Kull. Adı   Şifre :
Ana Sayfa Hakkımızda İletişim Ziyaretçi Defteri Foto Galeri Linkler
 
Başbakan Aşura Merasimine Katıldı
 
 
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Halkalı'daki Evrensel Aşura Matem Merasimi'ndeki konuşmasında Kerbela acısının milletimizin ortak acısı olduğunun altını çizdi.

17/12/2010

Kerbela Ayrıştırmaz, Birleştirir Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Halkalı'daki Evrensel Aşura Matem Merasimi'ndeki konuşmasında Kerbela acısının milletimizin ortak acısı olduğunun altını çizdi. Erdoğan, 16 Aralık Perşembe günü yaptığı konuşmada Peygamberimiz'den hadislerle Ehlibeyt'i ve İmam Hüseyin'in anlattı. Başbakan Erdoğan'ın Aşura 2010 Konuşmasının Tam Metni "Sevgili canlar, saygı değer katılımcılar; Hicri yılın ilk ayı olan Muharremin 10. gününde, diğer adıyla Aşura gününde siz can kardeşlerimi, gönül dostlarımı, en kalbi duygularımla selamlıyorum. Tuttuğunuz oruçların, yaptığınız ibadetlerin, hak katında makbul olmasını niyaz ediyorum. Bu büyük matem gününde, başta İmam Hüseyin olmak üzere, Kerbela’ da şehit olan Ehlibeyt’i rahmetle yad ediyor, Allah hepimizi şahitliklerine mazhar etsin diyorum. Diyor ki Hz. Peygamber; “Kim Hasan ile Hüseyin’i severse beni sevmiş olur. Kim de onlara buz ederse bana buz etmiş olur.” Yine buyuruyor ki; “ Benim evim ve soyum nuhun gemisi gibidir. Ehlibeyt’ime muhabbetleri ile bu gemiye binenler kurtulur, binmeyenler ise yok olur gider. Ehlibeyt’ten en çok kimi seversiniz diye sorulduğunda hiç düşünmeden Hasan ve Hüseyin demişti. Yine Hasan ve Hüseyin’e bakarak; “ Allah’ım, ben onları seviyorum, sen de onları sev” diye yakarmış, “Hüseyin bendendir, bende Hüseyin denim. Hüseyin’i seven Allah’ı sevmiş olur” buyurmuşlardı. Peygamber Efendimiz torunları İmam Hasan ve İmam Hüseyin’in “arşın iki yanına asılmış küpeler” olarak tarif etmişlerdir. Arşın iki yanına asılmış o küpelerden biri Hz. Hasan Medine’de şehit edildi. Hz. Hüseyin ise 1371. yılındayız, 1370 yıl önce bugün Kerbela’da ailesi ile birlikte, tarihin şahit olduğu en büyük katliamda şehit edildi. Kerbela’da şehadetinden bir gün önce ailesine şöyle seslenmişti Hz. Hüseyin; “Ben yakınlarımdan daha vefalı ve daha hayırlısını, ev halkımdan da daha üstün ve faziletlisini görmedim. Allah hepinize bana olan fedakârlığınızdan ötürü hayırlar ihsan etsin. Öyle sanırım ki; düşmanla günümüz yarındır. Yarın sabah onlarla hesap meydanımız açılacak. Bu bakımdan size, hepinize izin veriyorum. Bana karşı üzerinizde bir borç olmaksızın, her zimmetten kurtuluş olarak bu gece gidebilir, çıkabilirsiniz. Gidiniz. Geceye bir deve gibi bininiz ve uzaklaşınız. Gidiniz. Köylere, kasabalara yayılınız. Ta ki Allah mihneti üzerinizden kaldırsın. Düşmanların biricik muradı beni elde etmektir. Beni elde ederlerse kimseyi istemezler, gidiniz.” Kerbela çölünde ay ışığının altında kız kardeşi Hz. Zeynep’ in çığlığını duyan Hz. Hüseyin, büyük bir metanet ve sabırla şu tarihi sözleri söylemiştir: “Allah a sığın bacım ve bil ki; yerde ve gökte ne varsa ölür. Gökler de baki kalmaz. Allah’tan başka her şey yok olmaya mahkûmdur. Annem, babam ve abim Hasan benden daha hayırlıydılar. Birer birer gittiler. Elvada Zeynep, evlada…” demişti. Hz Hüseyin; “Bacı, ben şehit olunca dövünüp ağlama. Sabırınız çok olsun bacı, canımız Allah’a emanet.” diyerek şehadete kuşanmıştı. Bu matem hepimizin matemi, hepimizin ortak matemi. Sevgili kardeşlerim, o günden beri şüphesiz ki ciğerimiz yanıyor, o günden beri yüreğimiz kanıyor. 1370 yıldır dualarımız, feryadımız, çığlımız, ağıtlarımız, mersiyelerimiz arşı inletiyor. O günden beri gökyüzünün ve yeryüzünün ağladığını Kerbela’ da sahranın, suların, sellerin, denizlerin, ağladığını arşta meleklerin ağladığını biliyoruz. Peygamberin dokunmaya kıyamadığı, üzerine titrediği, “Hüseyin bendendir; ben de Hüseyindenim” “Hüseyin’i seven Allah’ı sever” dedi. Hz. Hüseyin’ i susuzluğa, yalnızlığa, katliama, Kerbela’ ya terk etmiş olmanın sızısını o günden beri insanlık, üzerinde ağır bir yük olarak taşıyor. O günden beri, o meş’un günden beri, Caferisiyle, Alevisiyle, Sünnisiyle, her 10 Muharremde hep birlikte gönlümüzden, yüreğimizden, zihnimizden ve kalbimizden ya şehit diyoruz, ya mazlum diyoruz, ya maktul diyoruz ve ya Hüseyin diyoruz. Sevgili canlar, sevgili kardeşlerim; Hz. Peygamber’ in mübarek torunu Hz. Hüseyin’in, Kerbela’da şehadeti, altını çizerek ifade ediyorum; ölüm değil, tükeniş değil, yok oluş değil, tam tersine hayattır, uyanıştır, diriliştir. Hz. Hüseyin’ in şehadeti veda değil kavuşmadır. Bir son değil başlangıçtır, ayrılık değil birliktir, beraberliktir, bütünleşmedir. Arşın meleklerin yer yüzü ve gök yüzünün göz yaşı döktüğü o mübarek insanın şehadeti husumetin değil, kutuplaşmanın değil, kamplaşmanın değil, kardeşliğin vesilesidir. Kim ki Kerbela faciasını, Müslümanların bölünmesi olarak, husumet olarak kutuplaşma olarak, istismar etmeye kalkarsa biliniz ki o Hz. Hüseyin’in aziz hatırasına haksızlık etmiştir. Biz, tam 1370 yıldır Kerbela’nın acısını ta ciğerimizde taşıyoruz. Sadece 10 Muharremde değil, her an Kerbela’nın sızısını yüreğimizde hissetmek durumundayız. Bir ölüm duyduğumuzda, bir masumun katledildiğini, bir cana kıyıldığını gördüğümüzde, işittiğimizde, Kerbela’ yı, Hz. Hüseyin’ i, Hz. Zeynep’i, Ali Ekber’i, Ali Asker’ i hatırlıyor, gönül telimizi titretiyoruz. İşte dün İran’ın bir şehrinde İmam Hüseyin camisinde, yas törenine katılanlara yönelik gerçekleşen terör saldırısında, Sünni ve Şiilerden oluşan 38 masum hayatını kaybetti. 80 den fazla masum yaralandı. Bu saldırıyı ve dünyanın neresinde, kime karşı gerçekleştirilirse gerçekleştirilsin tüm terör saldırılarını tel-in ediyoruz. Hayatını kaybedenlere Allah’ tan rahmet, yaralılara şifalar diliyoruz. Açık söylüyorum, biz dünyanın neresinde olursa olsun, hangi coğrafya da, hangi ülke de olursa olsun, yeni Kerbelalar görmek istemiyor, yeni Kerbelalar yaşamak istemiyor, yeni ölümlerle sarsılmak istemiyoruz. Pakistan’da, Afganistan’da, Lübnan’da, Irak’ta, İran’da, Yemen’de camilerde bombaların patlatıldığını duyduğumuzda, inanın elimiz ayağımız çözülüyor, kollarımız yana düşüyor. Kufe’nin, Bağdat’ın, Samerra’ nın, Necef’in sokaklarında, camilerinde müslümanın Müslüman’a kıydığını işittiğimizde inanmak istemiyor, yüz kere, bin kere tekrar tekrar Kerbela’yı yaşadığımızı hissediyoruz. Tamamı birer provakasyon olan, Gazi Mahallesi’nde, Çorum’da, Kahramanmaraş’ta, Sivas’ta yitip giden canlarla birlikte, Hz.Zeynep’ in kardeşi Hüseyin için hissettiği sızıyı, kardeş acısını bizde içimizde hissediyoruz. Hz.Peygamber’ de, kardeşi mesafesindeki Hz. Ali’de, torunu Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’de, bize şunu öğretti, şunu aktardılar; can kutsaldır. Can azizdir. Kim ki bir cana kastederse, bütün bir âleme kasteder. Hangi saik ile olursa olsun, ister mezhep adına, ister etnik köken adına, ister ideoloji adına olursa olsun masumlara kastetmek alçakça bir cinayettir. İşte onun için bütün kalbimizle, bütün benliğimizle, Aşık Veysel gibi söylüyoruz ve diyoruz ki; “Yezid nedir? Ne Kızılbaş? Değil miyiz hep bir gardaş? Bizi yakar bizim ataş, söndürmektir tek çaresi.” Aynı şekilde bütün samimiyetimizle Yunus’un diliyle diyoruz ki; “Ben gelmedim kavga için, benim işim sevgi için. Dostun evi gönüllerdir, gönüller yapmaya geldim.” Evet sevgili canlar, evet sevgili kardeşlerim; Gün birlik günüdür, gün ikilikten kurtulma günüdür, gün dayanışma günüdür, gün paylaşma günüdür. Matemleri bir olan, ortak olan milletin tarihi geçmişi, medeniyeti ortak şekillenmiş milletin geleceği de, idealleri de, bu coğrafya üzerindeki kaderi de birdir, beraberdir ve ortaktır. Biz, birbirimizde farklılık üzerinden iletişim kuramayız. Biz, birbirimizde ideolojiler, semboller üzerinden konuşamayız. Biz birbirimize ayrı gayrı gözlerle bakamayız. Değil mi ki hepimizin gönlünde, yüreğinde Hüseyin var? Değil mi hepimizin ciğerinde O’nun sızısı var? Öyleyse birbirimize gönüllerimizi açmak vazifemiz değil midir? Hz. Peygamber’in torunlarına arşın iki yakasına asılmış o asil küpelere iktidar hırsıyla, tamahla, gözü dönmüşlükle kıyanlar, bu katliama sebep olanlar, aslında bize kardeş olmayı acı bir deneyimle de olsa öğretmediler mi ? Hz. Hüseyin, Kerbela’ ya akan kanıyla, bütün dualarıyla, sözleriyle, tavsiyeleriyle, bize hırsın, tamahın, aç gözlülüğünün, gözü dönmüşlüğün, iktidar hırsıyla kırıp dökmenin, kalp kırmanın, cana kıymanın ne kadar yanlış olduğunu, bizim için canını ortaya koyarak göstermedi mi? İşte onun için diyorum ki; biz üzerinde yaşadığımız bu toprakların hep birlikte sahibiyiz. Bu ülke bizim, bu topraklar bizim, bu tarih, bu medeniyet, onlarla birlikte gelecek hepimizin. Hiç kimsenin hiç kimseye, Sünni’nin Caferi’ye, Caferi’nin Sünni’ye, Türk’ün Kürt’e, Laz’ın Çerkez’e, Acem’in Arap’a üstünlüğü yoktur ve olamaz. Bu topraklar üzerinde hepimiz biriz, beraberiz ve kardeşiz. Devletin hizmetleri karşısında hepimiz eşit mesafedeyiz. Hepimiz bu ülkenin birinci sınıf vatandaşlarıyız. Ülkemdeki her inanç kesiminin sorunları, benim sorunumdur. İşte onun için samimiyet içinde sorunları çözmenin, yüzyıllardır devam eden meseleleri artık bir çözüme bir uzlaşmaya, kardeşliğe tahvil etmenin mücadelesini veriyoruz. Bu arada istemeyenler yok mu? Var. Ama onları da sabırla aşacağız, bir olacağız. Bir olacağız, diri olacağız. Milli birlik ve kardeşlik projesi çerçevesinde, Alevi kardeşlerimizle de, Caferi kardeşlerimizle de, azınlıklarla, Romanlarla hep bir araya geldik. Yüzyıllardır dile getirilmeyen kimse tarafından işitilmeyen sorunları biz dile getirdik. Sorunları hep dinledik, en son Din Kültürü Ve Ahlak Bilgisi kitabının müfredatını belirlemek üzere kurulan eğitim komisyonuna Caferi temsilciler de katıldılar. Caferilerin istediği hususlar, Caferi kardeşlerimizin istediği doğrultuda inşallah müfredeta girecek, uzlaşmayla, diyalogla, istişareyle inşallah tüm meseleleri geride bırakacak, kardeşliğimizi yücelterek geleceğe ilerleyeceğiz. Ben bir kez daha şehadetinin yıl dönümünde hz.Hüseyin’i, mazlumu, rahmetle yad ediyorum. Allahın selamı Hüseyin’in üzerine, Ehl-i Beyt üzerine olsun. Allah’tan tüm şehitlerimizin şefaatine nail etsin diyorum. Siz değerli kardeşlerimi, siz aziz canları, Ehl-i Beyt dostlarını sevgiyle saygıyla selamlıyor, hepinizi Allah’a emanet ediyorum."
 

Yorum Ekle

Yazdır

YORUM LİSTESİ

KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER

15/04/2011 - 14:49 Ayetullah Sistani Suudi Kralı’nın Görüşme Talebini Ret Etti
14/04/2011 - 11:26 Tevhit bütün İslam Emirlerinin Ruhudur
12/04/2011 - 12:03 Kurân ve Hadisler de Komşuluk
14/02/2011 - 20:25 Hz. Muhammed (s.a.a) ile Hz. Hatice’nin (s.a) Evliliği
14/02/2011 - 20:23 Hz. Peygamber’in (s.a.a) Kutlu Doğumu ve Vahdet Haftası
31/01/2011 - 16:07 1.Hayat Pınarı Bilgi Yarışması
19/01/2011 - 09:50 Hz. Fatıma’nın (s.a) Cennetteki Makamı
18/01/2011 - 15:23 Erbain Ziyaretnamesi
30/12/2010 - 16:27 Muktada el-Sadr’dan Erdoğan'a Teşekkür
23/12/2010 - 09:51 Ayetullah Sübhani’den Başbakana Teşekkür Mesajı
23/12/2010 - 09:33 Şeyh Celaleddin Sagîr'den Erdoğan'a Teşekkür
23/12/2010 - 09:29 Berlin İmam Cafer Sadık (a.s) Camiinde Aşura
20/12/2010 - 09:57 Ankara Kocatepe'de Görkemli Kerbela Anma Merasimi
20/12/2010 - 09:44 Kars'ta Aşura
20/12/2010 - 09:40 Avrupa "Lebbeyk Ya Hüseyin" Nidalarıyla İnledi
20/12/2010 - 09:35 Suudi Arabistan’da Şiilerle Vahabiler Arasında Şiddetli Çatışmalar
18/12/2010 - 10:34 Aralık'ta Duygulu Aşura yas Merasimi
18/12/2010 - 10:31 Kocaeli Kerbela Şehitlerine Ağladı
18/12/2010 - 10:14 Malatya'da Kerbela Şehitlerini Anma Merasimi
18/12/2010 - 10:12 Bursa'da Kerbela Şehitlerini Anma Merasimi
18/12/2010 - 10:04 Kayışdağın’da Görkemli Aşura Yas Merasimi
17/12/2010 - 11:44 İran'da Milyonluk Aşura Merasimleri
17/12/2010 - 10:46 Iğdır‘da Tasua ve Aşura Günü Gözyaşları Sel Oldu
17/12/2010 - 10:19 Halkalı'da Tarihi Aşura
17/12/2010 - 10:09 Aşura Merasimi Halkalı’da Yine Görkemli Düzenlendi
17/12/2010 - 09:48 Başbakan Aşura Merasimine Katıldı
15/12/2010 - 10:30 Aşura
15/12/2010 - 09:45 Tasua Günü Ne Oldu?
13/12/2010 - 12:44 Ölümü Ancak Saadet Bilirim!
13/12/2010 - 11:40 Yezid Kimdir?
11/12/2010 - 14:03 Kerbela Kıyamının Sebepleri
11/12/2010 - 13:15 Kerbela Kıyamının Niteliği
10/12/2010 - 09:57 Kerbela Bir Mekteptir
24/11/2010 - 14:08 Dua İnsanı Yüceltir
23/11/2010 - 13:42 Namazın Hikmeti
23/11/2010 - 12:30 Ana-Babaya İyilik ve Saygı
23/11/2010 - 12:26 Hz. Ali`den (a.s) Güzel Sözler
23/11/2010 - 09:54 Gadir Gününde Taç Töreni
12/11/2010 - 15:25 İnsan neden Allah’ı unutur?
08/11/2010 - 15:00 Namazda On Güzellik
01/11/2010 - 14:59 El Ezher Şeyhi, Ayetullah Sistani'yi Ziyaret Edecek
28/10/2010 - 13:44 Güler Yüzlülük ve Güzel Ahlak
28/10/2010 - 13:27 İyi Bir Eşin Nitelikleri
25/10/2010 - 14:47 Kendini Tanıma ve Yetiştirme
25/10/2010 - 13:22 İslâm Ahlâkının Özellikleri
22/10/2010 - 12:53 Ayetullah Sistani, Askerleri Uyardı
20/10/2010 - 20:10 İmam Ali Rıza’nın (a.s) Kısaca Hayatı
20/10/2010 - 12:44 Sılayı Rahim
20/10/2010 - 12:40 Takva ve Değerli Aşamaları
15/10/2010 - 13:57 Anne Hakkı
24/09/2010 - 10:13 Kurândaki Akrabalık İlişkisi
14/09/2010 - 12:16 Takva ve Büyük Günahlar
28/07/2010 - 10:06 İmam Mehdi'nin (a.f) Mübarek Doğum Günü
24/06/2010 - 11:03 Recep Ayı İstiğfar ve Tövbe Ayıdır
24/06/2010 - 11:02 Recep Ayı Gecelerine Ait Namazlar
23/06/2010 - 09:39 Recep Ayının Faziletleri
11/06/2010 - 08:41 İlahi Adalet 1
10/06/2010 - 10:14 Takvasız Kurân Okuyanın Akıbeti
07/06/2010 - 08:21 İstiğfar
31/05/2010 - 09:05 İslam'da İrfan ve Hikmet
28/05/2010 - 10:19 İrfan ve Şeriat
26/05/2010 - 15:06 Ölüm Anında Kurân Tilavet Etmek
22/05/2010 - 08:59 Nasıl İhlâslı Olabiliriz?
19/05/2010 - 10:21 Misafirlik ve Misafirperverlik
18/05/2010 - 09:24 Hz. Fatıma'nın (s.a) Şehadeti
18/05/2010 - 08:52 Hz. Fatıma’nın (s.a) Kapısının Yakılması
18/05/2010 - 08:47 Hz. Fatıma’nın (s.a) Zühdü Ve Takvasından Örnekler
12/05/2010 - 09:10 İslam Tarihinden Örnekler
08/05/2010 - 09:11 Kur'an ve Hadislerde Nefisle Cihat
05/05/2010 - 09:17 Bir Kurân Gerçeği Üzerine
03/05/2010 - 09:17 Ahde Vefa
03/05/2010 - 09:13 Küçük Görülen Büyük Ameller
26/04/2010 - 14:43 Allah Korkusundan Ağlamak
22/04/2010 - 10:38 Kurân-ı Kerim İfadesinde Müstakildir
13/04/2010 - 10:17 Hak ve Batıl
12/04/2010 - 11:15 Kurân-ı Kerim’in Mücize Oluşu
08/04/2010 - 11:13 Namazla İlgili Hadisler ve Güzel Sözler
08/04/2010 - 11:10 Namazın Hikmeti
06/04/2010 - 08:42 Mirac’u Saadet (2)
06/04/2010 - 08:39 Mirac’u Saadet (1)
05/04/2010 - 09:03 Kurân, Karanlıklardan Kurtulma Nedenidir
03/04/2010 - 08:46 Haset Huyuyla Nasıl Mücadele Etmeliyiz?
19/03/2010 - 11:08 İslami Adabı Riayet Etmek
16/03/2010 - 09:26 Kemale Ulaşmanın Yolu
12/03/2010 - 10:22 Gençlik Sorunları
12/03/2010 - 10:19 Kurân Okumanın Bereketi
10/03/2010 - 09:17 En Kötü İnsan
28/01/2010 - 10:32 Küçük Görülen Büyük Ameller
09/01/2010 - 14:12 Ayetullah Hamanei'nin huzurunda Aşura töreni
17/11/2009 - 09:55 Dokuzuncu İmam Cevad'ın Hayatı
11/11/2009 - 08:29 Rızk Kavramının Kurân'da İfade Ettiği Anlam
11/11/2009 - 08:25 Bir Kurân Gerçeği Üzerine
05/11/2009 - 14:16 Hz.Ali'nin Kasia Hutbesi 
30/10/2009 - 08:23 İmam Ali b. Musa'nın (a.s) Kısaca Hayatı
21/10/2009 - 08:34 Müslüman İşini Güzel Yapar 
02/09/2009 - 13:55 Oruç ve Nefsi Tezkiye 
02/09/2009 - 13:48 Rahmet Ayı Ramazan 
02/09/2009 - 13:38 Bana Dua Edin 
02/09/2009 - 13:28 Zahiri ve Batıni Oruç   
28/08/2009 - 14:22 Oruç Tutmanın Felsefesi
 
Multimedia
Anket

Sitemizin yeni halini nasıl buldunuz?

Seçenekler
Kötü
İyi
Çok iyi

Sonuçları Göster

 
 
 
 
Ehlibeyt Gençliği 1

Sevginin Saf Kaynağı
Ehlibeyt Gençliği 3

SONSUZA KADAR ALACAKLI OLMAK
Ehlibeyt Gençliği 2

Allah’a Yolculuk
Ehlibeyt Gençliği 4

İslâm Öncesi Dinlerde Mehdi İnancı
Ehlibeyt Gençliği 5

Gaybet'i Kübradan Sonra
Ehlibeyt Gençliği 6

Algılama ve Düşünme Üzerine
Ehlibeyt Gençliği 6

Ramazan İle Sonsuzlaşmak
Ehlibeyt Gençliği 7

İsrail'i Kim Şımarttı
Yazilan yazilar yazarin kendi sorumlulugundadir. Sitemiz bundan sorumlu tutulamaz
Konuk Yazarlar
Bir Ayet
O gençler, mağaraya sığındıkları zaman, demişlerdi ki: "Rabbimiz, katından bize bir rahmet ver ve işimizden bize doğruyu kolaylaştır (bizi başarılı kıl). (Kehf/10)

Biz sana onların haberlerini bir gerçek (olay) olarak aktarıyoruz. Gerçekten onlar Rablerine iman etmiş gençlerdi ve biz de onların hidayetlerini arttırmıştık. (Kehf/13)

Hani Musa genç yardımcısına demişti: "İki denizin birleştiği yere ulaşıncaya kadar gideceğim ya da uzun zamanlar geçireceğim." (Kehf/60)

(Varmaları gereken yere gelip) Geçtiklerinde (Musa) genç-yardımcısına dedi ki: "Yemeğimizi getir bize, andolsun, bu yaptığımız-yolculuktan gerçekten yorulduk." (Kehf/62)



( Kehf - 10)

Bir Hadis
Size bir ihtiyacını söyleyip el açan biri, böylece onurunu size takdim ediyor demektir; o halde siz de kendi onurunuza saygılı davranın ve onun ihtiyacını giderin.Hz.Hüseyin (a.s)
Tarih & Saat
Ençok Okunanlar
Yazarlar
Ana Sayfa Hakkımızda İletişim Ziyaretçi Defteri Foto Galeri Linkler

Ehlibeytgencligi.com İnternet üzerinden yayın yapmaktadır. Tüm hakları Saklıdır © 2008 İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Tasarım & Yazılım :
Networkbil.Net