, s.196. 6-Sahife-i Nur, c.9, s.57. 7-Sahife-i Nur, c.14, s.265. 8-Kıyam-ı Cavidane, Muhammed Rıza Hekimî, s.94 ve sonrası.
 

Yorum Ekle

Yazdır

YORUM LİSTESİ

KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER

15/04/2011 - 14:49 Ayetullah Sistani Suudi Kralı’nın Görüşme Talebini Ret Etti
14/04/2011 - 11:26 Tevhit bütün İslam Emirlerinin Ruhudur
12/04/2011 - 12:03 Kurân ve Hadisler de Komşuluk
14/02/2011 - 20:25 Hz. Muhammed (s.a.a) ile Hz. Hatice’nin (s.a) Evliliği
14/02/2011 - 20:23 Hz. Peygamber’in (s.a.a) Kutlu Doğumu ve Vahdet Haftası
31/01/2011 - 16:07 1.Hayat Pınarı Bilgi Yarışması
19/01/2011 - 09:50 Hz. Fatıma’nın (s.a) Cennetteki Makamı
18/01/2011 - 15:23 Erbain Ziyaretnamesi
30/12/2010 - 16:27 Muktada el-Sadr’dan Erdoğan'a Teşekkür
23/12/2010 - 09:51 Ayetullah Sübhani’den Başbakana Teşekkür Mesajı
23/12/2010 - 09:33 Şeyh Celaleddin Sagîr'den Erdoğan'a Teşekkür
23/12/2010 - 09:29 Berlin İmam Cafer Sadık (a.s) Camiinde Aşura
20/12/2010 - 09:57 Ankara Kocatepe'de Görkemli Kerbela Anma Merasimi
20/12/2010 - 09:44 Kars'ta Aşura
20/12/2010 - 09:40 Avrupa "Lebbeyk Ya Hüseyin" Nidalarıyla İnledi
20/12/2010 - 09:35 Suudi Arabistan’da Şiilerle Vahabiler Arasında Şiddetli Çatışmalar
18/12/2010 - 10:34 Aralık'ta Duygulu Aşura yas Merasimi
18/12/2010 - 10:31 Kocaeli Kerbela Şehitlerine Ağladı
18/12/2010 - 10:14 Malatya'da Kerbela Şehitlerini Anma Merasimi
18/12/2010 - 10:12 Bursa'da Kerbela Şehitlerini Anma Merasimi
18/12/2010 - 10:04 Kayışdağın’da Görkemli Aşura Yas Merasimi
17/12/2010 - 11:44 İran'da Milyonluk Aşura Merasimleri
17/12/2010 - 10:46 Iğdır‘da Tasua ve Aşura Günü Gözyaşları Sel Oldu
17/12/2010 - 10:19 Halkalı'da Tarihi Aşura
17/12/2010 - 10:09 Aşura Merasimi Halkalı’da Yine Görkemli Düzenlendi
17/12/2010 - 09:48 Başbakan Aşura Merasimine Katıldı
15/12/2010 - 10:30 Aşura
15/12/2010 - 09:45 Tasua Günü Ne Oldu?
13/12/2010 - 12:44 Ölümü Ancak Saadet Bilirim!
13/12/2010 - 11:40 Yezid Kimdir?
11/12/2010 - 14:03 Kerbela Kıyamının Sebepleri
11/12/2010 - 13:15 Kerbela Kıyamının Niteliği
10/12/2010 - 09:57 Kerbela Bir Mekteptir
24/11/2010 - 14:08 Dua İnsanı Yüceltir
23/11/2010 - 13:42 Namazın Hikmeti
23/11/2010 - 12:30 Ana-Babaya İyilik ve Saygı
23/11/2010 - 12:26 Hz. Ali`den (a.s) Güzel Sözler
23/11/2010 - 09:54 Gadir Gününde Taç Töreni
12/11/2010 - 15:25 İnsan neden Allah’ı unutur?
08/11/2010 - 15:00 Namazda On Güzellik
01/11/2010 - 14:59 El Ezher Şeyhi, Ayetullah Sistani'yi Ziyaret Edecek
28/10/2010 - 13:44 Güler Yüzlülük ve Güzel Ahlak
28/10/2010 - 13:27 İyi Bir Eşin Nitelikleri
25/10/2010 - 14:47 Kendini Tanıma ve Yetiştirme
25/10/2010 - 13:22 İslâm Ahlâkının Özellikleri
22/10/2010 - 12:53 Ayetullah Sistani, Askerleri Uyardı
20/10/2010 - 20:10 İmam Ali Rıza’nın (a.s) Kısaca Hayatı
20/10/2010 - 12:44 Sılayı Rahim
20/10/2010 - 12:40 Takva ve Değerli Aşamaları
15/10/2010 - 13:57 Anne Hakkı
24/09/2010 - 10:13 Kurândaki Akrabalık İlişkisi
14/09/2010 - 12:16 Takva ve Büyük Günahlar
28/07/2010 - 10:06 İmam Mehdi'nin (a.f) Mübarek Doğum Günü
24/06/2010 - 11:03 Recep Ayı İstiğfar ve Tövbe Ayıdır
24/06/2010 - 11:02 Recep Ayı Gecelerine Ait Namazlar
23/06/2010 - 09:39 Recep Ayının Faziletleri
11/06/2010 - 08:41 İlahi Adalet 1
10/06/2010 - 10:14 Takvasız Kurân Okuyanın Akıbeti
07/06/2010 - 08:21 İstiğfar
31/05/2010 - 09:05 İslam'da İrfan ve Hikmet
28/05/2010 - 10:19 İrfan ve Şeriat
26/05/2010 - 15:06 Ölüm Anında Kurân Tilavet Etmek
22/05/2010 - 08:59 Nasıl İhlâslı Olabiliriz?
19/05/2010 - 10:21 Misafirlik ve Misafirperverlik
18/05/2010 - 09:24 Hz. Fatıma'nın (s.a) Şehadeti
18/05/2010 - 08:52 Hz. Fatıma’nın (s.a) Kapısının Yakılması
18/05/2010 - 08:47 Hz. Fatıma’nın (s.a) Zühdü Ve Takvasından Örnekler
12/05/2010 - 09:10 İslam Tarihinden Örnekler
08/05/2010 - 09:11 Kur'an ve Hadislerde Nefisle Cihat
05/05/2010 - 09:17 Bir Kurân Gerçeği Üzerine
03/05/2010 - 09:17 Ahde Vefa
03/05/2010 - 09:13 Küçük Görülen Büyük Ameller
26/04/2010 - 14:43 Allah Korkusundan Ağlamak
22/04/2010 - 10:38 Kurân-ı Kerim İfadesinde Müstakildir
13/04/2010 - 10:17 Hak ve Batıl
12/04/2010 - 11:15 Kurân-ı Kerim’in Mücize Oluşu
08/04/2010 - 11:13 Namazla İlgili Hadisler ve Güzel Sözler
08/04/2010 - 11:10 Namazın Hikmeti
06/04/2010 - 08:42 Mirac’u Saadet (2)
06/04/2010 - 08:39 Mirac’u Saadet (1)
05/04/2010 - 09:03 Kurân, Karanlıklardan Kurtulma Nedenidir
03/04/2010 - 08:46 Haset Huyuyla Nasıl Mücadele Etmeliyiz?
19/03/2010 - 11:08 İslami Adabı Riayet Etmek
16/03/2010 - 09:26 Kemale Ulaşmanın Yolu
12/03/2010 - 10:22 Gençlik Sorunları
12/03/2010 - 10:19 Kurân Okumanın Bereketi
10/03/2010 - 09:17 En Kötü İnsan
28/01/2010 - 10:32 Küçük Görülen Büyük Ameller
09/01/2010 - 14:12 Ayetullah Hamanei'nin huzurunda Aşura töreni
17/11/2009 - 09:55 Dokuzuncu İmam Cevad'ın Hayatı
11/11/2009 - 08:29 Rızk Kavramının Kurân'da İfade Ettiği Anlam
11/11/2009 - 08:25 Bir Kurân Gerçeği Üzerine
05/11/2009 - 14:16 Hz.Ali'nin Kasia Hutbesi 
30/10/2009 - 08:23 İmam Ali b. Musa'nın (a.s) Kısaca Hayatı
21/10/2009 - 08:34 Müslüman İşini Güzel Yapar 
02/09/2009 - 13:55 Oruç ve Nefsi Tezkiye 
02/09/2009 - 13:48 Rahmet Ayı Ramazan 
02/09/2009 - 13:38 Bana Dua Edin 
02/09/2009 - 13:28 Zahiri ve Batıni Oruç   
28/08/2009 - 14:22 Oruç Tutmanın Felsefesi
 
Multimedia
Anket

Sitemizin yeni halini nasıl buldunuz?

Seçenekler
Kötü
İyi
Çok iyi

Sonuçları Göster

 
 
 
 
Ehlibeyt Gençliği 1

Sevginin Saf Kaynağı
Ehlibeyt Gençliği 3

SONSUZA KADAR ALACAKLI OLMAK
Ehlibeyt Gençliği 2

Allah’a Yolculuk
Ehlibeyt Gençliği 4

İslâm Öncesi Dinlerde Mehdi İnancı
Ehlibeyt Gençliği 5

Gaybet'i Kübradan Sonra
Ehlibeyt Gençliği 6

Algılama ve Düşünme Üzerine
Ehlibeyt Gençliği 6

Ramazan İle Sonsuzlaşmak
Ehlibeyt Gençliği 7

İsrail'i Kim Şımarttı
Yazilan yazilar yazarin kendi sorumlulugundadir. Sitemiz bundan sorumlu tutulamaz
Konuk Yazarlar
Bir Ayet
O, sizi rahimlerde, dilediği gibi şekillendirendir. Ondan başka ilâh yoktur. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

( Al-i İmran süresi - 6)

Bir Hadis
Aşura günü Kays bin Eş’as; "Yezid’in emrine teslim ol." deyince, İmam (a.s.) şöyle buyurdular: "Allah’a yemin ederim ki, onursuz insanlar gibi davranıp size biat etmeyeceğim asla; korkak köleler gibi er meydanından kaçmayacağım asla!"

Hz.Hüseyin (a.s)

(İrşad-ı Müfid, s. 216)


Tarih & Saat
Ençok Okunanlar
Yazarlar
Ana Sayfa Hakkımızda İletişim Ziyaretçi Defteri Foto Galeri Linkler

Ehlibeytgencligi.com İnternet üzerinden yayın yapmaktadır. Tüm hakları Saklıdır © 2008 İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Tasarım & Yazılım :
Networkbil.Net